salgın hastalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
salgın hastalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Eylül 2017 Pazar

El ayak ağız hastalığı salgını başladı

El ayak ağız hastalığının görülme sıklığı bu aralar oldukça arttı. Öyle ki ebeveynler birbirlerini sosyal medya aracılığıyla hastalığın bulaşma riski konusunda uyarıyor. Uzun süren ateş ve iştahsızlık dönemi nedeni ile anne babaları oldukça endişelendiren el ayak hastalığı hakkında merak edilenleri ise Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Rahime Koç anlatıyor... El ayak ağız hastalığı genellikle 2-10 yaş gurubu çocukları etkiliyor ancak bazen yetişkinlerde de görülebiliyor. Yüksek ateş, el ve ayaklarda döküntü, ağız içinde aft benzeri yaralar (herpanjina) el, ayak ve ağız hastalığının en bilinen belirtileri arasında… 


EL AYAK AĞIZ HASTALIĞINDA HANGİ MİKROP ETKENDİR? 
El, ayak ve ağız hastalığına enterovirus cinsi virüsler neden olur. Bu virüs grubu poliovirüsler, koksaki virüsleri, ekovirüsler ve enterovirüsleri içerir. En çok sebep olan virüs Coxsackie virus A16’dır.
EL AYAK AĞIZ HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR?
• Ateş (38-39 derece)
• İştahsızlık, halsizlik
• Boğaz ağrısı
• Karın ağrısı
• Vücutta döküntü
• Ağız içinde yaralar Her ne kadar adı el-ayak-ağız hastalığı da olsa her zaman tüm bu alanlarda döküntü görülmeyebilir. Sadece ağız yaraları veya sadece deride döküntüler şeklinde gelişebilir. Çocuğunuzda bu belirtiler varsa hemen çocuk doktoruna başvurulması gerekmektedir.
EL AYAK AĞIZ HASTALIĞI BULAŞICI MIDIR? 
Kuluçka süresi ortalama 3-6 gündür. Coxsackie virus enfeksiyonu son derece bulaşıcıdır. Salgınlar sırasında, virüs çocuktan çocuğa ve anneden fetusa yatay iletim yoluyla bulaşır. El, ayak ve ağız hastalığına neden olan virüsler enfekte kişinin burun ve boğaz salgılarında, döküntülerin içindeki sıvıda ve dışkısında (gaita) bulunabilir. Enfekte kişilerle yakın kişisel temas, öksürme veya hapşırma ile hava yolu ile dışkı ile temas, yüzeyi kirlenmiş nesnelerle temas sonucu bulaşabilir. Yüzme havuzlarında veya su parklarında su yutmak ile etken virüsü almak nadirde olsa mümkündür. Enfekte kişilerin dışkısı ile kirlenmiş sularda olasılık daha yüksektir ve iyi bir klorlama dahi yetersiz olabilir. Genellikle el, ayak ve ağız hastalığı olan bir kişinin hastalığın ilk haftasında bulaştırıcılığı çok yüksektir. Belirtiler ortadan kalktıktan sonra bile bazen günlerce ya da haftalarca bulaştırıcı olabilirler. Özellikle virüsle enfekte olmuş yetişkinler herhangi bir belirti göstermeseler de bulaştırıcı olabilirler. Bulaşıcılığı çok yüksek olduğundan hasta kişilerin belirtiler tamamen ortadan kalkana dek izole edilmeleri faydalıdır.

