katarakt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
katarakt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Şubat 2017 Salı

Katarakt tedavisinde yeni yöntem

Katarakt tedavisinde artık çok daha etkili sonuç veren yeni bir yöntem kullanıyor. Türkiye'de yeni yeni uygulanmaya başlayan yöntemle göz haritası çıkarılıyor ve kişiye özel ameliyat ile hata payı sıfırlanıyor. Tedavinin ömrü de daha uzun.

Katarakt ameliyatları, "dijital navigasyon" yöntemi ile artık çok daha kolay ve etkili şekilde yapılıyor.
İleri derece kataraktta bile olumlu sonuçların alındığı yöntem, Türkiye'de de uygulanmaya başladı.
Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Bekir Sıtkı Aslan, yöntemin özelliklerini, “Hastanın tüm göz verileri kayda alınır. Bir diske yüklenerek ameliyathanede bulunan lazere taşınır. Ameliyathanedeki lazer hastanın gözüne özgü olan bu bilgileri değerlendirir ve hastanın gözüne tam da yapılması gereken kadar kesiği tam da yapılması gereken kadar kataraktın yumuşatılmasını sağlar” şeklinde anlattı.
KİŞİYE ÖZGÜ TEDAVİ YAPILIYOR, HATA PAYI SIFIRLANIYOR
Kişinin göz haritasını çıkaran dijital navigasyon yöntemi ile hem kişiye özgü müdahalenin mümkün olduğunu hem de hata payının sıfırlandığını dile getiren Dr. Aslan, “Önceden hastanın gözüne yapılacak kesiklerin yeri cerrah tarafından rastgele belirleniyordu, şimdi bunu bir analiz yaptıktan sonra dijital navigasyon altında tam da olması gereken yere yapıyoruz. Astigmatizma açısından önemli bir artı sağlıyor ve lensi çok daha doğru yere koyma imkanımız var” değerlendirmesinde bulundu.
TEDAVİNİN ÖMRÜNÜ DE UZATIYOR
Dijital navigasyon yöntemi ile katarakt tedavisi ömrünün de uzadığını aktaran Dr. Aslan, “Endoter hücresi dediğimiz bir hücre var, yılda yüzde 1 oranında kayboluyor. Katarakttan sonra bu kayıp çok daha büyük bir orana çıkabiliyor. İşte bu dijital navigasyon ile endoter kaybını çok az seviyelere indirip katarakt ameliyatının o insan için ömrünü artırma imkanımız artıyor” dedi. ntvmsnc

17 Eylül 2016 Cumartesi

Bakanlık devrede! Ameliyatlar durdu

Adana’da özel bir hastaneye giderek ‘katarak ameliyatı’ olan 17 kişiden 10’u görme kaybı yaşadığı iddiasıyla savcılığa şikayette bulunmuştu. Adana İl Sağlık Müdürlüğünce yapılan inceleme sonucu, "hastaların göz ameliyatında enfeksiyon kaptığı" iddia edilen hastanenin ameliyathane faaliyetlerinin durdurulduğu bildirildi.



Sağlık Bakanlığı, Adana'daki bir özel hastanede "hastaların göz ameliyatında enfeksiyon kaptığı" iddiasıyla ilgili yazılı açıklama yaptı. Medyada, "Görmek İçin Gittiler Kör Oldular" başlığıyla yer alan haberlerdeki iddiaların bakanlıkça yakından takip edildiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Söz konusu olayla ilgili Adana İl Sağlık Müdürlüğümüz tarafından yapılan inceleme sonucunda özel hastanenin ameliyathane faaliyetleri durdurulmuştur. Ayrıca Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın talimatıyla müfettiş görevlendirilerek soruşturma başlatılmıştır. Yapılacak inceleme ve soruşturmalar sonucunda, ihmal ya da kusur tespit edilmesi halinde gerekli yasal işlemler uygulanarak kamuoyuyla paylaşılacaktır." DHA

6 Eylül 2016 Salı

Katarakt cerrahisinde yeni mercekler

Mercek tedavisi ile sadece katarakt rahatsızlığından değil, aynı zamanda uzak ya da yakın gözlüklerinden kurtulabilirsiniz. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Volkan Hürmeriç, fakoemülsifikasyon teknikleri ile görme bozuklukları tedavisini anlattı.


