karın ağrısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
karın ağrısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Aralık 2016 Salı

Mesanesinden 1000'den fazla taş çıktı

Ordu'da karın ağrısı şikayetiyle doktora giden adamın mesanesinden çıkan 1000'den fazla taş doktorları da şaşırttı.
Ordu'da karnındaki ağrı nedeniyle hastaneye giden hastanın mesanesinden çıkarılan binin üzerinde taş, doktorları şaşırttı. Ünye ilçesinde yaşayan ve bir süredir karın ağrısı şikayeti bulunan Ahmet Aşçı (60), ağrısının şiddetlenmesi üzerine Ordu Devlet Hastanesine başvurdu.
Üroloji servisinde tedavi altına alınan Aşçı'nın mesane bölgesinde taş olduğunun tespit edilmesi üzerine doktorlar hastanın ameliyat edilmesine karar verdi. Yaklaşık bir saat süren operasyonun ardından Aşçı'nın mesanesindeki taşlar temizlendi. Hastanın mesanesinden binin üzerinde taş çıkartıldı.
Doktorlar da şaşırdı
Ordu Devlet Hastanesi Üroloji Uzmanı Mustafa Münir Tercan, gazetecilere yaptığı açıklamada, oldukça şaşkın olduğunu belirterek "Ben bu kadar yıldır ameliyat yapıyorum ama bu kadar taşı bir hastanın mesanesinden ilk defa çıkardım. Çıkarılan taş binin üzerinde. Bu kadar sayıda taşı biz de hiç görmemiştik. Bizim için de sürpriz oldu. Açıkçası biz de çok şaşkınız." dedi.
Sağlık durumu iyi
Taşların irili ufaklı olduğunu, adeta ırmak çakılını andırdığını aktaran Tercan, hastanın sağlığına kavuşmaya başladığını, taşlarından kurtulduğu için kendisini çok iyi hissettiğini anlattı.
Üroloji Uzmanı Mustafa Gökhan Köse ise bir hekim olarak ilk defa bir ameliyatı şaşkın halde tamamladığına işaret ederek "Daha önce hiçbir hastada böyle bir şeyle karşılaşmamıştım. Bizim için de çok büyük sürpriz oldu." diye konuştu. Tedavisi devam eden Ahmet Aşçı ise kendisinden bu kadar fazla taş çıkmasını tahmin etmediğini söyledi.
Şu anda sağlık durumumun gayet iyi olduğunu dile getiren Aşçı, "Doktorlarımızdan Allah razı olsun. Onların sayesinde eski sağlığıma kavuşacağım." ifadesini kullandı.

11 Kasım 2016 Cuma

Çocuklarda karın ağrısı ne anlama gelir?

Çocukların en çok yaşadığı sorunlardan biri olan karın ağrısı bir hastalık değil ancak bir hastalığın belirtisi olabilir. Dr. İsmail Gönen çocuklardaki karın ağrısını nedenlerini ve alınabilecek önlemleri anlattı…


“Karın ağrısının karın içi veya karın dışı organlardan kaynaklanan hastalıkların bir belirtisi olabilir.” diyen Liv Hospital Ulus Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmail Gönen acil durumları, ateşli karın ağrılarının ne anlama geldiğini ve alınabilecek önlemleri sıraladı.

KARIN AĞRISININ SEBEPLERİ…

Karın ağrısını öncelikle süresine göre sınıflandırmak gerekir. Kısa süreli (akut) karın ağrısı genellikle altta yatan bir hastalığa bağlı belirtidir. Yaş gruplarına bağlı olarak altta yatan hastalıklar birbirinden çok farklı olabilir. Yenidoğan döneminde doğumsal gelişim kusurları, bağırsak dönemleri ve tıkanıkları, mekonyum tıkacı gibi hastalıklar görülürken ilerleyen yaşlarda, 2 yaş öncesinde fıtıklar, daha sonraki dönemlerde de apandisit gibi cerrahi patolojiler görülebilir.

