Artan hava sıcaklıkları halsizlik, baş dönmesi gibi sorunlara neden olabiliyor. Yaz aylarında yeterli sıvı alımına dikkat çeken uzmanlar, susuz kalmanın birçok soruna neden olduğunu söylüyor.
Bugünlerde sağlık için yapılması gereken en önemli şey su içmek! Artan sıvı kaybının halsizlik, baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü, böbrek yetmezliği hatta bilinç kaybı bile yapabileceğini söyleyen Liv Hospital Nefroloji ve Hipertansiyon Uzmanı Prof. Dr. Tekin Akpolat “Özellikle kalp, böbrek veya karaciğer gibi sıvı dengesinin belirli bir dengede olması gereken hastalar kendilerine çok dikkat etmeli, almaları gereken sıvı miktarını doktorlarına sormalıdır. Sağlıklı kişiler eğer aşırı miktarda su kaybetmiyorsa genellikle günde 2-3 litre sıvı almalıdır” diyor…
YAŞLILAR VE BEBEKLERDE DAHA BELİRGİN
Yaşam için vazgeçilmez bir madde olan suyun vücudumuzdaki dengesi böbrekler başta olmak üzere birçok organ tarafından sağlanır. İdrar, dışkı, ter ve solunum yolu ile kaybettiğimiz suyu yediğimiz yemekler, içtiğimiz su/sıvılar ile yerine koyar, vücut için gereken dengeyi farkında olmadan sağlarız. Yaz günleri gibi havanın sıcak olduğu zamanlarda özellikle terleme ile daha fazla sıvı kaybederiz. Sıvı kaybı özellikle yaşlılarda ve bebeklerde daha belirgin olur. Sokakta oynayan çocuklar da farkında olmadan sıvı kaybedebilirler. İshal, kusma gibi olağan dışı sıvı kayıpları yaşlı ve çocuklarda dramatik sorunlara yol açabilir.
BİLİNÇ KAYBINA NEDEN OLABİLİR
Su kaybının en sık belirtisi susuzluk hissi ve halsizliktir, ağız kurur. Halsiz kalan kişi kendini kötü hisseder, canı bir şey yapmak istemez. Sıvı kaybı artınca baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü ortaya çıkar. İleri sıvı kayıplarında tansiyon düşer, nabız artar, kas krampları oluşur, böbrek yetmezliği ortaya çıkar ve bilinç kaybı olabilir. Aşırı sıvı kayıplarına bağlı ortaya çıkan sorunlar kalp, beyin, böbrek, karaciğer gibi organlarda ilave bozukluklara yol açar. Bu bozuklukları tedavi etmektense önlemek her zaman hem daha kolay hem de daha ucuzdur. Bu nedenle özellikle kalp, böbrek veya karaciğer gibi sıvı dengesinin belirli bir dengede olması gereken hastalar kendilerine çok dikkat etmeli, almaları gereken sıvı miktarını doktorlarına sormalıdır. Sağlıklı kişiler eğer aşırı miktarda su kaybetmiyorsa genellikle günde 2-3 litre sıvı almaları yeterlidir.
SU İÇEMİYORSANIZ…
Su içemeyen veya içmeyi sevmeyenler alternatif sıvıları tercih edebilirler. Meyve suları, çay, kompostolar, ayran, süt, limonata, taze meyve suları, karpuz, kavun gibi meyveler iyi seçeneklerdir. Meyve suları şeker hastalarında veya çocuklarda problem yaratabilir. Tuzlu ayran da kalp veya yüksek tansiyon hastalarında sorun yaratabilir. (sözcü.com.tr)
halsizlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
halsizlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Temmuz 2017 Pazar
1 Şubat 2017 Çarşamba
Sürekli halsizlikten kurtulmanın yolları
Son günlerde uyanmakta zorluk çekiyorsanız ve sürekli halsiz hissediyorsanız bir şeyler yanlış gidiyor demektir. İşte sürekli halsizliği yenmek için yapılması gerekenler...
Aşırı halsizlik ve yorgunluk gibi durumlarda genellikle herkesin dilinde olan kendimi aşırı halsiz ve yorgun hissediyorum oluyor. Sabah kalkınca bile halsizliğim ve yorgunluğum devam ediyor dinlenemiyorum diyenlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. İçinde bulunduğumuz aylarda kış aylarında bu hissi siz de yaşıyorsanız işte yapmanız gerekenler...