EL AYAK AĞIZ HASTALIĞININ KOMPLİKASYONLARI VAR MIDIR?
• Nadiren viral veya "aseptik" menenjit oluşabilir. Çok daha nadir olarak beyin iltihabı (ensefalit) oluşabilir.
KORUNMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR? 
Hastalıktan korunmak için geliştirilmiş bir aşı yoktur. Hasta bireyler ile temastan kaçınmak ve bazı temel temizlik kurallarına dikkat ederek hastalıktan korunmak gerekir.
• Ellerinizi özellikle tuvalet kullanımı sonrası veya bez değiştirdikten sonra, yemek hazırlamadan veya yemeden önce mutlaka su ve sabunla yıkamalısınız.
• Oyuncaklarda dahil olmak üzere kullanılan tüm malzemelerin yüzey temizliğini ve dezenfeksiyonunu doğru yapmalısınız.
• Hastalarla yakın temastan (öpüşme, sarılma vb) ve ortak tabak bardak kullanımından kaçınmalısınız.
TEDAVİ 
Hastalığın özel bir tedavisi yoktur, belirtileri hafifletmek için bazı önlemler alınabilir;
• Ağrı ve ateş için ateş düşürücü ve ağrı kesiciler kullanılabilir. Ancak çocuklarda aspirin kullanılmamalıdır.
• Ağrılı ağız yaraları için gargara, ağız suları veya spreyler kullanılabilir
EL-AYAK-AĞIZ HASTASI ÇOCUKLAR NASIL BESLENMELİ? 
Ağız içi yaraları olan hastalara acı ekşi ve baharatlı yiyecekler vermekten kaçınılmalı, yoğurt, çorba ve sebze püreleri verilebilir. Su tüketiminin de ihmal edilmemesi gerekir. (Hürriyet Aile)

3 Temmuz 2017 Pazartesi

Kolera salgını 1500 can aldı

Dünya Sağlık Örgütü, Yemen’de hızla yayılan kolera salgını nedeniyle son iki ayda 1500 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

Örgüt, Nisan sonundan bu yana 246 bin şüpheli kolera vakasının görüldüğünü bildirdi.
Dünya Sağlık Örgütü Yemen Temsilcisi Nevio Zagaria, başkent Sana'da yaptığı basın toplantısında ölü sayısının iki hafta öncesine göre 1300 arttığına dikkat çekti.
Zagaria, ülkede patlak veren ikinci kolera salgınında vaka sayısının son iki ayda 10 kat arttığını söyledi. Hayatını kaybedenlerin dörtte biri ise çocuk.
Yemen’de iki yıldan uzun süredir, Suudi Arabistan destekli hükümet güçleriyle, İran destekli Husi isyancılar arasındaki çatışmalar nedeniyle tüm altyapı çöktü, hastaneler zarar gördü.
Yaklaşık 3 milyon kişinin, temiz içme suyu ve gıdaya erişim yok. Ülkede temizlik işçileri maaş alamadıkları için grevde; atıklar ve çöpler toplanmıyor. İlaç temininde de büyük sıkıntılar yaşanıyor.
Birleşmiş Milletler verilerine göre Yemen’de 2015’ten bu yana 7 bin kişi hayatını kaybetti, 3 milyon evlerinden oldu. Ülkenin üçte biri kıtlık kriziyle karşı karşıya.

