Avrupa'nın 2. beyin hastanesi ünvanına sahip NPİSTANBUL Beyin Hastanesi açıldı. Hasta konforu ve güvenliği açısından her ayrıntının düşünüldüğü, tanı ve tedavide son teknolojilerin kullanıldığı, 160 yatak kapasiteli NPİSTANBUL Beyin Hastanesi, beyin alanına odaklı ve ek olarak 10 branş ile hizmet veriyor.
Ümraniye’de hizmete giren NPİSTANBUL Beyin Hastanesi, yeni binasında Avrupa'nın 2. Beyin Hastanesi olarak çalışmalarına başladı. Teşhis ve tedavide kullanılan son teknolojilerin yanında, Türkiye’nin de ilk 1A Ultra Clean ameliyathane donanımına sahip olan hastane, psikiyatri, psikoloji, nöroloji ve bağımlılık alanında pek çok ilke imza atıyor. Bu alanların yanında, beyin, sinir ve omurilik cerrahisi, bariatrik ve genel cerrahi, kulak burun boğaz gibi genel imkânlarla zenginleştiren NPİSTANBUL Beyin Hastanesi’nin olanaklarını Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan ve Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı olan Prof. Dr. Kaya Aksoy sıraladı.
TARHAN: 20 YILLIK TECRÜBEMİZ VAR
Bağımlılık, Psikiyatri, Psikoloji ve Nöroloji alanındaki tecrübelerine cerrahiyi de ekleyerek kendilerini genel hastane konumuna taşıdıklarını ifade eden NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şunları söyledi:
“Biz bağımlılık, psikiyatri, psikoloji ve nöroloji alanında yaklaşık 20 yılık bir tecrübeye sahibiz. Avrupa'nın 2. Beyin Hastanesi olarak, teknolojik alt yapımız ve uzman kadromuz ile tam teşekküllü bir tanı ve tedavi merkezi hizmeti sunmaktayız. Yeni binamızda yeni beyin takımı ile birlikte artık cerrahi operasyonlar da gerçekleştiriyoruz. Laparoskopi operasyonları, obezite tedavisi, safra kesesi, kasık fıtığı, apandisit, reflü ve mide fıtığı başta olmak üzere birçok genel cerrahi operasyonları, beyin, omurilik ve sinir cerrahisi operasyonları; Türkiye'nin sayılı çocuk ve erişkin beyin, sinir ve omurilik cerrahlarından Prof. Dr. Kaya Aksoy ve ekibi, Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Şerafettin Özer ve ekibi tarafından gerçekleştiriliyor. Cerrahi operasyonlar için SGK ve özel sağlık sigorta kurumları ile anlaşmalarımızı yaptık. Ameliyathanelerimizi hazırlarken her cerrahın operasyonlarını gerçekleştirmek için arzu ettiği bir ameliyathane tasarladık. Kullanılan teknolojilerden tüm cihazlara kadar mükemmel bir altyapı oluşturmayı hedefledik böylece minimum riskle ameliyatlar yapılabilecek, hastalarımıza en kaliteli sağlık hizmeti sunacak bir hastane olmayı amaçladık. Tüm servislerimizi önce hasta ve hasta yakınlarımızın güvenliği ve konforunu düşünerek oluşturduk.
Özel iklimlendirme sistemleri, kış bahçeleri, hasta takip sistemleri, enfeksiyon riskleri için merkezi sistemi, nöromodülasyon merkezi, Otizm tedavisinde ‘Duyu Bütünleme Kliniği gibi tüm ayrıntıları tek tek düşünerek hazırlandık. Psikiyatri, Psikoloji, Nöroloji ve Bağımlılık alanında da tecrübeli ve uzman kadromuza yeni isimler de katıldı. Şimdi uzman cerrahi ekibimizle, beyin, omurilik ve sinir ve genel cerrahi ameliyatlarını yapabilecek, Üsküdar Üniversitesi bilim ortaklığımız ile birlikte psikiyatrik hastalıkların beyin pili ile tedavi edilmesi gibi önemli çalışmalar içinde yer alacağız. Ayrıca, Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin-Omurga Cerrahisi Kliniği ile Üsküdar Üniversitesi bilimsel ortağı olan NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Kliniği ile akademik ve bilimsel işbirliği içinde olacaktır. ”
KAYA: TÜRKİYE’NİN İLK VE TEK 1A ULTRA CLEAN AMELİYATHANESİNE SAHİBİZ
NPİSTANBUL Beyin Hastanesi'nin ileri düzey teknolojiyle hazırlanan yeni binasında; bel ve omurga cerrahisi, erişkin ve çocuk beyin cerrahisi, tümör, anevrizma operasyonları, Parkinson, tremor, distoni, major depresyon, OCD, epilepsi, toruette sendromu, derin beyin stimulasyonu, boyun ve bel fıtığı, skolyoz ameliyatları ve nöromodülasyon cerrahilerinin tamamı yapılabiliyor.
npistanbul-beyin-3
Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı olan Prof. Dr. Kaya Aksoy yaptığı açıklamada; “Öncelikle belirtmek isterim ki NPİSTANBUL Beyin Hastanesi ailesine katılmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Ben ve ekibim beyin, sinir ve omurilik ile ilgili bütün cerrahi operasyonları NPİSTANBUL Beyin Hastanesi'nde gerçekleştiriyoruz. Beyin ameliyatları, omurga cerrahisi, pediatrik beyin omurilik ve sinir cerrahisi Parkinson ve hareket bozuklukları ameliyatları ile periferik sinir cerrahisi başta olmak üzere beyin ve sinir cerrahisi alanında Türkiye'nin nöroşirürji merkezi olma yolundayız. Bağımsız akredite kuruluş tarafından onaylanan Türkiye'nin ilk ve tek 1A Ultra Clean ameliyathanesi olma özelliğine sahibiz. Ameliyathanemizde bulunan pek çok önemli tıbbi cihazın yanında özellikle spinal cerrahi için çok önemli olan O-Arm O kollu skopi adı verilen cihaz sayesinde hatasız ameliyatlar yapma hedefi ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”dedi.