*Akşam yatmadan önce ve sabah kalktıktan sonra odanızı havalandırın.
*Düzenli uyku saatleri belirlemeli ve bu saatlere uymaya çalışmalısınız.
*Haftada en az 3 gün açık havada egzersiz yapınız.
*Sabah uyandığınızda ılık duş alınız.
*Günlük alınan su miktarını 2,5 – 3 litre civarında tutmalısınız.
*Geceleri yağlı yiyeceklerden ve çok yemekten kaçının.
*Kafeinli içecekleri azaltın, alkol kullanımını azaltın, sigara kullanıyorsanız azaltın.
*Günün en önemli öğünü olan kahvaltınızı kuvvetli yapınız. Öğünlerinize buğday veya çavdar ekmeğini eklemeyi unutmayın.
*Yeşil salata, havuç, yaban mersini, kefir ve prebiyotik yoğurtlar tüketin çünkü bunlar zengin mineral ve antioksidan içeriklidir. Tüm bunları yapmanızdaki amaç metabolizma hızınızı artırmak ve insanı dinç tutmaktır.
Aşırı halsizlik ve yorgunluk gibi durumlarda genellikle herkesin dilinde olan kendimi aşırı halsiz ve yorgun hissediyorum oluyor. Sabah kalkınca bile halsizliğim ve yorgunluğum devam ediyor dinlenemiyorum diyenlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. İçinde bulunduğumuz aylarda kış aylarında bu hissi siz de yaşıyorsanız işte yapmanız gerekenler...
*Akşam yatmadan önce ve sabah kalktıktan sonra odanızı havalandırın.
*Düzenli uyku saatleri belirlemeli ve bu saatlere uymaya çalışmalısınız.
*Haftada en az 3 gün açık havada egzersiz yapınız.
*Sabah uyandığınızda ılık duş alınız.
*Günlük alınan su miktarını 2,5 – 3 litre civarında tutmalısınız.
*Geceleri yağlı yiyeceklerden ve çok yemekten kaçının.
*Kafeinli içecekleri azaltın, alkol kullanımını azaltın, sigara kullanıyorsanız azaltın.
*Günün en önemli öğünü olan kahvaltınızı kuvvetli yapınız. Öğünlerinize buğday veya çavdar ekmeğini eklemeyi unutmayın.
*Yeşil salata, havuç, yaban mersini, kefir ve prebiyotik yoğurtlar tüketin çünkü bunlar zengin mineral ve antioksidan içeriklidir. Tüm bunları yapmanızdaki amaç metabolizma hızınızı artırmak ve insanı dinç tutmaktır.
23 Mayıs 2016 Pazartesi
Bahar yorgunluğunu yenen vitaminler
Diyetisyen Merve Sarptaş, bahar yorgunluğunu atlatmanızı sağlayacak beslenme önerilerinde bulundu.
Halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları, sindirim ve uyku sorunları gibi pek çok problemle ortaya çıkan bahar yorgunluğunu beslenmenize dikkat ederek aşabilirsiniz. Peki bu sorunlarla karşılaşmamak için baharda neler yemek gerekiyor?
beslenme
VİTAMİN VE MİNERALLERE İHTİYACIMIZ VAR
Özel bir hastanenin diyetisyeni Merve Sarptaş, bahar aylarında güne daha zinde başlayabilmek için kesinlikle kahvaltı yapılması gerektiğini bildirdi. Sarptaş, ”Kahvaltıda, besleyici ancak hafif yiyecekler tercih edilmelidir. Günün diğer öğünlerde ise yağlı yiyeceklerin yerine daha hafif ve besleyici özelliği olan sebze ağırlıklı yemekler yenilmelidir. Baharla birlikte vücudun daha çok vitamin ve minerale ihtiyacı vardır. Sebze ve meyveler bağışıklık sisteminin güçlendirilmesini sağlayan, artan vitamin ve mineral ihtiyacının karşılanması açısından önemli bir besin grubudur” ifadelerini kullandı.