26 Mayıs 2017 Cuma

Yemen'de koleradan ölenlerin sayısı 350'ye çıktı, salgın yayılıyor

Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC), Yemen'deki kolera salgınında hayatını kaybedenlerin sayısının 350'ye yükseldiğini, ülke genelinde kolera vakası sayısının da 30 bine yaklaştığını bildirdi.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) ICRC Operasyonlar Direktörü Dominik Stillhart, Yemen'deki salgının hızla yayıldığını ve endişe verici boyutlara ulaştığını söyledi.
Yemen'de geçen hafta 5 gün boyunca kalma fırsatı bulduğunu belirten Stillhart, ülkede iki yıldan fazladır süren "acımasız savaşın" sağlık sektörünü işlemez hale getirdiğini vurguladı.
Stillhart, "Kolera salgını neredeyse tüm Yemenlileri etkisi altına almış durumda. Özellikle sağlık sektörü en fazla yüzde 45 kapasiteyle hizmet verebiliyor. Doktorlar ve hemşireler de son 8 aydır maaşını alamıyor. 160 hastane ve sağlık kuruluşu da harap olmuş vaziyette. Çok büyük bir insani krizle karşı karşıyayız" dedi.
BÜTÜN KOŞULLAR KOLERANIN HIZLA YAYILMASINA UYGUN
Ülkedeki çatışmaların etkisiyle su sistemlerinin çöktüğünü, kişisel hijyenin yetersiz kaldığını ve insanların kötü beslendiğini ifade eden Stillhart, bunların koleranın hızla yayılmasına neden olduğunu kaydetti.
Stillhart, ICRC olarak kolera salgınının daha fazla yayılmaması için 11 hastane ve 7 hapishanede hijyenin sağlanması, temiz su temini ve tedaviye yönelik faaliyetler yürüttüklerine değinerek, özellikle hapishanelerin çok kalabalık olmasından dolayı salgının en fazla buralarda yayıldığına dikkati çekti.
"CİDDİ ADIMLAR ATILMALI"
Yemen Sağlık Bakanlığıyla bu sabah görüştüğünü aktaran Stillhart, kolera salgınında hayatını kaybedenlerin sayısının 350'ye yükseldiğini, ülke genelinde kolera vakası sayısının da 29 bin 345'e çıktığını belirtti.
Stillhart, hastaların tedavileri için mevcut sağlık merkezlerinin kapasitesinin artırılması, temiz su temin edilmesi, temizlik ve hijyenin de sağlanması gerektiğinin altını çizdi.
Başkent Sana'daki izlenimlerini de anlatan Stillhart, "Başkentte çöplerin toplanmadığına şahit oldum. Caddeler büyük çöp yığınlarıyla doluydu. Salgının yayılmasını engellemek için acil sağlık önlemleri alınması gerekiyor. Temizliğin sağlanması için çok ciddi adımlar atılması gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.
"10 MİLYON YEMENLİ AÇLIK TEHLİKESİNDE"
Stillhart, 17 milyon Yemenlinin acil insani destek ve yardıma ihtiyaç duyduğunu, 10 milyon insanın da açlık tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu, acil gıda desteğinin gerektiğini kaydetti.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), dün Yemen'in 19 ilinde 27 Nisan'dan bu yana kolera salgınında hayatını kaybedenlerin sayısının 315'e ulaştığını, hastalığa yakalandığından şüphelenilen 29 bin 300'den fazla vaka olduğunu bildirmişti.
Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü de önceki gün gerekli önlem alınmadığı takdirde Yemen'deki kolera salgınının kontrolden çıkabileceği uyarısında bulunmuştu. (ntvsnc.com.tr)

26 Ocak 2017 Perşembe

Brezilya'da korkutan sarıhumma salgını

Brezilya, geçen yıl ülkede etkili olan ve bebeklerde beyin hasarına yola açan zika virüsü salgınının ardından bu kez de sarıhumma tehlikesi ile karşı karşıya.
Brezilya geçen yılki zika virüsü salgınının ardından bu kez de ölümcül sarıhumma salgını nedeniyle alarmda. Şimdiye kadar virüs bulaşan 71 kişi hayatını kaybetti.

19 Eylül 2016 Pazartesi

Sakın tavukları öpmeyin!

Amerikan Salgın Kontrol ve Önleme merkezi (CDC) kamuoyundan tavukları ve civcivleri öpmemelerini istedi.



Bu ilginç açıklamanın ardında çok ciddi bir sorun yatıyor.

Merkezin elde ettiği son verilere göre son dönemlerde insanlarda salmonella hastalığında artış yaşanıyor.

Verilere göre salmonellanın insanlara bulaşmasında birincil faktör tavuklar.

Peki salmonella tavuklardan insanlara nasıl geçiyor?

CDC'in raporuna göre 1990-2014 arasında tavuklardan insanlara geçen salmonella vakalarının yüzde 13'ün tavuklara sarılma ve tavukları öpmeden kaynaklanıyor.

Merkez bu vakaların çoğunun da çiftliklerde değil evlerde gerçekleştiğinin de altını çiziyor.

Vakalara bakıldığında bu hastaların yüzde 46'sının evinde tavuk ya da civciv beslediği ortaya çıktı.

Hatta yüzde 10'u tavukları yatak odalarında besliyor. cnntürk