NPİSTANBUL Beyin Hastanesi akıllı donanıma sahip entegre sistemi ile başarılı cerrahi operasyonlar için tüm imkanları barındırıyor. Bu teknolojiler:
*Floresan boyama ile tümör ameliyatı yapabilen ileri mikroskobik cerrahi ile tümörlerin daha başarılı çıkarılma imkânı,
*Beyin, sinir ve omurilik cerrahisinde, çocuk beyin cerrahisi, tümör, anevrizma operasyonları gibi ameliyatlar için O-Arm MR CT navigasyon ve ICG, frame teknolojieri hata oranının sıfırlanması,
*Otomatik skolyoz çekimi yapabilen dijital röntgen işlerin hızlandırılması,
*Nöronavigasyon destekli ileri düzey beyin cerrahi mikroskopu ile sodyum floresan rehberliğinde vasküler – onkolojik cerrahi hizmeti hedefi kolay tespit etmek,
*Nöronavigasyon destekli üst düzey intra operatif, renkli doppler ultrasonografi cihazı ile kontrollü cerrahi operasyon olanağı ile komplikasyonların bertaraf edilmesi,
*Nöronavigasyon destekli 3 boyutlu görüntüleme sistemi ile operasyon öncesi ve esnasında hedefe kısa ve hızlı yoldan ulaşılma
*Ameliyat sırasında 3D görüntüleme ile operasyon sırasında başarı ölçme avantajı
*Enfeksiyondan Korunma: TS EN-ISO 14644-4 standardına uygun hijyenik havalandırma, kontrollü geçiş alanları, cerrahi ekipman takip sistemleriyle üst seviyeye sterilizasyon güvenliği
*Anestezi güvenliği: End-Tidal Control ve ecoFLOW teknolojileriyle ameliyatın her aşamasında anestezi ve ağrı derinliğini kontrol edebilme olanağı
*Ameliyathane Telekonferans Sistemi ile operasyonlar sırasında dünyadan herhangi bir hekime veya bir konferans salonuna bağlanabilme, aynı zamanda üniversite öğrencilerin sınıfına canlı ders olarak katılım sağlama sistemi
Hastanenin diğer olanakları ise şöyle:
Terapi yapabilen yataklar: Yoğun bakım servisinde kullanılan multifonksiyonel yataklar ile koltuk pozisyonundan akciğer terapisi pozisyonuna kadar geniş bir skalada hastalara konforlu bir yatış süreci sunuluyor. Terapi yapabilen yataklar sayesinde hemşirelerin pek çok görevini bu yataklar üstleniyor.
Erişkin Psikiyatri Servisi: Hastaların mahremiyetleri ve hastalığın risklerine göre oluşturulan Erişkin Psikiyatri Servisinde; Depresyon, Stres, Travma, Manik-Depresif Bozukluk, Şizofreni, Sosyal Fobi, Paranoya, Bağımlılık, Panik Bozukluğu, Evlilik Sorunları, Yeme Bozuklukları, Kişilik Bozuklukları, Uyku Bozuklukları, Cinsel Kimlik Bozuklukları, Cinsel İşlev Bozuklukları, Yaygın Anksiyete Bozukluğu gibi pek çok alanda tedavi imkanı sunuluyor.
NPAMATEM: Türkiye'de AMATEM ruhsatına sahip ilk özel hastanesi olan NPİSTANBUL Beyin Hastanesi tecrübeli uzman kadrosu ile bağımlılık alanında konforlu ve güvenli bir tedavi hizmeti sunuyor.
Çocuk ve Ergen Psikiyatri Servisi: NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi; 0-18 yaş arası çocuk ve ergenlerin gelişimsel, ruhsal, bilişsel, akademik ve sosyal alanlardaki zorluklarının tanı ve tedavisi ile ilgili hizmet veriyor. Beyin fonksiyonlarını ölçerek tanı imkânlarımız; Kişilik, Dikkat, Bellek, Psikososyal testler ile taramayı içermektedir. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi alanında uzman kadromuz; doğumdan ergenlik döneminin bitimine kadar sağlıklı gelişimin sağlanması ve var olan bozuklukların tanı ve tedavisi için çalışılır. Tedavi ettiğimiz hastalıklar arasında; Yaygın Gelişim Bozukluğu, Çocukluk Depresyonu, Davranış Bozuklukları, Otizm, Özel Öğrenme Güçlükleri, Okul Başarısızlığı, Sınav Kaygısı, Çocuklarda Tik ve Takıntılar, Fonolojik Bozukluklar, Kekemelik, Afazi, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite sayılabilir. Tedavi seçeneklerimiz içinde beyin uyarım ve yeni özel eğitim tekniği olarak Duyu Bütünleme tedavisi de bulunmakta.
7/24 Psikiyatri Acil Servis hizmeti: Acil Servis birimi, multidisipliner anlayışla görev yapan ekip tarafından yönetiliyor. Genel acil servis hizmetinin yanı sıra, psikoloji ve psikiyatri tecrübesinden yola çıkılarak oluşturulan nöropsikiyatrik acil servis 24 saat hizmet sunuyor. Taşkınlık gösteren hastalar için bulunan yumuşak oda, nörolojik, riskli hastalar için acil yoğun bakım yeteneği, özel eğitimli hekim, hemşire ve sağlık memuru ekibi ve psikiyatrik acil müdahale için kullanılan özel donanımlı PSİKOACİL ambulansı ile hasta sağlığı ve güvenliğinin en üst düzeyde tutuluyor.
Beyin İçin “Check Up”: NPİSTANBUL Beyin Hastanesi'nde, kişinin zihinsel ve psikolojik işlevselliğinin ölçülerek yaşına ve eğitimine uygun düzeyde olup olmadığı Beyin “CheckUp”’ı ile ölçülebiliyor. Psikiyatrist, psikolog, nörolog ve radyoloğun işbirliği ve multidisipliner bir yaklaşım ile uygulanan Beyin “Check Up”'ında, beynin biyoelektrik haritası çıkarılarak dikkat, hafıza ve zekâ ölçümleri ile kişinin psikososyal açıdan değerlendirilmesi yapılıyor.
Beyin “Check Up”'ında uygulanan testlerle beyinde biyokimyasal alanların işlevselliği, düzensizlikler, çalışmayan alan olup olmadığı, stres hormonlarının düzeyi, kullanılan ilaçların etkileri ölçülebiliyor. Bu sayede fonksiyon bozuklukları tespit edilebilirken, saptanan soruna göre kişiye özel tedavi ve rehabilitasyon programı uygulanabiliyor. Beyin “Check Up”'ı; Alzheimer başta olmak üzere, unutkanlık, depresyon, dikkat dağınıklığı gibi hastalıkların erken tanı, teşhis ve tedavisi için öneriliyor.
Genel Cerrahi ve Psikiyatri'de Beyin Pili Tedavisi: Parkinson ve benzeri istemsiz hareket bozuklukları gibi yaşam kalitesini düşüren hastalıklarda uygulanan beyin pili ile hastalar normal yaşamına kavuşuyor. Depresyon, Obsesif Kompülsif Bozukluklar, Alzheimer gibi hafıza problemleri, epilepsi ve obezite hastaları için de başlayacak Beyin Pili tedavisi ile psikiyatrik hastalıkların tedavi edilmesi hedefleniyor.