MUHTEŞEM ÜÇLÜ: A,C VE E
Bahar yorgunluğundan etkilenmemek için A, C ve E vitaminleri açısından zengin sebze ve meyvelerin tüketilmesini öneren Sarptaş, şunları kaydetti:
”A vitaminini en çok balık, yumurta sarısı, kırmızı et, süt, yoğurt, havuç, kayısı, tatlı kabak, kavun, şeftali, ıspanak, brokoli, tere, maydanoz, dereotu ve rokada bulunmaktadır. C vitamini içeren besinler ise maydanoz, biber, turunçgiller, soğan, kereviz, brokoli, çilek ve kividir. Bitkisel yağlar, yağlı tohumlar, yeşil yapraklı sebzeler, yumurta ve kepeği ayrılmamış un ise E vitamini açısından zengindir. Bu dönemde organik olan mevsim sebze ve meyvelerinin tüketilmesi önerilmektedir.
NELER YAPMALI?
Bu dönemde günlük tüketilen su miktarını arttırmak, vücut direncinin sağlanması ve toksinlerin atılması için faydalı olacaktır. Günde 2-2,5 litre su tüketilmelidir. Kahve, çay, kola, kakao ve benzerleri gibi kafeinli içecekler azaltılmalıdır. Kafeinli içecekler yerine, metabolizmayı rahatlatıcı ve bağışıklık sistemini güçlendirici bitki çayları tercih edilebilir. Aşırı tuz, vücutta su birikimi arttırarak yorgunluk hissini artırabileceğinden tüketilmemelidir. Düzenli olarak haftada 3 gün ve yaklaşık 45 dakika süren tempolu yürüyüşler yapmak, bu dönemdeki yorgunluk şikayetlerinin azalmasında faydalı olacaktır. Uyku düzenine dikkat edilmeli, gece geç saatlerde yatılmamalıdır. Yeterli fiziksel aktivitede bulunmak çok önemlidir. Her gün açık havada yüryüş yapılabilir.”DHA
Halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları, sindirim ve uyku sorunları gibi pek çok problemle ortaya çıkan bahar yorgunluğunu beslenmenize dikkat ederek aşabilirsiniz. Peki bu sorunlarla karşılaşmamak için baharda neler yemek gerekiyor?
beslenme
VİTAMİN VE MİNERALLERE İHTİYACIMIZ VAR
Özel bir hastanenin diyetisyeni Merve Sarptaş, bahar aylarında güne daha zinde başlayabilmek için kesinlikle kahvaltı yapılması gerektiğini bildirdi. Sarptaş, ”Kahvaltıda, besleyici ancak hafif yiyecekler tercih edilmelidir. Günün diğer öğünlerde ise yağlı yiyeceklerin yerine daha hafif ve besleyici özelliği olan sebze ağırlıklı yemekler yenilmelidir. Baharla birlikte vücudun daha çok vitamin ve minerale ihtiyacı vardır. Sebze ve meyveler bağışıklık sisteminin güçlendirilmesini sağlayan, artan vitamin ve mineral ihtiyacının karşılanması açısından önemli bir besin grubudur” ifadelerini kullandı.
MUHTEŞEM ÜÇLÜ: A,C VE E
Bahar yorgunluğundan etkilenmemek için A, C ve E vitaminleri açısından zengin sebze ve meyvelerin tüketilmesini öneren Sarptaş, şunları kaydetti:
”A vitaminini en çok balık, yumurta sarısı, kırmızı et, süt, yoğurt, havuç, kayısı, tatlı kabak, kavun, şeftali, ıspanak, brokoli, tere, maydanoz, dereotu ve rokada bulunmaktadır. C vitamini içeren besinler ise maydanoz, biber, turunçgiller, soğan, kereviz, brokoli, çilek ve kividir. Bitkisel yağlar, yağlı tohumlar, yeşil yapraklı sebzeler, yumurta ve kepeği ayrılmamış un ise E vitamini açısından zengindir. Bu dönemde organik olan mevsim sebze ve meyvelerinin tüketilmesi önerilmektedir.
NELER YAPMALI?
Bu dönemde günlük tüketilen su miktarını arttırmak, vücut direncinin sağlanması ve toksinlerin atılması için faydalı olacaktır. Günde 2-2,5 litre su tüketilmelidir. Kahve, çay, kola, kakao ve benzerleri gibi kafeinli içecekler azaltılmalıdır. Kafeinli içecekler yerine, metabolizmayı rahatlatıcı ve bağışıklık sistemini güçlendirici bitki çayları tercih edilebilir. Aşırı tuz, vücutta su birikimi arttırarak yorgunluk hissini artırabileceğinden tüketilmemelidir. Düzenli olarak haftada 3 gün ve yaklaşık 45 dakika süren tempolu yürüyüşler yapmak, bu dönemdeki yorgunluk şikayetlerinin azalmasında faydalı olacaktır. Uyku düzenine dikkat edilmeli, gece geç saatlerde yatılmamalıdır. Yeterli fiziksel aktivitede bulunmak çok önemlidir. Her gün açık havada yüryüş yapılabilir.”DHA
30 Mart 2016 Çarşamba
Yorgunluğunuzu yok edecek 16 taktik
Uzm. Dr. Özgür Şamilgil, yorgunluk hissini yok edecek önemli bilgiler verdi.