3 AYDAN UZUN SÜRÜYORSA…

Karın ağrısı 3 aydan uzun süreli ise kronik karın ağrısı olabilir. Bu durumda altta yatan hastalıklardan genellikle bir patoloji saptanamaz. Kronik karın ağrıları okul çocukluğu döneminde çocukların yüzde 10-20'sinde görülür ve sık sık tekrarlar. Organik olmayan (altta yatan bir hastalığa bağlı olmayan) kronik karın ağrılarının nedenleri genellikle fonksiyonel karın ağrısı sınıfı içinde yer alır. Sıklıkla fonksiyonel dispepsi, iritable bağırsak sendromu, abdominal migren, fonksiyonel karın ağrısı gibi sebeplere bağlı olabilir.

BU DURUMLARDA ACİLEN DOKTORA BAŞVURUN

Kendini ifade edemeyen, konuşmaya başlamayan küçük çocuklarda ve bebeklerde karın ağrısı kendini huzursuzluk, ağlama krizleri şeklinde gösterebilir. Bebeklerde en sık karın ağrısı sebepleri kolik (gaz sancısı), kusma da eşlik ediyorsa gastroözafagiyal reflü hastalığı görülebilir. Besin alerjileri (genellikle süt proteini ile ilişkili), nadiren de bağırsak tıkanıklıkları veya düğümlenmesi, karın içi organlardaki yapısal veya iltihabi hastalıklara işaret edebilir. Karın ağrısı eğer altta yatan organik veya yapısal bir hastalığa bağlıysa çocuğun beslenmesi mutlaka bozulur, iştahı azalır. Bunun yanında safralı kusma, yüksek ateş gibi şikayetler görülebilir. Eğer genel durumunda bozulma, yüksek ateş, safralı kusma varsa mutlaka acilen doktora başvurulmalıdır.

HEM AĞRI HEM ATEŞ VARSA DİKKAT!

Karın ağrısıyla birlikte ateşin de olması karın ağrısının süresiyle yakından ilişkilidir. Eğer kısa süreli bir karın ağrısında ateş varsa bu mutlaka ya enfeksiyon gibi iltihabi bir sebebe bağlı ya da apandisit gibi cerrahi bir sebebe bağlıdır. Eğer uzun süreli karın ağrısı ateşle birlikte olup, tekrarlıyorsa ailevi Akdeniz ateşi riski olabilir. Bunların beraberinde eklem şişliği meydana geliyorsa neden romatolojik hastalıklar da olabilir.

KARIN AĞRISI İÇİN ÖNLEM ALIN

Çocukların kabız kalmasını engelleyecek şekilde beslenme alışkanlıkları düzenlenmelidir.
Haftada üç gün en az 30 dakika fiziksel egzersiz yapmaları sağlanmalıdır.

Çocukların bol su tüketmeleri sağlanmalıdır. Bu hem kabızlığı önleyecek hem de böbrek taşlarının oluşmasına engel olacaktır.

Gazlı içecekleri tüketmelerine engel olunmalı, günlük yarım litreden fazla süt içmeleri sağlanmalıdır.
Abur cubur beslenmenin önüne geçilmeli, bol sebze ve meyve tüketmeleri alışkanlık Haline getirilmelidir.

31 Ekim 2016 Pazartesi

Karın şişliği lösemi belirtisi olabilir

Çocukluk çağının en sık rastlanan kanseri olan löseminin belirtileri birçok sıradan çocuk hastalığında da görülebiliyor. Uyarıcı olması gereken belirtilerden biri de karın şişliği.


Belirtiler konusunda dikkatli olmak löseminin erken dönemde teşhis ve tedavi edilmesi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. İdil Yenicesu, “2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası” öncesinde hastalığın belirtileri ve tedavi yöntemlerine dikkat çekti.

Löseminin, öncü kan hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıktığını aktaran “Kemik iliğinde bulunan herhangi bir öncü kan hücresi lösemik hücreye dönüşebilmektedir” diyen Prof. Yenicesu, şu bilgileri verdi:

“Bununla birlikte en sık rastlanan beyaz kan hücrelerinden kaynaklanan lösemi gelişimidir. Lösemi hücreleri hızla ve kontrolsüz çoğalmaktadır. Ayrıca ölmeleri gereken dönemde ölmeyen bu hücreler, kemik iliğini normal kan hücrelerinin üretimini engelleyecek şekilde işgal etmekte ve buradan kana karışmaktadır. Kan yoluyla vücudun lenf bezleri, dalak, karaciğer, beyin, omurilik, testisler gibi diğer organlarına da yerleşmektedirler. Kontrolsüz çoğalmaya devam eden lösemi hücreleri bu organların da görevlerini yerine getirmelerine engel olur.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİYLE İLGİLİ HASTALIKLAR LÖSEMİ RİSKİNİ ARTTIRIYOR

