kemik erimesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kemik erimesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ekim 2016 Çarşamba

Kemik erimesinden koruyan 6 etkili yöntem

Kemik erimesinin (osteoporoz) yaygınlaştığı günümüzde, her 4 kadından ve her 8 erkekten biri bu hastalıkla mücadele ediyor. Özellikle menopoz sonrasında kadınların daha çok risk altında olduğunu belirten Prof. Dr. Özgür Çetik, yanlış yaşam alışkanlıklarının osteoporoz riskini artırdığını anlattı ve hastalığın belirtileri ile ilgili bilgiler verdi. Peki kemik erimesinden korunmanın yolları neler?


20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü nedeniyle bilgiler veren  Acıbadem Bakırköy Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Özgür Çetik, “Osteoporozu bulunan hastalarda basit düşmelerde bile omurga, kalça ve el bileği kemik kırıkları çok sık görülmektedir. Omurgada kırık oluşur ise kamburlaşma ve boy kısalığı ortaya çıkar. Oluşan deformite ve ağrı hayat kalitesini düşürür. Omurga kırıklı hasta akut dönemde ortopedi polikliniklerine şiddetli bel ve sırt ağrısı ile gelirken, geç dönemde ise; kronik bel ağrısı, uyku bozukluğu, nefes darlığı, hazımsızlık, anksiyete hatta depresyon ile gelebilir” diyor. Kalça kırığının cerrahi tedavi gerektirdiğini, ölüm riskinin ise cerrahi tedaviye rağmen ilk yıl yüzde 20-33 arasında değiştiğini belirten Prof. Dr. Özgür Çetik, kemik erimesinden korunmanın 6 etkili yolunu anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

EN KOLAY EGZERSİZ: YARIM SAAT TEMPOLU YÜRÜMEK

Hareketsiz yaşam tarzının davetiye çıkardığı ciddi sorunlardan biri kemik erimesi yani osteoporoz. Oysa özellikle genç yaşlardan itibaren düzenli egzersiz yapma alışkanlığı edinmek, her gün düzenli olarak en az yarım saat tempolu yürümek kemik kaybına karşı son derece önemli rol oynuyor.

KEFİR TEK BAŞINA OSTEOPOROZLA SAVAŞIYOR

Süt, yoğurt, kefir gibi kalsiyumdan zengin besinleri ihmal etmemek, düzenli olarak yeterince tüketmeye özen göstermek kemik erimesine karşı büyük fayda sağlıyor. Kefirin tek başına bile osteoporozu önlediğine dair bilimsel yayınlar mevcut. Kalsiyum alınması kemik yıkımını azaltırken, D vitamini de kalsiyumun emilimini artırıyor ve osteoporoza karşı koruyor.

GÜNEŞLİ GÜNLERİ KAÇIRMAYIN

Özellikle Mayıs-Kasım ayları arasında saat 10:00-17:00 arası dönemde 15 dakika güneşte kalmak D vitamini yapımını sağlayarak osteoporozu önlemede etkili. Alınan D vitamininin aktifleşmesi için vücudun güneş görmesi gerekiyor. Evde pencerenizi açarak fırsat buldukça güneş ışınlarından faydalanmayı ihmal etmeyin. Pencerenin ardından gelen güneşin faydası olmadığından doğrudan temas önemli.

ALKOL VE SİGARADAKİ RİSK

Osteoporozda risk faktörleri arasında alkol ve sigara önemli yer tutuyor. Alkol ve sigara kullanımından kaçınmak çok önemli. Özellikle sigara kullanımı ve sigara dumanına maruz kalarak pasif içici olmak kemik kaybını artırıyor. Ancak osteoporoz başlangıçta sinsi seyrettiğinden, kemiklerde kırıklar meydana gelinceye dek hiçbir belirti vermeyebiliyor.

AŞIRI TUZ TÜKETİMİ RİSKİ ARTIRIYOR

Gazlı ve kafeinli içecekler ile aşırı tuz tüketimi de osteoporoza davetiye çıkarıyor. Kafein kalsiyum emilimini azaltarak kemik kaybına yol açtığından, kahve ve çayda aşırıya kaçmamak, gazlı içeceklerden kaçınmak gerekiyor. Aşırı tuz da vücutta kalsiyum kaybına, dolayısıyla kemik kaybına neden olduğundan günde 6 gramdan fazla tuz tüketmemek gerekiyor.