Hepimiz çeşitli sebeplerle yorgunluk hissine hapsoluyoruz. Bu nedenle de yapmak istediğimiz pek çok şeyi kaçırıyoruz. İstanbul Florence Nightingale Hastanesi, Sağlıklı Yaşam Merkezi Direktörü, Uzm. Dr. Özgür Şamilgil yorgunlukla savaşırken yardımcı olacak taktikler verdi.
YATMADAN ÖNCE YAPMAMANIZ GEREKENLER
6-8 saatlik iyi bir gece uykusunun sağlık için önemi çok büyük. Bölünmüş, kalitesiz, eksik ya da fazla uyku şunlara yol açabiliyor:
**Bağışıklık sistemini ciddi derecede bozuyor. Hafızayı önemli ölçüde zayıflatıyor, dikkat dağınıklığı yaratıyor. Zihinsel ve fiziksel performansı düşürüp problem çözme yetisini azaltıyor.
**Şeker Hastalığı’na yatkınlığa, tokken bile sık acıkmaya (gece nöbeti tutanlarda) kilo artışına neden oluyor. Hayvan deneylerinde tümör gelişimini 2-3 kat arttırıyor.
**Biyolojik iç saate bağlı (uyku hormonu ve antioksidan olan) Melatonin gibi hormonların dengesini bozup kansere neden olan oksidasyon yapıcı maddelere karşı dayanıksızlığa yol açıyor.
**Stresle ilişkili, kalp, tansiyon, mide, barsak, psişik hastalıkları arttırabiliyor.
Yatmadan önce kafanızı yoracak film, kitap veya mail takip etmeyin.
Yatış ve kalkıp saatlerinizi fazla değiştirmeyin.
BEDEN İÇİN 2 SAAT, BEYİN İÇİN 6 SAAT
Alkol uyuklama yapsa da zamansız gece uyanmalarına neden olduğundan kısıtlı kullanılmalı. Normal şartlarda karanlıkta uyku hormonu salgılanması artınca uykumuz gelir ve uyuyoruz. Alkol zamansız uyuklama ve etkisi geçince gece uyanmaya neden olur. Bölünmüş uyku, enerji eksikliği yaratır. Bedenin dinlenmesi için 2 saat fakat beynin dinlenmesi için 6 saat kesintisiz uykuya ihtiyaç vardır.
KAHVALTINIZI KENDİ ENERJİNİZE GÖRE AYARLAYIN
Bazı kişiler kahvaltı yapmayınca enerji eksikliği hisseder bazıları ise tam tersi rahatsızlık duymaz ve hatta kahvaltı yemediğinde öğle yemeği gelmeden açlık veya halsizlik duymaz. Unutmayın hepimiz benzer olsak da farklıyız, vücudunuz sesini dinleyin. Kararı kendiniz verin. Bazı insanlar sabah, bazıları ise öğleden sonra dinç ve enerjiktir, mümkünse çalışma düzeninizi buna göre ayarlayın.
SU İÇELİM AMA KAÇ LİTRE?
Birçoğumuz sağlığımız için günde 3 litre kadar su içmemiz gerektiğini duymuşuzdur. Bunun çok da bilimsel bir temeli bulunmuyor.
Sağlıklı bireylerin terle kaybettiği su ve tuz miktarı, yaptığı fiziksel aktivite, bulunduğu ortamın ısısı, tükettiği gıda cinsleri ve miktarları, metabolizma hızı, böbreklerinin çalışma düzeyi, birbirinden farklıdır. Bu nedenle su ihtiyacımız günden güne ve hatta gün içinde bile değişkenlik gösterir.
Susama duyusu en önemli belirleyicidir. Genellikle koyu renk idrar, dilde ve ciltte kuruma su eksikliğini gösterir, idrar uçuk sarı renkte olmalıdır. Yaşlılarda susama duyusuna güvenmek zordur, günlük idrarın yaklaşık 1,5 litre olmasına dikkat edilmelidir.