En son teknolojiyle donatılan ameliyathanelerde; laparoskopik (videoendeskopik) ve açık cerrahi yöntemler kullanılarak operasyonlar yapılmaktadır. Laparoskopi operasyonlarda; obezite tedavisi, safra kesesi, kasık fıtığı, apandisit, reflü ve mide fıtığı başta olmak üzere birçok genel cerrahi ameliyatlarında başarıyla uygulanmaktadır.
özel hastane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özel hastane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Nisan 2017 Perşembe
22 Mart 2017 Çarşamba
Doktorlar ikinci özel hastanede çalışabilecek
Özel Hastaneler Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle özel hastanede çalışan hekimler, mesai saatleri dışında başka özel hastanede nöbet tutabilecek ve yine hastanedeki çalışma saatleri dışında başka özel hastane ve tıp merkezlerinde kurumsal sözleşmeyle çalışabilecek.
"Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlandı. Yönetmelikte, uygulama sırasında karşılaşılan sorunlar ve tereddütlerin giderilmesi ile uygulamada kolaylık sağlanması amacıyla teknik düzenlemeler yapıldı.
Yönetmelik değişikliğine göre, özel hastanede çalışan doktorlar, mesai saatleri dışında başka özel hastanede nöbet tutabilecek ve yine hastanedeki çalışma saatleri dışında başka özel hastane ve tıp merkezlerinde kurumsal sözleşmeyle çalışabilecek.
HASTANELER ARASINDA KADRO DEĞİŞİMİ YAPILABİLECEK
Özel hastaneler, Sağlık Bakanlığının izniyle planlama kapsamındaki ünite ve merkezlerini başka özel hastaneye devredebilecek ve hastaneler, kendi aralarında veya tıp merkezleri ile karşılıklı kadro değişimi yapabilecek.
ÖZEL HASTANELER BAŞKA SAĞLIK KURULUŞLARIYLA BİRLEŞEBİLECEK
Hastaneler, mevcut yatak sayıları korunarak birleşebilecek, ayrıca başka sağlık kuruluşları ile birleşerek (tıp/dal merkezleri, poliklinik) kadro sayısını 33'e çıkarmaları halinde yatak sayıları 100'e tamamlanabilecek. Yatak sayısı 100'ün üzerinde olan özel hastanelerin, planlama kapsamındaki diğer özel sağlık kuruluşları ile birleşerek ilave her 16 uzman hekim kadrosunu sağlamaları halinde 50 yatak ilave etmelerine izin verilecek.
YURT DIŞINDAN GELEN DOKTORA KADRO DIŞI ÇALIŞMA İMKANI
Ayrıca, yurt dışından gelip üç yıl çalışma şartıyla devlet hizmeti yükümlülüğünden muaf tutulacak hekimlerin, bu üç yıllık süre zarfında özel hastanelerde kadro dışı geçici çalışabilmelerine imkan sağlandı.
HASTA MAHREMİYETİNİN SINIRLARI YENİDEN BELİRLENDİ
Kişisel sağlık verilerinin güvenliğinin ihlal edilmesi ile ilgili madde, hasta mahremiyetini de kapsayacak şekilde yeniden düzenlendi ve mahremiyet ihlalinin müeyyidesi ilgili mevzuat çerçevesinde belirlendi. (ntvmsnc)
"Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlandı. Yönetmelikte, uygulama sırasında karşılaşılan sorunlar ve tereddütlerin giderilmesi ile uygulamada kolaylık sağlanması amacıyla teknik düzenlemeler yapıldı.
Yönetmelik değişikliğine göre, özel hastanede çalışan doktorlar, mesai saatleri dışında başka özel hastanede nöbet tutabilecek ve yine hastanedeki çalışma saatleri dışında başka özel hastane ve tıp merkezlerinde kurumsal sözleşmeyle çalışabilecek.
HASTANELER ARASINDA KADRO DEĞİŞİMİ YAPILABİLECEK
Özel hastaneler, Sağlık Bakanlığının izniyle planlama kapsamındaki ünite ve merkezlerini başka özel hastaneye devredebilecek ve hastaneler, kendi aralarında veya tıp merkezleri ile karşılıklı kadro değişimi yapabilecek.
ÖZEL HASTANELER BAŞKA SAĞLIK KURULUŞLARIYLA BİRLEŞEBİLECEK
Hastaneler, mevcut yatak sayıları korunarak birleşebilecek, ayrıca başka sağlık kuruluşları ile birleşerek (tıp/dal merkezleri, poliklinik) kadro sayısını 33'e çıkarmaları halinde yatak sayıları 100'e tamamlanabilecek. Yatak sayısı 100'ün üzerinde olan özel hastanelerin, planlama kapsamındaki diğer özel sağlık kuruluşları ile birleşerek ilave her 16 uzman hekim kadrosunu sağlamaları halinde 50 yatak ilave etmelerine izin verilecek.
YURT DIŞINDAN GELEN DOKTORA KADRO DIŞI ÇALIŞMA İMKANI
Ayrıca, yurt dışından gelip üç yıl çalışma şartıyla devlet hizmeti yükümlülüğünden muaf tutulacak hekimlerin, bu üç yıllık süre zarfında özel hastanelerde kadro dışı geçici çalışabilmelerine imkan sağlandı.
HASTA MAHREMİYETİNİN SINIRLARI YENİDEN BELİRLENDİ
Kişisel sağlık verilerinin güvenliğinin ihlal edilmesi ile ilgili madde, hasta mahremiyetini de kapsayacak şekilde yeniden düzenlendi ve mahremiyet ihlalinin müeyyidesi ilgili mevzuat çerçevesinde belirlendi. (ntvmsnc)
9 Şubat 2017 Perşembe
Sağlıkta dönüşüm ile ameliyat sayısı katlandı
Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın verdiği rakamlar, Türkiye’de yapılan ameliyat sayılarının son 5 yılda ameliyat sayısı neredeyse 570 bin arttığını ortaya koydu.
CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, Sağlık Bakanı Recep Akdağ’a, bir önerge ile son 5 yılda Türkiye’de yapılan ameliyat sayılarındaki artışı sordu. Önergeyi Sağlık Bakanlığı kayıtlarıyla yanıtlayan Bakan Akdağ’ın verdiği rakamlara göre, tüm Türkiye’deki hastanelerde son 5 yılda yapılan ameliyat sayısında 569 bin 568 artış oldu. Sağlık Bakanı Akdağ’ın bu konuyla ilgili verdiği rakamlar şöyle:
Hürriyet gazetesinden Meltem Özgenç'in haberine göre, 2011 yılında Sağlık Bakanlığı hastanelerinde 2 milyon 209 bin 326, üniversite hastanelerinde 617 bin 477, özel hastanelerde 1 milyon 373 bin 774 ameliyat yapıldı.