PROTEİN KEMİKLER İÇİN FAYDALI AMA…

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Özgür Çetik “Protein kemikler için fayda sağlarken, aşırı protein tüketimi kemiklerde güç kaybına yol açtığından yüksek proteinli gıdalardan kaçınılmalıdır. Mevsim sebze ve meyvelerinin yeterince tüketilmesi ve su içmeye özen gösterilmesi gereklidir” diyor. Sözcü

31 Ağustos 2016 Çarşamba

Menopoz beslenmesinde 10 öneri

Menopoz döneminde yanlış beslenme düzeni, uygulanan vitamin ve minerallerden fakir şok diyetler kemikte erimelere, ileri evrede ise kemiklerde kırıklara, ağrı ve sakatlıklara yol açabiliyor. Uzmanlar bu nedenle bu dönemde özellikle D vitamininden zengin besinlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguluyor.


Kemik erimesi (osteoporoz) kemik kalitesinin bozulması ve kemik kütlesinin azalması ile karakterize, dünyada 3 kadından birini ve 5 erkekten birini etkileyebilen bir hastalıktır. Kadınlarda özellikle menopoz sonrası, östrojen hormonunun da azalmasına bağlı olarak kemik erimesi riski daha da artar. Özellikle menopoz döneminde yanlış beslenme düzeni ve uygulanan vitamin ve minerallerden fakir şok diyetler, kemikte erimelere ileri evrede kemiklerde kırıklara (özellikle kalça, omurga, el ve ayak bilek) ve buna bağlı ağrı ve sakatlıklara yol açabilir.

Omurga kemiklerinde gelişebilecek çökme kırıkları sırtta kamburlaşmaya ve boyda kısalmaya neden olabilir. Özellikle menopoz döneminde kalsiyum, fosfor ve C vitamini açısından zengin bir beslenme düzeninin kemik sağlığı açısında önemli olduğuna vurgu yapan Medical Park Bahçelievler Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Aslı Özmaden Hantal, kemik erimesine karşı alınabilecek önlemleri şöyle sıraladı:

Kemik erimesi engellenebilen bir hastalıktır. Kemiklerimizin ihtiyacı olan kalsiyum, D vitamini, fosfor ve C vitamininin yeterli düzeyde alınması ve egzersiz ile kemiklerimizin minerilizasyonun desteklenmesi bunun için yeterlidir.

Vücuttaki kalsiyumun yüzde 99’u kemiktedir ve kemikteki kalsiyumun erimemesi için her gün yeterli miktarda kalsiyumun alınması gerekmektedir. Kalsiyumun en yoğun olduğu gıdalar süt ve süt ürünleridir. Bunun dışında ıspanak, roka ve dut pekmezi yine kalsiyumdan zengin gıdalardır. Günlük kalsiyum ihtiyacı 9-18 yaş 1300 mg, 19-50 yaş 1000 mg, 50 yaş üstü 1200 mg’dır.

D vitamininden zengin beslenin

D vitamini, ‘yağlı tohumlar’ dediğimiz badem, ceviz, sıvı yağlar ve bitkisel yağlarda bulunur. Bunun yanında yağlı balıklar da D vitamininden zengindir. Günlük ihtiyacımızı karşılamaya gıdalar maalesef yeterli gelmemektedir ve bu nedenle güneşten de istifade edilmesi gerekmektedir. Günlük ortalama D vitamini ihtiyacı 400-800 İÜ’dür.

Fosfor et, balık, yumurta, süt ve süt ürünleri gibi proteinden zengin gıdalarda bulunmaktadır. Günlük ihtiyaç 1 yaşına kadar 250 mg, 1-10 yaş 800 mg, kemik yapımının en hızlı olduğu 11-24 yaş arası 1200 mg, 24 yaş sonrası 800 mg’dır.

Şok diyetler kasları eritir

‘Şok diyet’ dediğimiz diyetler vücutta çok hızlı bir şekilde sıvı ve kas kaybına yol açmaktadır. Kaslarımız kemiklerimizin en önemli mekanik desteği olup kemiklerimizin minerilizasyonunda görev almaktadır. Dolayısıyla, hızlı bir şekilde kas kaybetmek kemik yapımızın da zayıflamasına yol açmaktadır. Bunun dışında pek çok şok diyet proteinden çok zengin gıdaların alımını içerdiğinden kemik erimesine yol açmaktadır. Çünkü gerek fosforun fazla alınması, gerekse protein fazlalığı kalsiyum emilimini azaltmaktadır. Kemiklerimiz kalsiyumsuz kalmaktadır.