Suyun az miktarda yüzde 2-5 civarında azalması bile damardaki kan basıncının düşmesine dokulara yeterli besin ve oksijen ulaştırılmasında eksikliğe neden olur halsizlik, başağrısı, kas ağrısı, enerji eksikliği yaratır.
HANGİ YİYECEKLER ENERJİYİ DÜŞÜRÜR
Özellikle kahvaltıda karbonhidrat ağırlıklı beslenme (bal, reçel, beyaz unlu gıdalar, meyve, meyve suyu) 2 saat sonra ani şeker düşmesi, enerji eksikliği yaratabilir. Bu durumda peynir, yumurta, domates, salatalık yemek sorunu çözebilir.
DEMİR VE C VİTAMİNİNİ BİRLİKTE ALIN
Sadece kan yapımı için değil, beyin, sinir, kas, iskelet sistemi fonksiyonları için de önemli olan demir, besinlerle yeterli alınmaz veya adet kanaması, mide, basur kanaması gibi nedenlerle azalıyorsa takviye edilmesi gerekir. C vitamini ile beraber alınması mideden emilimini arttırır. Bitkisel demir, hayvansal demirden kimyasal açıdan farklıdır, hayvansal demir daha kolay ve hızlı emildiğinden ilk seçenek kırmızı ettir.
STRESE KARŞI ALGINIZI DEĞİŞTİRİN
Mükemmeliyet, hırs ve evham, beyin ve sinir sisteminin diğer organ sistemleri üzerindeki düzenleyici etkisini yerine getirmesinde zorluk yaratır. Sevdiğiniz işi, mesleği yapmıyorsanız, çıkmazdan kurtuluşunuz zordur. Stres algı meselesidir. Olaylara bakış açınızı değiştirip iyimser olmaya çalışmanız, meslek dışı hobiler için vakit ayırmanız işi kolaylaştırabilir. İşe ayırdığınız saatin verimli olması, dinlenmeye ayırdığınız sürenin nasıl verimli geçirildiğine de bağlıdır.
HAYIR!
Herkese, her isteyene evet demek, sizi değil onları memnun eder. İyimser fakat gerçekçi olun, gereğinde hayır demeyi bilin, enerjinizi boşa tüketmeyin.
GEÇ SAATLERDE KAHVE İÇMEYİN
Birçok faydasının yanında kahve, eğer akşam geç saatlerde içilirse uyku hormonu melatoninin etkisini azaltmaktadır, biyolojik iç saatinizi şaşırtmamak için yatmadan 4 saat önce kahve tüketiminden vazgeçin. Su kaybına da neden olacağından öncesinde bir bardak su için.
TATİLDE UYANMA SAATİNİZLE OYNAMAYIN
Haftaiçi yoğun çalışıp tatil günlerinde sabahları 1 saatten daha fazla geç kalmak biyolojik iç saatinizi bozar. Cuma ve Cumartesi gece geç yatsanız da uyanma saatinizi fazla değiştirmeyin, uykunuz yetmezse öğleden sonra 20 dakikalık şekerleme ile yetinin. Bu bile dinçlik sağlayacaktır.
ENERJİ VEREN BESİNLER TERCİH EDİN
Badem, ceviz, fındık, kabuklu deniz mahsulleri, koyu kırmızı meyveler, siyah çikolata, halsizlik hissedildiğinde ilk tercih edilecek seçeneklerdir. Kırmızı et az pişirilerek tüketildiğinde içerdiği vitamin benzeri koenzim-Q-10, B12 vitamini ve mineraller sayesinde kendinizi iyi hissetmenize yardımcı olacaktır. Organik besinlerin antioksidan ve mineral içeriğinin daha yüksek olduğu düşünülmektedir.
SOSYALLEŞMENİN VERDİĞİ ENERJİYİ YOK SAYMAYIN
Empati denilen şey karşımızdakinin ruh halinden etkilenmek demektir. Sevdiğimiz neşeli kişilerle birlikte zaman geçirmek verimliliğimizi, iyimserliğimizi artırmaktadır. Benzer şekilde örneğin yardım kuruluşlarında çalışmak bile fiziksel ve ruhsal enerjimizde artış sağlamaktadır.