Doç. Dr. Volkan Hürmeriç'in konuyla ilgili yaptığı açıklama şöyle:

Katarakt tedavisi sonrasında hastalarımız genellikle gözlük kullanmaya devam etmek istemiyorlar. Bunu sağlayabilmek için yapılan ilk muayenenin sonuçlarına göre özel bazı lensler ya da göz içi mercekleri kullanılmaya başlanmıştır. Bunların içerisinde torik mercekler gözdeki astigmatizmayı düzeltmek için kullanılır.

Yakın ya da uzak görme tedavisinde de kullanılır

cnntürk'ün haberine göre; Astigmatizmanın yanı sıra, yakın gözlüğü kullanan hastalarımız da gözlük kullanmaktan kurtulmak istiyorlar. Bu durumun tedavisi için multifokal ya da trifocal mercekler adı verilir. Bu mercekler ile yapılan tedavilerin ardından hastalarımız hem yakın hem de uzak gözlüğü kullanmaktan kurtulabilirler. Katarakt tedavisinin güvenilirliğinin artması sayesinde bu mercekleri daha erken yaşlardan itibaren kullanılmasını sağlamaktadır. Özellik ile çok odaklı mercekleri 45-55 yaş arasında kataraktın henüz çok ilerlemediği durumlarda tercih edilir. Bu sayede pek çok hastamız hem yakın hem de uzak gözlüğünden erken yaşlardan itibaren gözlük kullanma zorunluluğundan kurtulabilmektedir.

Mercek tedavisi yalnızca 5 ile 8 dakika

Mercek tedavisi, yalnızca 5 ile 8 dakika bir süren bir operasyonla tamamlanır. Sadece birkaç saat süren yanma ya da batmanın ardından, hastalarımız hemen ertesi gün normal hayatlarına devam edebilmektedir. Tedavinin ardından yan etki olarak, akşam ışıklarda geçici bir süre dağılmalarla karşılaşılabilir. Elde edilen başarılı sonuçlar özellikle yakın ve uzak gözlüklerden kurtulma imkanı sayesinde, birçok hastamız tarafından çok fazla tercih edilmektedir. Eğer siz de katarakt tedavisi olmak veya uzak ya da yakın gözlüklerinizden kurtulmak istiyorsanız, alanında uzman göz hastalıkları cerrahına giderek durumunuza özel daha ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

10 Temmuz 2016 Pazar

Gözleri bitiren alışkanlıklar

Sigara ve alkolün gözlere verdiği zarar sandığımızdan daha fazla.

Özellikle sigara kullanımının göz hastalıklarından katarakt ve sarı nokta oluşumunda oldukça etkili olduğunu ifade eden Op.Dr. Şeyda Atabay, önemli uyarılarda bulundu.

Gözlerin en hassas organlar olduğunu belirten Atabay, “Hep söylediğimiz üzere gözlerimiz dünyaya açılan penceremizdir. Hayatın her döneminde sağlığı açısından devamlı kontrol edilmesi gereken gözlerimiz özellikle ileri yaşlarda hastalıklara daha açık hale gelmektedir. Katarakt ve sarı nokta hastalığı özellikle 50 yaş üzeri hastalarımızda sıklıkla görülebilen durumlardır. Bu hastalıklara zemin oluşturan sorunlar sıklıkla yaş faktörü olarak görülse de toksik dış etkenlere maruziyet daha fazla önem taşımaktadır.

SİGARA İÇİLEN ORTAMDA DURMAK BİLE TEHLİKELİ

Özellikle sigara kullanımı göz hastalıklarından katarakt ve sarı nokta oluşumunda oldukça etkilidir. Göz damarları göz retina hücrelerinin beslenmesi ve toksik maddelerin uzaklaştırılmasında görevlidir. Göz damarlarının sigara gibi toksik etkiler nedeniyle tıkanıklıklara maruz kalması göz retina hücrelerinin erken ölümleri ile meydana gelen sarı nokta hastalığına neden olmaktadır. Ve sonuçta geri dönüşümsüz görme bozuklukları görülmektedir. Ayrıca göz merceğinin doğal denge metabolizmasına etkili olmakla birlikte erken dönemde katarakt oluşumuna neden olmaktadır. Tedavi edilmediğinde körlüğe neden olabilmektedir. Sigara içilmese bile sigara içilen bölgede bulunmak da içmiş kadar zararlı olmaktadır. Bu nedenle hastalarımıza sigara içmemeleri ve içilen alanda bulunmamaları konusunda uyarılarda bulunmaktayız” diye konuştu.