Kemik erimesini ve buna bağlı gelişebilecek kırık ve sonrası sakatlık, kamburluk, boy kısalmasından korunmak istiyorsak gıdalarla kalsiyum, fosfor, D vitamini, C vitamini yeterli düzeyde almak, yeterince güneşlenmek ve düzenli egzersiz yapmak zorundayız. Bu nedenle kilo vermek için şok diyetler yerine uzun sürece dağılmış, yeterli protein, karbonhidrat ve yağ düzeyini sağlayan diyetler yapmak ve egzersizle hem kas, hem kemik kütlemizi korumak önemlidir.

Menopoz Beslenmesinde 10 Öneri

Kalsiyum kaynakları her gün tüketilmeli.

Sebze ve meyve tüketimine özen gösterilmeli.

Kurubaklagiller haftada 4- 5 gün, ister yemek olarak isterseniz, haşlanarak salatalara katılabilir.

Az yağlı beslenilmeli, zeytinyağı ağırlıklı olacak şekilde sıvı yağlara yer verilmeli.

Balık tüketimi en az haftada 2 gün olmalı.

Pekmez her gün 1- 2 tatlı kaşığı.

Kafeinli ve asitli içeceklerden uzak durulmalı.

Az tuzlu beslenmeye özen gösterilmeli.

Yüksek proteinli diyetlerden kaçınılmalı.

14 Temmuz 2016 Perşembe

Kemik yoğunluğunu artırmak için ne yapmalı, ne yemeli?

Kemik erimesini engellemek, çocukluktan itibaren alınan önlemlerle mümkün...


Hem egzersiz hem beslenme… Kemik yoğunluğu için çocukluktan itibaren bu iki unsurunda önemli olduğunu belirten Gebze Medical Park Hastanesinden Uzman Diyetisyen Aslıhan Küçük, önemli tavsiyeler sıraladı.

Konu ile ilgili önemli bilgiler veren Küçük, “Osteoporoz yaşlıların ve özellikle menopoz sonrası kadınların sorunu olarak bilinirken, son yıllarda çocukluk çağı ve adolesanların da kemik sağlığı giderek artan önemli bir endişe konusu haline gelmiştir. Genetik veya edinsel kronik hastalığı olan, hareketsiz ve yetersiz beslenen çocuklarda kemikler beklenen boyut, kütle ve kuvvete ulaşamaz ve bu durum çocukları kırığa yatkın hale getirmektedir” diyerek çocukluktan itibaren alınması gereken önlemleri sıraladı.

ÇOCUKLARIN GÜNLÜK KALSİYUM İHTİYACI NE KADAR?

Kalsiyum tüketimi çocuklukta kemik üretimi, erişkinlikte kemik kütlesinin stabilizasyonu için gereklidir. Düşük kemik kütlesi ile kalsiyum arasında saptanan ilişki nedeniyle günümüzde önerilen günlük kalsiyum alımı; 3-8 yaş için 800 mg, 9-17 yaşları arası için de 1300 mg'dır. Kalsiyum kaynaklarımız ise süt ürünleri (süt, yoğurt, peynir), yeşil sebzeler, konserve balık (fileto olanlar dışında), kuruyemiş ve fortifiye edilmiş besinler (meyve suları, tahıllar, mısır gevreği vb.)'dir. Günlük kalsiyum ihtiyacını karşılamak için tüketilmesi gereken süt miktarı 3-8 yaş için 3 porsiyon; 9- 17 yaş için 4 porsiyon yeterli olacaktır. (1 Porsiyon= 1 büyük su bardağı süt veya yoğurt; 1 Porsiyon= 30-40 gr peynir).

KEMİK YOĞUNLUĞUNU ARTIRAN BESİNLER

Sözcü'nün haberine göre; İyi bir potasyum ve magnezyum kaynağı olan sebze ve meyvelerin tüketiminin kemik mineral yoğunluğunu koruyucu etkisi vardır. Badem, fındık, fıstık gibi sert kabuklu meyveler, kuru baklagiller yeşil yapraklı sebzeler ve tahıllar magnezyumun zengin kaynaklarından olduğunu unutmayın.

AŞIRI KİLO KAYBI DA OSTEOPOROZU TETİKLİYOR

Genellikle genç kızlarda görülen aneroksiya nervoza, kalori alımında azalma, kilo kaybı, amenore ve davranış değişikliğini içerir. Kilo almamak için diyet yapma ile başlayan bu hastalık iştah azalması, yemek yemekten kaçınma ile devam eder. Bu besin alımı bozuklukları kemik mineral yoğunluğunu etkilemekte dolayısıyla da osteoporozu tetiklemektedir.