Erişkinlerde görülen kanserlerin tütün, şişmanlık, hareketsizlik gibi bilinen birçok risk faktörü olmasına rağmen çocukluk çağı lösemileri için bilinen birkaç risk faktörü mevcuttur. Genetik risk faktörleri arasında; çocuğun down sendromu, Li-Fraumeni sendromu, nörofibromatozis, fankoni aplastik anemisi olması sıralanabilir. Ayrıca Ataxia-Telangiectasia, Bloom sendromu, Wiskott-Aldrich sendromu, Schwachman-Diamond sendromu gibi bağışıklık sistemini ilgilendiren bazı problemler de çocuğun lösemiye yakalanma riskini arttırmaktadır. Yanı sıra kardeşinde lösemi varlığı olan çocuklarda lösemi görülme riskini 2-4 kat daha fazladır. Ailedeki erişkinlerde lösemi olması ise çocukta lösemi görülme riskini etkilemez. Çocuklarda lösemi riskini arttıran çevresel faktörler; radyasyon, kemoterapi, kimyasallara maruz kalma, bağışıklık sistemini baskılayan ilaçların kullanımı olarak sıralanabilir.

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA GÖRÜLEN DİĞER HASTALIKLARA BENZEYEBİLİR

Belirtiler, lösemi dışında birçok sıradan çocuk hastalığında da görülebilmektedir. Bu nedenle çocukta şüphe edilen belirti ve bulgular olması durumunda bu konuda uzman bir hekime başvurulmalıdır. Lösemi olan çocuklarda kırmızı kan hücreleri üretilemediği için en sık görülen belirtilerin başında halsizlik ve güçsüzlük gelmektedir. Diğer belirtiler; üşüme, baş ağrısı, nefes darlığı ve solukluk olarak sıralanabilir. Bu çocuklarda sağlıklı beyaz kan hücreleri üretilemediği için enfeksiyonlara karşı dirençleri çok düşüktür. Ayrıca kan pulcukları üretilemediği için kolay morarma ve kanamalar, sık ve ciddi burun ve diş eti kanamaları oluşmaktadır. Lösemik hücrelerin kemiğin ve eklemin içinde çoğalması nedeniyle sıklıkla ağrılar ortaya çıkar. Karaciğer ve dalak da bu hücreler tarafından işgal edildiğinden bu organlar büyür ve karın şişliği oluşur. Bazı lösemiler lenf bezlerinin de büyümesine yol açmaktadır. Bu nedenle 2 santimetre ve üzerindeki tüm lenf bezleri uzman bir doktor tarafından incelenmelidir. Bunlar dışında nefes darlığı, yüz ve kollarda ödem, kusma, havale, döküntü gibi çok çeşitli yakınmalar da lösemi işareti olabilmektedir.

TEDAVİDE EN ÖNEMLİ UNSUR LÖSEMİNİN TİPİ

Tedavi başarısını arttıran en önemli etken, çocukluk çağı lösemilerinin tedavisinde deneyim sahibi olan bir ekip ve tam donanımlı bir merkez seçimidir. Tedavi seçeneklerini belirlemede en önemli unsur löseminin tipidir. Lösemide esas tedavi kemoterapidir. Ancak yüksek riskli hastalarda kemik iliği yani kök hücre nakli kemoterapi sonrasında uygulanabilmektedir. Kemik iliği nakli lösemide standart veya yoğun kemoterapi ile kür olma şansı düşük olan çocuklara uygulanmaktadır. Örneğin başlangıç tedavisine yanıt vermeyen lösemi hastaları, Philadelphia kromozomu pozitif lösemi hastaları veya tedavisi bittikten sonra hastalığı tekrarlayan lösemiler kemik iliği nakli olmaya aday hastalardır. Bunun dışında lösemide hedef tedaviler, ışın tedavisi ve nadiren de olsa cerrahi tedavi yöntemleri de kullanılabilmektedir.” (ntvmsnc)

4 Eylül 2016 Pazar

Çocuklarda karın ağrısının nedenleri

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmail Gönen, 3 aydan fazla süren ağrıların kronik olabileceğini belirtti.