Op.Dr. Şeyda Atabay, metil alkol zehirlenmesi olarak da bilinen sahte alkol içilmesi ile olan zehirlenmelerinde de geri dönüşü olmayan ani görme kayıpları oluşturduğunu belirterek, “Kalitesiz alkol kullanımına bağlı metil alkol zehirlenmesi olarak bilinen durumda ise her iki gözde ani körlük gelişimleri ve geri dönüşü olmayan körlükler olabilmektedir. Uyuşturucu madde kullanımı ile gözde zararlar oluşabilmektedir. Bunlar göz kas felçleri ile şaşılık oluşması olabildiği gibi gözbebeğinde büyüme veya küçülme şeklinde olabilmektedir. Ayrıca gece körlüğü ve çeşitli görme bozukluklarına neden olmaktadır. Tüm bu bulguların bir kısmı toksik etkenin ortadan kalkması ile düzelebildiği gibi bir kısmı da geri dönüşü olmayan körlüklerle geri dönüşümsüz sorunlarla sonlanabilir” diye konuştu.

31 Mayıs 2016 Salı

Güneş gözlüğünde camın kalitesini nasıl anlarız?

Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Serkan Biliş, güneş gözlüğünüzün camının, kaliteli olup olmadığını anlamanın yolunu anlattı.


Yaz ayları güneş ışınları cildimiz kadar gözlerimizi de etkiliyor. Güneş gözlüğü kullanmamanın pek çok zararı olduğunu belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Serkan Biliş, yaz aylarında dikkat etmemiz gereken noktaları, güneş gözlüğünün camının kalitesini nasıl anlayacağımızı ve lazer ameliyatından sonra yapılması gerekenleri özetledi.

GÜNEŞ IŞINLARI GÖZLERE NELER YAPABİLİR?

Op. Dr. Serkan Biliş, son yıllarda iklim değişikliklerinin ve ozon tabakasının incelmesinin verdiği etkiyle uzun süre güneş ışınlarına ve özellikle mor ötesi zararlı ışınlara maruz kalmanın gözde katarakta neden olduğunu belirtti. Güneş ışınlarının bunun yanı sıra; sarı nokta hastalığına, göz çevresindeki ciltte, kanserlere neden olduğunu, aynı şekilde göz yüzeyini örten dokuda değişiklikler, gözlerde kızarıklık, sulanma, yanma ve batma meydana gelebildiğini anlattı. Biliş, güneş ışınlarına çıplak gözle bakılmasının zararlarını ve yaz aylarında gözlerimizi nasıl koruyacağımızla ilgili önemli bilgiler verdi.

Biliş, “Güneş ışınlarına doğrudan maruz kalmak yanma, batma, kuruluk, sulanma, ışıktan aşırı rahatsız olma, gözkapaklarını açmada zorluk çekme gibi başka şikâyetlere de sebep olmaktadır. Güneş ışığına aşırı maruz kalan ve güneş gözlüğü kullanmayanlarda da gözbebeğine doğru et yürümesi oluşabilir.

KATARAKT RİSKİNİ ARTIRIYOR

Yazın göz sağlığını bozabilecek problemlerden olan havuz suyunun yanı sıra güneşin de göz sağlığı üzerinde olumsuz etkisi vardır. Güneş ışınlarına maruz kalan gözde birçok hastalık meydana gelebilir. Dik gelen ışınlar, korneanın en üst tabakasında harabiyet oluşturup görmeyi engeller, gözün arka kısmında tümörlere neden olur ve katarakt oluşumuna zemin hazırlar.
Ultraviyole ( UV ) engelleyici özelliği olmayıp sadece koyu renkli camları olan gözlükler katarakt riskini artırır. Bu gözlükler kullanıldığında gözbebeği genişlemekte ve buna bağlı olarak göze daha fazla UV ışığı girdiği için katarakt ve sarı nokta hastalığı riski artmaktadır.