Bu rakam 2015 yılında Sağlık Bakanlığı hastanelerinde 2 milyon 364 bin 595, üniversite hastanelerinde 801 bin 424, özel hastanelerde ise 1 milyon 604 bin 126’ya yükseldi.
2011 yılında acile başvuru sayısı 94 milyon 781 bin 306 iken, rakam 2015 yılında 110 milyon 915 bin 407’ye tırmandı.
Yine 2011 yılında Sağlık Bakanlığı hastanelerine yılda 254 milyon 342 bin 943 başvuru olurken, bu rakam 2015 yılında 306 bin 825 bin 524’e çıktı. Üniversite hastanelerine başvuru sayısı ise 24 milyon 437 bin 107’den 34 milyon 539 bin 363’e, özel hastanelerde 59 milyon 69 bin 86’dan 77 milyon 581 bin 931’e yükseldi.
Bu verilere göre, ameliyat sayıları son 5 yılda 569 bin 568, acile başvuru sayısı 16 milyon 134 bin 101, hasta başvuru sayısı ise 80 milyon 732 bin 395 arttı.
‘Yük yoksulun sırtına’
CHP’li Murat Emir, soru önergesine verilen yanıt üzerine şunları söyledi: “AKP’nin yıllardır ‘Sağlıkta Dönüşüm’ adı altında yürüttüğü politikalar artık sürdürülemez noktada. Hem hasta başvuru hem de acil servislere başvuru sayısı büyük oranda yükseldi. İstatistiklere göre acil servislere başvuranların sayısı 5 yıllık dönemde yüzde 17 arttı. Bunun sebebi, vatandaşın, normal poliklinik hizmetleri sırasında birçok ödeme yapmak zorunda bırakılması, bundan kaçış yolu olarak da acil servislere yönelmesi. İstatistiklerin gösterdiği bir diğer gerçek, artan sağlık maliyetlerinin, özel hastanelere kâr yazıldığı, yoksul vatandaşın sırtına yük olduğu. Özel hastanelerin vatandaşların sağlığını hiçe sayarak yüksek oranda ameliyat yaptığını da görüyoruz.”
CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, Sağlık Bakanı Recep Akdağ’a, bir önerge ile son 5 yılda Türkiye’de yapılan ameliyat sayılarındaki artışı sordu. Önergeyi Sağlık Bakanlığı kayıtlarıyla yanıtlayan Bakan Akdağ’ın verdiği rakamlara göre, tüm Türkiye’deki hastanelerde son 5 yılda yapılan ameliyat sayısında 569 bin 568 artış oldu. Sağlık Bakanı Akdağ’ın bu konuyla ilgili verdiği rakamlar şöyle:
Hürriyet gazetesinden Meltem Özgenç'in haberine göre, 2011 yılında Sağlık Bakanlığı hastanelerinde 2 milyon 209 bin 326, üniversite hastanelerinde 617 bin 477, özel hastanelerde 1 milyon 373 bin 774 ameliyat yapıldı.
Bu rakam 2015 yılında Sağlık Bakanlığı hastanelerinde 2 milyon 364 bin 595, üniversite hastanelerinde 801 bin 424, özel hastanelerde ise 1 milyon 604 bin 126’ya yükseldi.
2011 yılında acile başvuru sayısı 94 milyon 781 bin 306 iken, rakam 2015 yılında 110 milyon 915 bin 407’ye tırmandı.
Yine 2011 yılında Sağlık Bakanlığı hastanelerine yılda 254 milyon 342 bin 943 başvuru olurken, bu rakam 2015 yılında 306 bin 825 bin 524’e çıktı. Üniversite hastanelerine başvuru sayısı ise 24 milyon 437 bin 107’den 34 milyon 539 bin 363’e, özel hastanelerde 59 milyon 69 bin 86’dan 77 milyon 581 bin 931’e yükseldi.
Bu verilere göre, ameliyat sayıları son 5 yılda 569 bin 568, acile başvuru sayısı 16 milyon 134 bin 101, hasta başvuru sayısı ise 80 milyon 732 bin 395 arttı.
‘Yük yoksulun sırtına’
CHP’li Murat Emir, soru önergesine verilen yanıt üzerine şunları söyledi: “AKP’nin yıllardır ‘Sağlıkta Dönüşüm’ adı altında yürüttüğü politikalar artık sürdürülemez noktada. Hem hasta başvuru hem de acil servislere başvuru sayısı büyük oranda yükseldi. İstatistiklere göre acil servislere başvuranların sayısı 5 yıllık dönemde yüzde 17 arttı. Bunun sebebi, vatandaşın, normal poliklinik hizmetleri sırasında birçok ödeme yapmak zorunda bırakılması, bundan kaçış yolu olarak da acil servislere yönelmesi. İstatistiklerin gösterdiği bir diğer gerçek, artan sağlık maliyetlerinin, özel hastanelere kâr yazıldığı, yoksul vatandaşın sırtına yük olduğu. Özel hastanelerin vatandaşların sağlığını hiçe sayarak yüksek oranda ameliyat yaptığını da görüyoruz.”
14 Temmuz 2016 Perşembe
Binali Yıldırım’dan şaşırtan ‘Acil Servis’ açıklaması
Başbakan Binali Yıldırım, Türkiye'de sağlık sisteminin AKP iktidarı sayesinde dünya standartları üzerine çıktığını, herkesin örnek aldığını öne sürerek, duyanları hayrete düşüren bir örnekle hastanelerimizin durumunu anlattı.
Grup toplantısında partililerin bile anlamakta zorlandığı sözler şöyle;
“Geçenlerde biri anlattı. Bayramda vatandaşlar acil servislere gitmişler. Ancak tedavi olmak için değil, kız bakmaya… Hastanelerimiz o kadar şirin hale geldi ki, oğlunu kızını evlendirmek için, yuvalar kurmak için hastanelere gidiyorlar. Acil servis tedavi değil yuva kurmak için hizmet veriyor. İşte geldiğimiz nokta bu…”
Grup toplantısında partililerin bile anlamakta zorlandığı sözler şöyle;
“Geçenlerde biri anlattı. Bayramda vatandaşlar acil servislere gitmişler. Ancak tedavi olmak için değil, kız bakmaya… Hastanelerimiz o kadar şirin hale geldi ki, oğlunu kızını evlendirmek için, yuvalar kurmak için hastanelere gidiyorlar. Acil servis tedavi değil yuva kurmak için hizmet veriyor. İşte geldiğimiz nokta bu…”
Etiketler:
hastalık,
hastane,
özel hastane,
sağlık
15 Nisan 2016 Cuma
SGK’lı hastaneye neden fark öder?