Karın ağrısı bir hastalık olmasa da karın içi veya dışı organlardan kaynaklanan bir hastalığın belirtisi olabilir. Liv Hospital Ulus Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmail Gönen, çocuklarda görülen karın ağrısının nedenlerini ve alınabilecek önlemleri anlattı.

KARIN AĞRISININ NEDENLERİ

Karın ağrısını öncelikle süresine göre sınıflandırmak gerekir. Kısa süreli (akut) karın ağrısı genellikle altta yatan bir hastalığa bağlı belirtidir. Yaş gruplarına bağlı olarak altta yatan hastalıklar birbirinden çok farklı olabilir. Yenidoğan döneminde doğumsal gelişim kusurları, bağırsak dönemleri ve tıkanıkları, mekonyum tıkacı gibi hastalıklar görülürken ilerleyen yaşlarda, 2 yaş öncesinde fıtıklar, daha sonraki dönemlerde de apandisit gibi cerrahi patolojiler görülebilir.

3 AYDAN UZUN SÜRÜYORSA

Karın ağrısı 3 aydan uzun süreli ise kronik karın ağrısı olabilir. Bu durumda altta yatan hastalıklardan genellikle bir patoloji saptanamaz. Kronik karın ağrıları okul çocukluğu döneminde çocukların yüzde 10-20'sinde görülür ve sık sık tekrarlar. Organik olmayan (altta yatan bir hastalığa bağlı olmayan) kronik karın ağrılarının nedenleri genellikle fonksiyonel karın ağrısı sınıfı içinde yer alır. Sıklıkla fonksiyonel dispepsi, iritable bağırsak sendromu, abdominal migren, fonksiyonel karın ağrısı gibi sebeplere bağlı olabilir.


BEBEKLERDE EN SIK NEDEN REFLÜ

Kendini ifade edemeyen, konuşmaya başlamayan küçük çocuklarda ve bebeklerde karın ağrısı kendini huzursuzluk, ağlama krizleri şeklinde gösterebilir. Bebeklerde en sık karın ağrısı sebepleri kolik (gaz sancısı), kusma da eşlik ediyorsa gastroözafagiyal reflü hastalığı görülebilir. Besin alerjileri (genellikle süt proteini ile ilişkili), nadiren de bağırsak tıkanıklıkları veya düğümlenmesi, karın içi organlardaki yapısal veya iltihabi hastalıklara işaret edebilir. Karın ağrısı eğer altta yatan organik veya yapısal bir hastalığa bağlıysa çocuğun beslenmesi mutlaka bozulur, iştahı azalır. Bunun yanında safralı kusma, yüksek ateş gibi şikayetler görülebilir. Eğer genel durumunda bozulma, yüksek ateş, safralı kusma varsa mutlaka acilen doktora başvurulmalıdır.

HEM KARIN AĞRISI HEM ATEŞ VARSA DİKKAT!

Karın ağrısıyla birlikte ateşin de olması karın ağrısının süresiyle yakından ilişkilidir. Eğer kısa süreli bir karın ağrısında ateş varsa bu mutlaka ya enfeksiyon gibi iltihabi bir sebebe bağlı ya da apandisit gibi cerrahi bir sebebe bağlıdır. Eğer uzun süreli karın ağrısı ateşle birlikte olup, tekrarlıyorsa ailevi Akdeniz ateşi riski olabilir. Bunların beraberinde eklem şişliği meydana geliyorsa neden romatolojik hastalıklar da olabilir.

KARIN AĞRISINI ÖNLEMENİN 5 YOLU

*Çocukların kabız kalmasını engelleyecek şekilde beslenme alışkanlıkları düzenlenmelidir.

*Haftada üç gün en az 30 dakika fiziksel egzersiz yapmaları sağlanmalıdır.

*Çocukların bol su tüketmeleri sağlanmalıdır. Bu hem kabızlığı önleyecek hem de böbrek taşlarının
oluşmasına engel olacaktır.

*Gazlı içecekleri tüketmelerine engel olunmalı, günlük yarım litreden fazla süt içmeleri sağlanmalıdır.

*Abur cubur beslenmenin önüne geçilmeli, bol sebze ve meyve tüketmeleri alışkanlık Haline getirilmelidir. (Sözcü)