GÜNEŞ GÖZLÜĞÜNDE BLOKAJ ORANI ÖNEMLİ

Güneş gözlüğü alırken dikkat edilmesi gereken en önemli özellik; camların ultraviyole ışınlarını blokaj derecesidir. Normalde her gözlük camı ultraviyoleyi değişik oranlarda bloke edebilmekle birlikte etkili ultraviyole blokajı için özel kaplamalar kullanılması gerekmektedir. Güneş gözlüğünün UVA ve UVB blokaj derecelerine bakılmalı, % 99'un üzerinde UV blokajı yapabilen camlar seçilmeli, hatta % 100 blokaj oranı tercih edilmelidir. Güneş gözlüklerinde kullanılan aynalı kaplamalar göze gelen ışık miktarını düşürmekle birlikte ultraviyole blokaj oranını etkilememektedir.
Güneş gözlüğü seçiminde bir diğer önemli faktör cam rengi ve koyuluğudur. Camın renginin ve koyuluğunun ultraviyole blokaj derecesiyle herhangi bir ilişkisi olmamasına ve seçimin kişisel zevke bağlı olmasına karşın her cam renginin farklı özellikleri vardır.

GÖZLÜĞÜN CAM KALİTESİNİ NASIL ANLARSINIZ?

Güneş gözlüklerindeki cam kalitesinin önemini anlamak açısından temel noktalara değinen Op. Dr. Serkan Biliş, “Güneş gözlüğü rahat bir görüş için koyu renkli olmalı ve ışığın şiddetini en az yüzde 50 oranında azaltması gerekiyor. Kaliteyi anlamanın bir başka yolu da gözlüğü taktıktan sonra dikey bir çizgiye odaklanmaktır. Bu bir pencere kenarı da olabilir. Gözlüğü hafifçe yukarı aşağı, sağa sola hareket ettirdiğimizde bu çizgide oynama oluyorsa ya da kırılmalar söz konusu ise o gözlük uygun değil demektir.” dedi.

LAZER AMELİYATI SONRASI NELERE DİKKAT ETMELİ?

Güneş ışınlarından ve çeşitli sağlık problemlerinden kaynaklı olarak gözde oluşan sağlık sorunları için lazer ameliyatlarının her mevsim yapılabildiğini anlatan Biliş, lazer ameliyatı olan bir hastanın günlük hayatına kısa sürede dönebileceğini açıkladı.

Op. Dr. Serkan Biliş, lazer ameliyatı sonrası yaz aylarında ise hastaların dikkat etmesi gereken noktaları şöyle özetledi: “Yaz aylarında gerçekleşen lazer uygulamalarında hastalar güneş etkisinden gözlerini daha dikkatli bir şekilde korumaları gerekir ve en az 2 hafta denize girilmemesi önerilir.
Güneş etkisinden korunmak için özellikle güneş gözlüğü kullanımı çok önemli. Güneş ışınlarının çok dik geldiği öğle saatlerinde dış mekanlarda bulunmamak gerekir. Güneşten gelen UV ışınlarından gözlerinizi her mevsim, her hava şartında korumalısınız, çünkü UV ışınları gözlerinize zarar verir.Güneş gözlüklerinin işlevlerinden birincisi ve en önemlisi, gözümüzü göremediğimiz UV ışınlarına karşı korumak olmalıdır.”

POLARİZE CAMLAR KULLANIN

Polarize camın en büyük özelliği parlamaları ve yansımaları emmesidir. Polarize güneş gözlükleri parlamaları camın ön kısmında tek noktada toplar ve geri yansıtarak göz içine girmesini engeller. Polarize cam katarakt ameliyatı geçirmiş veya lazer ameliyatla çizdirilmiş gözler için özellikle tavsiye edilir.

Ayrıca, güneş gözlüğü tüm gözü kaplayan ve yanlardan dönen şekilde değilse yukarıdan gelen ışınları önleyemez. Çalışmalar güneş ışınlarının genellikle gözlük kenarından geçerek göze ulaştığını göstermiştir. Bu noktaya da dikkat etmek gerekir.

Lazer ameliyatları sonrası ise suni göz yaşı damlaları ile göz yaşını destekliyoruz. Ayrıca, gözlerimizi rüzgar ve güneşten korumamız gerekiyor. Güneş gözlüğü bir aksesuar değil bir sağlık malzemesi olarak kullanılmalıdır.

22 Aralık 2015 Salı

Hamilelikte saç boyamaya dikkat!