ZIPLAMAK KEMİK YOĞUNLUĞUNU ARTIRIYOR

Çocukluk ve adölesan dönemindeki iskelet gelişimi, hayatın ileri dönemindeki kemik sağlığını etkiler. Çalışmalarda, fiziksel olarak aktif çocuklarda kemik kitle artışının daha fazla olduğu belirtilmiştir. Yer reaksiyon kuvvetini arttıran jimnastik ve bale gibi sporlardaki kemik kitle artışı, ağırlık destekli veya düşük etkili kuvvetlerin yaptığından daha fazladır. Yüksek etkili zıplama programı, olağan aktivitelerden daha fazla kemik yoğunluğu artışına neden olur.

DÖRT BESİN GRUBU AYNI ÖĞÜNDE TÜKETİLMELİ

Osteoporuzun önlenmesinde, dengeli beslenmenin önemi açıktır. Dört besin grubundaki besinler “süt ve süt ürünleri”; “et -yumurta – kurubaklagiller” “taze sebze ve meyveler”; “ekmek ve tahıl grubu” birlikte aynı öğünde çocukların gereksinmesine uygun miktarlarda tüketilmeli ve her defasında grup içerisinden farklı besinler seçilerek, besin çeşitliliği sağlanmalıdır. Özellikle fast food ile beslenme içerdiği aşırı miktardaki fosfor nedeniyle osteoporoz riskini arttırdığını unutmayın! 2 yaş ve üzerindeki çocuklarda yağ (özellikle doymuş yağlar) ve kolesterol alımı kısıtlanmalı, yaşlarına uygun kaloride beslenme programı hazırlanmalı ve lif içeren (meyve, sebze ve tahıl) gıdaları almaları temin edilmelidir.”

10 Temmuz 2016 Pazar

"Dondurma kemik erimesi riskini azaltıyor"

Özellikle yaz aylarında büyük-küçük herkesin gözdesi olan dondurma, içeriğindeki kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, demir ve çinko gibi minerallerle güçlü ve sağlıklı kemiklerin oluşumuna da katkı sağlıyor ve osteoporoz riskini azaltıyor.



Birçok mineral içeren dondurmanın, kemik sağlığı açısından da yararlı olduğunu belirten Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Prof. Dr. Funda Elmacıoğlu, özellikle çocukluk, ergenlik ile yaşlılık döneminde kemiklerin gelişimi ve güçlenmesi için günlük alınması gereken kalsiyumun, dondurma tüketimiyle karşılanabileceğini dile getirdi.

Dondurmanın sadece sıcak yaz günlerinde değil her mevsim tüketilebileceğini belirten Elmacıoğlu, ''Yaz tatlısı olarak bilinen dondurma, lezzetli olduğu kadar içerik yönünden de zengin. İçeriğindeki kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, demir ve çinko gibi mineraller güçlü ve sağlıklı kemiklerin oluşumuna katkı sağlarken, osteoporoz riskini azaltıyor" dedi.

"DONDURMA EN SAĞLIKLI TATLILARDAN BİRİ"

Kalsiyumun kemikleri güçlendirdiğine işaret eden Elmacıoğlu, "Dondurmanın 100 gramında, sütten daha fazla kalsiyum var. Her yaş grubu için günlük kalsiyum ihtiyacı 800-bin 200 miligramdır. Büyüme, gelişme çağındaki çocuklar, menopoz dönemindeki kadınlar ve yaşlılarda ise daha da fazladır. Kemik sağlığı için dondurma tüketimi önemlidir'' diye konuştu.

Dondurmanın en sağlıklı tatlıların başında geldiğini vurgulayan Elmacıoğlu, şunları kaydetti:

''Dondurma başlı başına bir sağlık besini. 100 gram baklava ortalama 400 kalori içerirken, 100 gram dondurmada sadece 174 kalori var. Dondurma, aynı zamanda protein kaynağı. Proteinler, kemikler, kaslar, kan, deri ve kıkırdak için önemli bir besin öğesi. Doku tamiri ve yapımında görev alır, saç ve tırnaklar için önemli. A, B2 ve B12 vitamini içeriyor. A vitamini, sağlıklı cilt, kemik ve bağışıklık sistemi için önem taşıyor. B2 ve B12 vitaminleri ise enerji metabolizmasında görev alıyor. Vücutta depo edilmeyen ve suda eriyen B grubu vitaminlerin yeteri kadar alınması gerekiyor. Özellikle süt içmeyen, peynir, yoğurt gibi kalsiyum yönünden zengin besinlerin tüketiminde problemi olanlar, mutlaka dondurma tüketmeli. ''

Prof. Dr. Elmacıoğlu, dondurmanın güvenilir markalar veya yerlerden alınması gerektiğini sözlerine ekledi. ntvmsnc

7 Mart 2016 Pazartesi

Kadınlar hangi yaşta nasıl beslenmeli?