Tüm çalışanlar ve emekliler, özel sağlık kuruluşları da dahil hastanelere gidip, tedavi oluyor, ücretin bir kısmını SGK karşılıyor, üstünü cepten ödüyorlar. Ama neden ve ne kadar fark ödediklerini bilmiyorlar. İşte bu konuda merak edilenler.
Bugüne kadar çalışmayan kesimin Genel Sağlık Sigortası (GSS) haklarını anlattık. Sıra geldi, çalışan kesime, emeklilere, yani Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çatısı altındaki 67 milyona. Öncelikle iki önemli tespitte bulunayım. Bir, eminim kimi kesimler itiraz edecektir ama kabul edelim, son yıllarda devletin sunduğu sağlık hizmetinin kalitesi yükseldi ve vatandaş, daha ucuza kaliteli sağlık hizmeti alabiliyor. Kamu hastanelerinden çok cuzi ücretle sağlık hizmeti alındığını hesaba katarsanız ne demek istediğim daha iyi anlaşılır. İki; tüm çalışanlar ve emekliler, özel sağlık kuruluşları da dahil hastanelere gidip, tedavi oluyor, ücretin bir kısmını SGK karşılıyor, üstünü cepten ödüyorlar. Ama ne kadar fark ödedikleri, ilave ücretin ne kadar olduğunu, hangi durumlarda fark ödenmeyeceğini maalesef bilmiyorlar. Bilmediklerinden de fatura yüksek çıkınca ya SGK’ya ya da özel hastanelere tepki gösteriyorlar.
ÜÇ ÖNEMLİ KONU
Hürriyet'ten Noyan Doğan'ın haberine göre;Önce sağlık sistemi hakkında bilmeniz gerek önemli birkaç hususu paylaşayım, sonra sistemin nasıl işlediğini soru-cevaplarla anlatayım. Aslında o kadar da karmaşık değil. Bilinmesi gereken üç önemli husus var. Bunların başında da kısa adı SUT olan Sağlık Uygulama Tebliği geliyor. Çünkü SGK, tüm sağlık harcamalarını SUT üzerinden yapıyor. Muayene, tahlil, doktor, ameliyat, tıbbi malzeme dahil SGK; hem kamu hem de özel hastane ve polikliniklere, vatandaş adına ödeyeceği rakamı belirleyip, açıklıyor. Bu sisteme SUT deniyor. İkincisi, kamu hastanelerine gittiğinizde cebinizden beş kuruş ödemeden tedavi olup, çıkabiliyorsunuz.
ÖZEL HASTANEDE FARK
Üçüncüsü, bugün SGK, büyük şehirlerdeki bazı hastanelerin –ki, bunların da sayısı bir elin parmaklarını geçmez- dışında tüm özel hastane ve polikliniklerle anlaşmalı. Acilin dışında, özel hastane, üniversite hastanesine ya da branş hastanesine gidip tedavi olduğunuzda; SGK, SUT üzerinden, sağlık gideriniz için bir ödeme yapıyor, özel hastanenin ise SGK’nın ödediğinin iki katına kadar sizden para talep etme hakkı var. İşte, bu talep edilen tutara da fark ücreti deniyor. Gelelim, GSS sistemi hakkında merak edilenlere:
BUNLARI OKUMADAN HASTANEYE GİTMEYİN!
* Kamu hastanelerinde ücretsiz tedavi görebilir miyim?
SGK kapsamı altında nüfusun tamamı kamu hastanelerinde tedavi olur ve hiçbir ödeme yapmaz. Sadece kişilerden muayene katılım payı kesilir.
* Muayene katılım payı ne demek?
GSS kapsamında sağlık hizmetlerinden yararlanmak için hem kişiler hem de bakmakla yükümlü olduklarının ödedikleri bedel, muayene katılım payıdır. Aile hekimleri dışında, tüm doktorlar, diş hekimleri, ayakta tedavide kullanılan ilaçlar, vücut dışı protezler ve tüp bebek için muayene katılım payı ödeniyor.
* Muayene katılım ücreti ne kadar?
Kamu hastaneleri ve eczanelerde 5 lira, özel sağlık kuruluşlarında 12 lira. Ücret kesintisi, eczanelerde kişilerin kendisinden, sağlık kuruluşlarında ise kişilerin aylıklarından kesiliyor.
* Özel hastanelerin tümünde tedavi olabilir, tahlil yaptırabilir miyim?
SGK ile anlaşmalı olan tüm özel hastaneler, polikliniklerde tedavi olabilir, tahlil yaptırabilirsiniz.
* Özel hastanelerde para ödeyecek miyim?
SGK, Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) üzerinden özel hastanede, tedavi gördüğünüz sağlık sorununuza göre farklı farklı ödemeler yapıyor. SGK’nın ödediğinin üzeri için de özel hastaneler sizden fark alıyor.
* Fark ücreti neye göre belirleniyor?
Fark ücreti, SUT üzerinde belirleniyor ve hastanenin sizden talep edeceği rakamın oranını da yine SGK belirliyor. SGK’nın ödemediği sağlık giderlerini hastane sizden fark ücreti talep edemiyor.
* Fark ücreti ne kadar?
Özel hastaneler, SGK’nın sizin için ödediği ücretin en fazla iki katına kadar sizden fark alabilir, daha fazlasını talep edemez. Örneğin, özel hastanede muayene oldunuz, SGK, 40 lira ödedi; hastane sizden en fazla 80 lira fark ücreti alabilir. Ya da tahlil yaptırdınız, SGK, o tahlil için 15 lira ödedi, hastane 30 lira fark alabilir. Veya da ameliyat geçirdiniz ve SGK, 3 bin lira ödedi, hastane sizden 6 bin lira talep edebilir.
* Her durumda da fark ücreti ödemek zorunda mıyım?
Kaza geçirdiniz ya da evdeyken apandistiniz patladı ve hastaneye acile gittiniz, hastane sizden fark ücreti alamaz. Yani, fark ücreti, acilin dışındaki haller için geçerli. Bunun dışında; yoğun bakım hizmetleri, yanık tedavisi, kanser tedavisi (radyoterapi, kemoterapi, radyo izotop tedavisi), yeni doğmuş çocuklara veriler sağlık hizmeti, orta-doku-hücre nakli, doğum nedeniyle yapılan cerrahi işlemler, diyaliz tedavisi, kalp-damak cerrahisi için hastaneler fark ücreti alamıyorlar.