Hamileliğin ilk 3 ayında saç boyatmak bebeklerin organ gelişim dönemi olduğu için bebeği olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, hamileliğin ilk üç aylık döneminde saç boyatmanın bebeğe ciddi şekilde zarar vererek katarakt veya beyin tümörlerine yol açabileceğini söyledi.

21. yüzyılda saç boyaları eskisinden çok daha güvenli olmasına rağmen, saç boyalarının içindeki bazı maddeler gelişmekte olan fetus için risk teşkil edebilir diyen  Op. Dr. Seval Taşdemir, hamilelikte saç boyatılması durumunda yaşanabilecek olumsuzluklar hakkında konuştu.
Hamilelerin formaldehit içeren ürünlerden kaçınarak yaşanması muhtemel riskleri en aza indirmeli diyen Dr. Taşdemir, anne adaylarını uyararak şu bilgileri verdi: 

PLESANTAYI GEÇEREK BEBEĞE ULAŞABİLİR 

“Düzleştiriciler ve ağartıcılar gibi saç boyalarının birçok türü de tehlikeli kimyasallar içerir. Bu kimyasallar deri yoluyla emilir ve annenin dolaşıma girer. Saç boyası ile gelen kimyasallar annenin kanından plasentayı geçerek gelişen fetüsün kan dolaşımına girebilir. 

Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, özellikle hamileliğin ilk 3 ayında saç boyasına maruz kalan bebeklerde; konjenital katarakt ve nöroblastom görülme sıklığı diğer bebeklere oranla daha fazladır”. 

SADECE GÖZÜ DEĞİL SİNİR SİSTEMİNİ DE ETKİLEYEBİLİR 

Konjenital katarakt, göz merceğinin doğumdan itibaren tek veya çift taraflı olarak saydamlığını kaybetmesidir. Nöroblastom ise sinir hücrelerinden çıkan tümördür. Bebeklik çağında en sık görülen kanser türüdür. (Bebeklik çağı kanser vakalarının yüzde 10’unu oluşturur.) Nöroblastom, beyinden tüm vücuda mesaj taşıyan sinir sistemi kaynaklı bir kanser türüdür. Genellikle, böbreküstü bezlerindeki sinir hücrelerinde başlar. Yapılan bazı çalışmalarda, hamilelikte saç boyatmanın nöroblastom riskini 3 kat artırdığı görülmüştür.

RENK DEĞİŞİKLİĞİNİ SONRAYA BIRAKIN 

Kullanılan saç boyasının tipi ne olursa olsun (kalıcı, yarı-kalıcı veya bitkisel), içeriklerinin tam olarak bilinmediği kimyasal maddeler içermektedirler. Kişisel görüşüm, tedbirli davranmak için doğum sonrasına kadar saçların boyatılmaması daha uygundur. Saçlarınızda yapacağınız renk değişikliklerini hamilelik sonrası dönemde yaptırmanız bebeğinizin sağlığı açısından daha risksiz bir seçim olacaktır. Ancak beyazlarınızı gizlemek veya dip boya yaptırmak istiyorsanız, gebeliğin ilk üç ayından sonra bitkisel saç boyaları kullanabilirsiniz.

KİMYASAL İÇEREN DÜZLEŞTİRİCİLERDEN UZAK DURMALISINIZ

Kimyasal içeren saç düzleştiricilerin ise (sodyum hidroksit ve bisülfit içerirler) kullanılmaları önerilmez. Bu yüzden doğum sonrasına kadar saçlarınızı fön ve düzleştirici maşa yardımıyla düzleştirmenizde veya doğal kalmasında fayda vardır."

Formaldehit Nedir?
Kullanım alanı çok yaygın olan ve çok iyi bir dezenfektan olan formaldehit sıvı halde renksiz, ve kötü kokulu zehirli bir kimyasal gazdır. Genellikle %377lik sulu çözelti şeklinde ticareti (depolama, sevkiyat) yapılmaktadır. Sulu çözeltisine formalin denir. Sulu çözeltisi şıra kıvamındadır ve renksizdir. Kullanım esnasında dikkatli olunması ve uygun ekipmanların kullanılması gerekmektedir. Formülü CH2O dur. Formaldehitin Kullanıldığı Yerler: • Tarım, tıp, kozmetik, temizlik, yapı kimyasalları. • Temizlik malzemeleri imalatında formaldehit kullanımı vardır. • Hayvancılıkta dezenfektan amaçlı formaldehit kullanılır. • Kozmetik sektöründe formaldehit kullanılır. • Mantar yetiştiriciliğinde dezenfektan amaçlı formaldehit kullanılır. • Yapı sektöründe (cam yünü, taşyünü imalatında) formaldehit kullanılır. • Mobilya sektöründe (sunta, mdf, suntalam, mdflam, kontraplak imalatında) formaldehit kullanılır. • Balık çiftliklerinde dezenfektan amaçlı formaldehit kullanılır.