Yaşınıza uygun beslenme rehberini Uzman Diyetisyen Olcay Barış hazırladı.

Dengeli beslenmenin önemine değinen Uzman Diyetisyen Olcay Barış, kadınlara 4 yaş döneminde dört beslenme şekli ile sağlıklı olmanın yollarını gösteriyor. Dünya Kadınlar Günü’nde, Şenpiliç ‘Dengeli Beslen Harekete Geç ‘Kampanyasına rehberlik eden Barış, kadınlar için önemli bilgiler verdi.

30′LU YAŞLARDA…

Gençlikten yetişkinliğe geçiş dönemi olan 30’lu yaşlarda sağlığın ve gençliğin korunması açısından antioksidanlar, demir ve C vitamini tüketimine dikkat etmek gerekir. Kadınların, regl dönemlerinde kaybettikleri demirin yerine mutlaka konulması gerektiğini anlatan Uzman Diyetisyen Olcay Barış , “19–50 yaş arası bir erkeğin günlük demir ihtiyacı 8–10 mg iken, kadın bedeninde bu ihtiyaç 18 mg’dır. Demir kaynağı açısından yumurta sofralardan eksik edilmemeli, yanında bol yeşillik ve taze sebze tüketerek hem C vitaminini karşılanmalı hem de demir emilimine katkı sağlanmalıdır. Bol sebze-meyve tüketiminin posa ve antioksidanlar açısından çok önemli olduğu da unutulmamalıdır”dedi.

40′LI YAŞLARDA…

“Dengeli Beslen Harekete Geç Kampanyası“na da rehberlik eden Uzman Diyetisyen Olcay Barış, kadınların 40’lı yaşlarda bağışıklık sistemlerini güçlendiren B vitamini ve E vitamini tüketimine dikkat etmeleri gerektiğini belirtiyor. Barış, “Kurubaklagiller ve tahıllar beslenmede yer almalı, her öğünde bir dilim tam buğday, çavdar veya tam tahıllı ekmek B vitamini kaynağı olarak tüketilmelidir. E vitamini açısından ise kavrulmamış fındık, ceviz ve bademi bir avucu geçmeyecek miktarda tüketmek kadınlarımız için önemli”.

50′Lİ YAŞLARDA…

Olcay Barış, bu dönemde menopozun etkisiyle yıpranmaya başlayan kemikler için kalsiyuma özen göstermenin yanında, haftada en az 3 kez 30-45 dakikalık yürüyüşlerin de çok önemli olduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Bol bol hareket etmek yavaşlayan metabolizmaya etki ederek kemiklerin yıpranmasını yavaşlatacaktır. Bu yaşlarda vücuttan kalsiyum atımı hızlanır. Kemik kırılmalarına kadar varabilecek sağlık sorunlarından kaçınmak için kalsiyum tüketimine önem verilmelidir. En iyi kalsiyum kaynağı olan süt, yoğurt, peynir her gün tüketilmeli, ikinci kalsiyum kaynağı olan yeşil yapraklı sebzelere de öğünlerde yer verilmelidir”.

60′LI YAŞLARDA…

Sağlıklı bir yaşlılık dönemi için yeterli hayvansal protein alımı, her yaşta bol su tüketimi ve D vitamini alımı çok önemlidir. Protein kaynağı olarak başta tavuk ve balık olmak üzere et, yumurta ve kurubaklagil tüketimini öneren Barış, vücudun D vitamini ihtiyacını karşılamak için kış günlerinde 25 dakika, sıcak yaz günlerinde ise sabah veya akşamüzeri 15 dakika koruyucu krem sürmeden güneşe çıkılması gerektiğini belirtiyor. D vitaminini en iyi içeren gıdaların balık, peynir ve yumurta olduğuna ve kadınların günde en az 10 bardak su tüketmelerinin önemine de dikkat çekiyor.

‘Dengeli Beslen, Harekete Geç!..’ Kampanyası

Şenpiliç, obeziteye karşı mücadele amacıyla ‘Dengeli Beslen, Harekete Geç’ sloganıyla kampanya başlattı. Kampanya kapsamında, uzman diyetisyen ve şef ile ‘dengeli beslenme’ anlatılırken, dans ve fitnessi birleştiren Zumba ile de kadınların harekete geçmeleri ve eğlenerek spor yapmaları hedefleniyor. (sözcü.com.tr)