* Acil sonrasında özel hastanede tedavim devam ederse, fark öder miyim?
Acil durumun sona ermesi sonrası iki alternatifiniz var. Ya kendinizi kamu hastanesine nakil ettireceksiniz ki, hiçbir ücret ödemeyin. Ya da bulunduğunuz özel hastanede tedaviniz devam edecek, o zaman da hastane sizden fark ücreti alacak.
* Fark ücreti hangi hastaneler için geçerli?
Kamu dışındaki tüm özel, üniversite, vakıf, branş hastaneleri ile özel poliklinikler için geçerli.
* Gözlük bedelini SGK ödüyor mu?
Ödüyor ama GSS kapsamındaki kişilerin tamamı malzeme katkı payı ödemek zorunda.
* Malzeme katkı payı nedir?
Sağlık hizmetinden yararlanabilmek için ödenecek tutar. Katılım payı ödenecek tıbbi malzemeler ise şunlar: Görmeye yardımcı malzemeler, ağız protezleri, protezler.
* Katılım payı için ne kadar ve kime ödeyeceğim?
SGK’nın ödediğinin yüzde 10’u ve yüzde 20’si oranında katılım payı ödenir. Örneğin, SGK, proteziniz için 50 lira ödediyse, 5 lira katılım payı ödersiniz. Görmeye yardımcı malzemeler ile ağız protezleri SGK’ya bağlı kişilerin aylıklarında kesilir. İş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına tutulan sigortalıdan, bu durumları nedeniyle sağlanan tıbbi malzemeler için katılım payı ödenmez.
* İlaç katılım payı nasıl hesaplanıyor?
SGK’nın, SUT kapsamında açıkladığı ilaçların bazılarından ilaç katılım payı alınmıyor. Bu listenin dışındaki tüm ilaçlar için bir pay ödemek zorundasınız. Ayakta tedaviler için sağlanan ilaçlardan yüzde 10 katılım payı ödeyeceksiniz. Katılım payı, SGK’dan aylık alanlar ile bakmakla yükümlü olduğu kişiler için gelir ve aylıklarından kesiliyor. Diğer kişiler ise SGK ile sözleşmeli eczanelere ödeme yapıyor.
Bugüne kadar çalışmayan kesimin Genel Sağlık Sigortası (GSS) haklarını anlattık. Sıra geldi, çalışan kesime, emeklilere, yani Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çatısı altındaki 67 milyona. Öncelikle iki önemli tespitte bulunayım. Bir, eminim kimi kesimler itiraz edecektir ama kabul edelim, son yıllarda devletin sunduğu sağlık hizmetinin kalitesi yükseldi ve vatandaş, daha ucuza kaliteli sağlık hizmeti alabiliyor. Kamu hastanelerinden çok cuzi ücretle sağlık hizmeti alındığını hesaba katarsanız ne demek istediğim daha iyi anlaşılır. İki; tüm çalışanlar ve emekliler, özel sağlık kuruluşları da dahil hastanelere gidip, tedavi oluyor, ücretin bir kısmını SGK karşılıyor, üstünü cepten ödüyorlar. Ama ne kadar fark ödedikleri, ilave ücretin ne kadar olduğunu, hangi durumlarda fark ödenmeyeceğini maalesef bilmiyorlar. Bilmediklerinden de fatura yüksek çıkınca ya SGK’ya ya da özel hastanelere tepki gösteriyorlar.
ÜÇ ÖNEMLİ KONU
Hürriyet'ten Noyan Doğan'ın haberine göre;Önce sağlık sistemi hakkında bilmeniz gerek önemli birkaç hususu paylaşayım, sonra sistemin nasıl işlediğini soru-cevaplarla anlatayım. Aslında o kadar da karmaşık değil. Bilinmesi gereken üç önemli husus var. Bunların başında da kısa adı SUT olan Sağlık Uygulama Tebliği geliyor. Çünkü SGK, tüm sağlık harcamalarını SUT üzerinden yapıyor. Muayene, tahlil, doktor, ameliyat, tıbbi malzeme dahil SGK; hem kamu hem de özel hastane ve polikliniklere, vatandaş adına ödeyeceği rakamı belirleyip, açıklıyor. Bu sisteme SUT deniyor. İkincisi, kamu hastanelerine gittiğinizde cebinizden beş kuruş ödemeden tedavi olup, çıkabiliyorsunuz.
ÖZEL HASTANEDE FARK
Üçüncüsü, bugün SGK, büyük şehirlerdeki bazı hastanelerin –ki, bunların da sayısı bir elin parmaklarını geçmez- dışında tüm özel hastane ve polikliniklerle anlaşmalı. Acilin dışında, özel hastane, üniversite hastanesine ya da branş hastanesine gidip tedavi olduğunuzda; SGK, SUT üzerinden, sağlık gideriniz için bir ödeme yapıyor, özel hastanenin ise SGK’nın ödediğinin iki katına kadar sizden para talep etme hakkı var. İşte, bu talep edilen tutara da fark ücreti deniyor. Gelelim, GSS sistemi hakkında merak edilenlere:
BUNLARI OKUMADAN HASTANEYE GİTMEYİN!
* Kamu hastanelerinde ücretsiz tedavi görebilir miyim?
SGK kapsamı altında nüfusun tamamı kamu hastanelerinde tedavi olur ve hiçbir ödeme yapmaz. Sadece kişilerden muayene katılım payı kesilir.
* Muayene katılım payı ne demek?
GSS kapsamında sağlık hizmetlerinden yararlanmak için hem kişiler hem de bakmakla yükümlü olduklarının ödedikleri bedel, muayene katılım payıdır. Aile hekimleri dışında, tüm doktorlar, diş hekimleri, ayakta tedavide kullanılan ilaçlar, vücut dışı protezler ve tüp bebek için muayene katılım payı ödeniyor.
* Muayene katılım ücreti ne kadar?
Kamu hastaneleri ve eczanelerde 5 lira, özel sağlık kuruluşlarında 12 lira. Ücret kesintisi, eczanelerde kişilerin kendisinden, sağlık kuruluşlarında ise kişilerin aylıklarından kesiliyor.
* Özel hastanelerin tümünde tedavi olabilir, tahlil yaptırabilir miyim?
SGK ile anlaşmalı olan tüm özel hastaneler, polikliniklerde tedavi olabilir, tahlil yaptırabilirsiniz.
* Özel hastanelerde para ödeyecek miyim?