24 Ocak 2015 Cumartesi

Annenin hastalığı bebeği katarakt yapabiliyor

İleri yaşlarda gözlerde ortaya çıkan kataraktın yeni doğmuş bebeklerde de görüldüğü bildirildi.

Göz hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Levent Alimgil, kataraktın toplumda sık rastlanan göz hastalıklarından biri olduğunu söyledi. Kataraktta cerrahi tedavi dışında başka bir tedavi yönteminin bulunmadığına dikkati çeken Alimgil, "Özellikle aile yeni doğan bebeğini sağlık kontrolünden geçirmelidir. Kimi bebekler hayata katarakt hastalığıyla başlayabiliyor" dedi.

DOĞUŞTAN KATARAKT ACİLEN AMELİYAT EDİLMELİ

Doğuştan kataraktın acilen ameliyat edilmesi gereken bir durum olduğunu vurgulayan Alimgil, doğuştan kataraktlarda mercek gözün ışık almasını engellerse gözün fizyolojik gelişiminin sekteye uğradığını kaydetti.

Göz ışık alamadığı için tembelleşeceğini dile getiren Alimgil, şöyle konuştu:

KATARAKTLI BEBEKLER TÜL PERDENİN ARKASINDAN BAKAR

"Dolayısıyla doğuştan katarakt, bebeğin hayata bir tül perdenin ardından bakarak başlamaması için acildir. Kataraktı gördüğümüz anda bir an evvel alıp çocuğun ışığa kavuşmasını sağlamamız lazım. Çünkü beyinle göz arasındaki ilişki 4-5 yaşına kadar gelişmeye devam ediyor. Göz ışık alamıyorsa katarakt sebebiyle görüntü gözde oluşamıyorsa, o kadar derin göz tembellikleri oluşuyor ki çocuk daha ileri yaşlarda ameliyat edilse bile hiçbir faydası olmuyor."

Bu konuda yeterli bilgi sahibi olmayan kişilerin, "Bir aylıkken ameliyat mı olur" şeklinde yönlendirmeleriyle geç kalındığına işaret eden Alimgil, "Katarakt görüldüğü anda bebek ister üç günlük ister 10 günlük olsun acilen ameliyat edilmesi gerekir" dedi.

"ANNENİN GEÇİRDİĞİ RAHATSIZLIK BEBEĞİ KATARAKT YAPABİLİYOR"

Alimgil, kataraktın yaşa bağlı ya da doğuştan olabileceğini ifade ederek, "Bebeğin gelişimsel problemleri, annenin hamileyken geçirdiği bir takım rahatsızlıklar gibi nedenlere bağlı doğuştan bebek kataraktlı olabilir. 3-4 yaşlarında ortaya çıkan ve görmeyi engelleyen kataraktlar vardır" şeklinde konuştu.

Kataraktın kişinin başını bir yere vurma gibi travmatik nedenlerle de ortaya çıkabileceğini dile getiren Alimgil, şunları söyledi:

"Görme duyusunun gerçekleştirilebilmesi için gözün şeffaf olması gereken ortamları var. Bunlardan biri gözün dışındaki kornea, biri de lens denilen mercektir. Katarakt, lensin şeffaflığını çeşitli nedenlerle kaybetmesi demektir ama bu şeffaflığın kaybolması farklı sebeplerden olabiliyor. Gözün bir başka hastalığın sonucu gelişen komplike katarakt dediğimiz bir türü de vardır fakat bütün bunların dışında en sık görülen 'senil katarakt' yani yaşa bağlı kataraktır."

Katarakt cerrahisinin tüm tıbbi cerrahi işlemler içinde sonuçları en doğru tahmin edilebilen ve başarı oranı en yüksek yöntem olduğunu belirten Alimgil, kişilerin dünyaya bir tül perdeden bakmaması için belirli aralıklarla göz muayenesi yaptırması gerektiğini ifade etti.