SGK, Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) üzerinden özel hastanede, tedavi gördüğünüz sağlık sorununuza göre farklı farklı ödemeler yapıyor. SGK’nın ödediğinin üzeri için de özel hastaneler sizden fark alıyor.
* Fark ücreti neye göre belirleniyor?
Fark ücreti, SUT üzerinde belirleniyor ve hastanenin sizden talep edeceği rakamın oranını da yine SGK belirliyor. SGK’nın ödemediği sağlık giderlerini hastane sizden fark ücreti talep edemiyor.
* Fark ücreti ne kadar?
Özel hastaneler, SGK’nın sizin için ödediği ücretin en fazla iki katına kadar sizden fark alabilir, daha fazlasını talep edemez. Örneğin, özel hastanede muayene oldunuz, SGK, 40 lira ödedi; hastane sizden en fazla 80 lira fark ücreti alabilir. Ya da tahlil yaptırdınız, SGK, o tahlil için 15 lira ödedi, hastane 30 lira fark alabilir. Veya da ameliyat geçirdiniz ve SGK, 3 bin lira ödedi, hastane sizden 6 bin lira talep edebilir.
* Her durumda da fark ücreti ödemek zorunda mıyım?
Kaza geçirdiniz ya da evdeyken apandistiniz patladı ve hastaneye acile gittiniz, hastane sizden fark ücreti alamaz. Yani, fark ücreti, acilin dışındaki haller için geçerli. Bunun dışında; yoğun bakım hizmetleri, yanık tedavisi, kanser tedavisi (radyoterapi, kemoterapi, radyo izotop tedavisi), yeni doğmuş çocuklara veriler sağlık hizmeti, orta-doku-hücre nakli, doğum nedeniyle yapılan cerrahi işlemler, diyaliz tedavisi, kalp-damak cerrahisi için hastaneler fark ücreti alamıyorlar.
* Acil sonrasında özel hastanede tedavim devam ederse, fark öder miyim?
Acil durumun sona ermesi sonrası iki alternatifiniz var. Ya kendinizi kamu hastanesine nakil ettireceksiniz ki, hiçbir ücret ödemeyin. Ya da bulunduğunuz özel hastanede tedaviniz devam edecek, o zaman da hastane sizden fark ücreti alacak.
* Fark ücreti hangi hastaneler için geçerli?
Kamu dışındaki tüm özel, üniversite, vakıf, branş hastaneleri ile özel poliklinikler için geçerli.
* Gözlük bedelini SGK ödüyor mu?
Ödüyor ama GSS kapsamındaki kişilerin tamamı malzeme katkı payı ödemek zorunda.
* Malzeme katkı payı nedir?
Sağlık hizmetinden yararlanabilmek için ödenecek tutar. Katılım payı ödenecek tıbbi malzemeler ise şunlar: Görmeye yardımcı malzemeler, ağız protezleri, protezler.
* Katılım payı için ne kadar ve kime ödeyeceğim?
SGK’nın ödediğinin yüzde 10’u ve yüzde 20’si oranında katılım payı ödenir. Örneğin, SGK, proteziniz için 50 lira ödediyse, 5 lira katılım payı ödersiniz. Görmeye yardımcı malzemeler ile ağız protezleri SGK’ya bağlı kişilerin aylıklarında kesilir. İş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına tutulan sigortalıdan, bu durumları nedeniyle sağlanan tıbbi malzemeler için katılım payı ödenmez.
* İlaç katılım payı nasıl hesaplanıyor?
SGK’nın, SUT kapsamında açıkladığı ilaçların bazılarından ilaç katılım payı alınmıyor. Bu listenin dışındaki tüm ilaçlar için bir pay ödemek zorundasınız. Ayakta tedaviler için sağlanan ilaçlardan yüzde 10 katılım payı ödeyeceksiniz. Katılım payı, SGK’dan aylık alanlar ile bakmakla yükümlü olduğu kişiler için gelir ve aylıklarından kesiliyor. Diğer kişiler ise SGK ile sözleşmeli eczanelere ödeme yapıyor.
Hangi ameliyata kaç para ödersiniz?
Sağlık sorunu ile karşılaşan vatandaşların ilk aklına gelen soru “cebimden kaç para çıkacak?” oluyor. Biz de Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği’nin (OHSAD) katkılarıyla en çok başvurulan sağlık sorunlarında hem özel hem de vakıf ve branş hastanelerinde, muayene ve ameliyatlarda cebinizden ne ödeyeceğinizi araştırdık.
Konu, genel sağlık sigortası olunca, toplumun tamamını da ilgilendirince, haliyle en çok merak edilen konuların başında; ister muayene olsun ister ameliyat, ‘cebimden kaç para çıkacak?’ oluyor. Hemen belirteyim, kamu hastanelerinden birini tercih ederseniz, muayene katılım payı (5 lira) dışında başka hiçbir ücret ödemiyorsunuz.
Ancak iş, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile anlaşmalı özel hastaneler ile üniversite ve branş hastanelerine ya da özel polikliniklere gelince biraz değişiyor. Çünkü buralarda, SGK’nın ödediğinin üzerine yüzde 200’e kadar fark ücreti alınıyor.
MUAYENE ÜCRETİ ÖRNEĞİ
Örnekleyeyim: En çok başvurulan sağlık sorunlarından kulak-burun-boğaz hastalıklarından örnek vereyim. Kamu hastanesine gidip, muayene olursanız, 5 liralık katılım payından başka bir ücret ödemiyorsunuz. Ama yok, “sıra var, istediğim doktora muayene olamıyorum” deyip de SGK ile anlaşmalı özel hastaneye giderseniz, toplam sağlık gideriniz, 89.76 lira tutuyor. Bunun 25.92 lirasını SGK sizin adınıza kuruma ödüyor. Sizin cebinizden ise 63.84 lira çıkıyor. Bunun da 51.84 lirası özel hastane farkı, 12 lirası muayene katılım payı.
Diyelim ki, aynı rahatsızlıktan dolayı kamu hastanesine ve özel hastaneye de gitmediniz, semtinizdeki özel polikliniği tercih ettiniz. O zaman da toplam muayene ücretiniz, 76.8 lira tutuyor. Bunun 21.60 lirasını SGK, sizin adınıza özel polikliniğe ödüyor; sizin cebinizden de 43.20 lirası fark ücreti, 12 lirası muayene katılım payı olmak üzere toplam, 55.2 lira çıkıyor. Yani, sağlık sorununuza, seçtiğiniz özel, vakıf, üniversite, branş hastanelerine ve özel polikliniklere göre ücretler değişiyor.
AMAN, DİKKAT!
Eminim, kimi okuyucular, ‘özel hastane, SGK’nın, ödediğinin iki katından fazla ücret talep edemez diyorsun ama anlaşmalı hastaneye gittim, önüme 160 lira fatura koydular’ diyecektir. Ona da değineyim. Özel hastanelerin, tüm branşlarda SGK ile anlaşması yok. Mesela, kalp cerrahisi, tümör cerrahisi, estetik gibi alanlarda SGK, özel hastanelerle anlaşma yapmıyor ki, burada sadece iki-üç tanesini saydım, anlaşması yapılmayan onlarca sağlık branşı var. SGK’nın, bu tür sağlık sorunları için gösterdiği adres ise, vakıf hastaneleri, kamu üniversite hastaneleri ve eğitim-araştırma hastaneleri. SGK, anlaşmalarını bu kurumlarla yapıyor.
Dolayısıyla böyle bir anlaşmanın olmadığı bir özel sağlık kuruluşuna gittiyseniz, sizden kendi ücretini alıyor. Doğru mu? Yanlış, çünkü sağlık kuruluşunun o branşta anlaşması olmadığını, dolayısıyla ücretin tamamını sizden alacağını bildirmesi gerekiyor. Sadece bu da değil, kimi özel hastaneler, SGK, ‘benim karşıladığımın iki katından fazla alamazsın’ dese de bazen fazla ücret talep edebiliyorlar. Bu gibi olaylardan dolayı da özel hastanelere ciddi cezalar kesiliyor. O nedenle yapılması gereken, sağlık sorununuz olduğunda, öncelikle özel sağlık kurumunun o konuda SGK ile anlaşması olup olmadığını sormanız, ardından da ne kadar fark ücreti öğrenmeniz gerekiyor. Biz yine de sizler için, Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği’nin (OHSAD) de katkılarıyla en çok başvurulan sağlık sorunlarında hem özel hem de vakıf ve branş hastanelerinde, muayene ve ameliyatlarda cebinizden ne ödeyeceğinizin, SGK’nın sizin için sağlık kurumuna ne ödediğinin araştırmasını yaptık.
(Noyan Doğan / Hürriyet)
Konu, genel sağlık sigortası olunca, toplumun tamamını da ilgilendirince, haliyle en çok merak edilen konuların başında; ister muayene olsun ister ameliyat, ‘cebimden kaç para çıkacak?’ oluyor. Hemen belirteyim, kamu hastanelerinden birini tercih ederseniz, muayene katılım payı (5 lira) dışında başka hiçbir ücret ödemiyorsunuz.
Ancak iş, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile anlaşmalı özel hastaneler ile üniversite ve branş hastanelerine ya da özel polikliniklere gelince biraz değişiyor. Çünkü buralarda, SGK’nın ödediğinin üzerine yüzde 200’e kadar fark ücreti alınıyor.
MUAYENE ÜCRETİ ÖRNEĞİ
Örnekleyeyim: En çok başvurulan sağlık sorunlarından kulak-burun-boğaz hastalıklarından örnek vereyim. Kamu hastanesine gidip, muayene olursanız, 5 liralık katılım payından başka bir ücret ödemiyorsunuz. Ama yok, “sıra var, istediğim doktora muayene olamıyorum” deyip de SGK ile anlaşmalı özel hastaneye giderseniz, toplam sağlık gideriniz, 89.76 lira tutuyor. Bunun 25.92 lirasını SGK sizin adınıza kuruma ödüyor. Sizin cebinizden ise 63.84 lira çıkıyor. Bunun da 51.84 lirası özel hastane farkı, 12 lirası muayene katılım payı.
Diyelim ki, aynı rahatsızlıktan dolayı kamu hastanesine ve özel hastaneye de gitmediniz, semtinizdeki özel polikliniği tercih ettiniz. O zaman da toplam muayene ücretiniz, 76.8 lira tutuyor. Bunun 21.60 lirasını SGK, sizin adınıza özel polikliniğe ödüyor; sizin cebinizden de 43.20 lirası fark ücreti, 12 lirası muayene katılım payı olmak üzere toplam, 55.2 lira çıkıyor. Yani, sağlık sorununuza, seçtiğiniz özel, vakıf, üniversite, branş hastanelerine ve özel polikliniklere göre ücretler değişiyor.
AMAN, DİKKAT!
Eminim, kimi okuyucular, ‘özel hastane, SGK’nın, ödediğinin iki katından fazla ücret talep edemez diyorsun ama anlaşmalı hastaneye gittim, önüme 160 lira fatura koydular’ diyecektir. Ona da değineyim. Özel hastanelerin, tüm branşlarda SGK ile anlaşması yok. Mesela, kalp cerrahisi, tümör cerrahisi, estetik gibi alanlarda SGK, özel hastanelerle anlaşma yapmıyor ki, burada sadece iki-üç tanesini saydım, anlaşması yapılmayan onlarca sağlık branşı var. SGK’nın, bu tür sağlık sorunları için gösterdiği adres ise, vakıf hastaneleri, kamu üniversite hastaneleri ve eğitim-araştırma hastaneleri. SGK, anlaşmalarını bu kurumlarla yapıyor.
Dolayısıyla böyle bir anlaşmanın olmadığı bir özel sağlık kuruluşuna gittiyseniz, sizden kendi ücretini alıyor. Doğru mu? Yanlış, çünkü sağlık kuruluşunun o branşta anlaşması olmadığını, dolayısıyla ücretin tamamını sizden alacağını bildirmesi gerekiyor. Sadece bu da değil, kimi özel hastaneler, SGK, ‘benim karşıladığımın iki katından fazla alamazsın’ dese de bazen fazla ücret talep edebiliyorlar. Bu gibi olaylardan dolayı da özel hastanelere ciddi cezalar kesiliyor. O nedenle yapılması gereken, sağlık sorununuz olduğunda, öncelikle özel sağlık kurumunun o konuda SGK ile anlaşması olup olmadığını sormanız, ardından da ne kadar fark ücreti öğrenmeniz gerekiyor. Biz yine de sizler için, Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği’nin (OHSAD) de katkılarıyla en çok başvurulan sağlık sorunlarında hem özel hem de vakıf ve branş hastanelerinde, muayene ve ameliyatlarda cebinizden ne ödeyeceğinizin, SGK’nın sizin için sağlık kurumuna ne ödediğinin araştırmasını yaptık.
(Noyan Doğan / Hürriyet)
Etiketler:
ameliyat,
hastane,
özel hastane,
sağlık,
sağlık bakanlığı,
sgk
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