2 Ocak 2015 Cuma

Kataraktta dikişsiz ameliyat

Katarakt, göz bebeğinin arkasında bulunan ve görmeyi sağlayan, göz merceğinin saydamlığını kaybedip matlaşmasıdır.

Katarakt sorunu yaşayan kişiler de görüntü sanki buğulanmış bir cam ya da bir tülün arkasından bakıyormuş gibi bozulur. Liv Hospital Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Emrullah Taşındı, katarakt hastalığının, sanılanın aksine yalnızca ileri yaşta değil, her yaşta görülebildiğine dikkat çekiyor. Doç. Dr. Emrullah Taşındı  ‘’Katarakt göz içindeki lensin saydamlığını kaybederek opak bir görünüm almasıdır. Hastanın yakın ve uzak görmesinde azalma ile belirti verir. Hastalık, gözlük kullanımı ya da ilaçla tedavi edilemez. Oluşmuş bir kataraktın tek tedavisi ameliyattır’’ dedi.
 
Katarakt her yaşta görülebilir

Kataraktın birçok tipi vardır. Özellikle diyabet gibi metabolik hastalıklar, kortizonlu ilaçların uzun süreli kullanımı, ani darbeler, doğuştan gelişen bir takım nedenler bu sebeplerden bazıları. Katarakt en sık yaşa bağlı ortaya çıkar.  Görmeyi sağlayan, lensin opaklaşmasının durumuna göre hastalar önceleri uzak ya da yakın görme bozukluğundan şikayet eder. Opaklaşma arttıkça hem uzak hem de yakını görme, hastanın sosyal yaşantısını rahatsız edecek şekilde azalır. Katarakt, görmede azalmaya bağlı olarak ışığa hassasiyet, renklerde soluklaşma ve sararma, gece görüşünde bozulma, çift görme ve buna bağlı olarak gelişen okuma zorluğu gibi belirtiler verir.  Bu durum kişinin günlük ve sosyal yaşantısını çok ciddi şekilde etkiler.  

Ameliyatta dikiş yok

Günümüzde en gelişmiş yöntem olarak uygulanan fakoemülsifikasyon yöntemiyle yapılan katarakt ameliyatlarında, kesifleşen lens tabakası arka kapsülü korunarak ultrasonografik dalgalar yardımıyla parçalanıp alınarak, göz içi lensleri yerleştiriliyor. Bu yöntemin avantajı, küçük bir korneal kesiden tüm ameliyatın gerçekleştirilmesi ve göze dikiş konulmuyor. Böylece gözde dikişe bağlı astigmatizma oluşmadığından hasta fonksiyonel görmeye çok kısa bir sürede kavuşuyor. Hastalar ameliyattan hemen sonra sosyal yaşantısını normal olarak sürdürebiliyor. Bu teknikle kişinin görmesini engellemeye başladıktan sonra, görme tamamıyla kapanmadan ameliyat yapılabiliyor. Günümüzde kişilerin aktivitelerinin artması kataraktı olan kişilerin daha kısa sürelerde günlük yaşamlarına dönmelerini gerektiriyor. Fakoemülsifikasyon yöntemi, şu anda gelişmiş ülkelerde en yaygın kullanılan yöntemdir. İyileşme süresinin kısa olması, ameliyat sonrası astigmatizma problemlerinin olmaması, enfeksiyon riskinin düşük olması başarılı bir ameliyat kadar, ameliyat sonrası iyi görmede çok önemlidir. Bu nedenle göz içine konulacak merceğin cinsi ve kalitesi sonucu oldukça etkiliyor.

Ameliyat sonrası dikkat

Katarakt ameliyatı gece yatış gerektiren bir ameliyat değil. Hasta aynı gün taburcu ediliyor. 24 saat sonra göz bandajı açılıyor ve 48 saat içinde normal hayatına dönüş yapabiliyor. Bu süre içinde göze aşırı baskı yapılmaması, gelebilecek darbelerden kaçınılması gerekiyor. Ameliyat sonrası doktorun 2-4 hafta arasında gözlük ihtiyacına göre reçeteyi düzenlenmesi önemli. Katarakt ameliyatı olan kişiler 6-8 ay arasında düzenli olarak göz muayeneleri aksatmamalı.