GÜNEŞ VİTAMİNİ
D vitamini, besinler yoluyla günlük ihtiyacın yüzde 5-10′undan fazla alınamayan, kas kemik beyin-sinir sistemi, metabolizma tiroid bağışıklık yumurtalık sindirim prostat fonksiyonları ile çok yakından ilişkilidir. Yaz güneşi dışında vücudumuzda üretilemediğinden en fazla eksiliği duyulan vitamindir. Enerji eksikliği ve bağışıklık sisteminde zayıflamaya neden olmamak için yazın sağlıklı güneşlenerek, kışın kan düzeyi eksik ise dışarıdan takviye alarak normal seviyede tutulması gerekmektedir.
SPOR VÜCUDUNUZA NELER YAPIYOR?
Hareketsiz yaşam birçok müzmin hastalığa zemin hazırlamaktadır. Düzenli egzersiz, dinçlik verici etkisi yanında, yaşlanmayı geciktirici büyüme hormonu, depresyonu engelleyen, ağrı kesici ve mutluluk hissi veren morfin benzeri bir madde salgılatarak, kan basıncını düzenleyen damar genişletici kimyasallar üretilmesine yardım ederek, beyin ve sinir sistemini geliştirerek sizi sürekli enerjik hissettirecektir. Bu faydaları hissetmek için haftada 3 gün veya daha fazla sıklıkta yapılması gerekmektedir.
C VİTAMİNİNİ EKSİK ETMEYİN
C vitamini vücutta birçok kimyasal tepkimede önemli rol oynuyor, cildin, eklem ve bağ dokularının, kemiklerin, damarların dayanıklılığı ve elastikiyetini sağlayan molekülün üretimini sağlıyor, vücutta yıpranma ve yaşlanmayı önlüyor, yağdan enerji üretimi için gereken Carnitene oluşumunu, mücadele hormonu noradrenalinin üretimini sağlıyor. Memeli hayvanlardan insan ve birkaçı dışında hepsi vücudunda C vitamini üretebiliyor. Üretme ve depolama yeteneğimiz olmadığından dışarıdan sürekli almamız gerekiyor.
HAFTADA 2-3 KEZ DENİZ ÜRÜNLERİ TÜKETİN
Metabolizmamızın ana hormonlarından olan tiroid hormonu, besinlerle alınan iyot ve selenyum yetersizliği durumda ciddi derecede halsizliğe neden olabiliyor. Özellikle deniz mahsullerini haftada 2-3 porsiyon tüketmek sorunu çözebiliyor. Eksikliği gibi fazla miktarda iyotlu tuz tüketimi ise yine farklı bir tiroid hastalığına neden olabiliyor.
Sözün Özü : Herşeyde Ölçülü Olmayı Unutmamak Gerekiyor
Hepimiz çeşitli sebeplerle yorgunluk hissine hapsoluyoruz. Bu nedenle de yapmak istediğimiz pek çok şeyi kaçırıyoruz. İstanbul Florence Nightingale Hastanesi, Sağlıklı Yaşam Merkezi Direktörü, Uzm. Dr. Özgür Şamilgil yorgunlukla savaşırken yardımcı olacak taktikler verdi.
YATMADAN ÖNCE YAPMAMANIZ GEREKENLER
6-8 saatlik iyi bir gece uykusunun sağlık için önemi çok büyük. Bölünmüş, kalitesiz, eksik ya da fazla uyku şunlara yol açabiliyor:
**Bağışıklık sistemini ciddi derecede bozuyor. Hafızayı önemli ölçüde zayıflatıyor, dikkat dağınıklığı yaratıyor. Zihinsel ve fiziksel performansı düşürüp problem çözme yetisini azaltıyor.
**Şeker Hastalığı’na yatkınlığa, tokken bile sık acıkmaya (gece nöbeti tutanlarda) kilo artışına neden oluyor. Hayvan deneylerinde tümör gelişimini 2-3 kat arttırıyor.
**Biyolojik iç saate bağlı (uyku hormonu ve antioksidan olan) Melatonin gibi hormonların dengesini bozup kansere neden olan oksidasyon yapıcı maddelere karşı dayanıksızlığa yol açıyor.
**Stresle ilişkili, kalp, tansiyon, mide, barsak, psişik hastalıkları arttırabiliyor.
Yatmadan önce kafanızı yoracak film, kitap veya mail takip etmeyin.
Yatış ve kalkıp saatlerinizi fazla değiştirmeyin.
BEDEN İÇİN 2 SAAT, BEYİN İÇİN 6 SAAT
Alkol uyuklama yapsa da zamansız gece uyanmalarına neden olduğundan kısıtlı kullanılmalı. Normal şartlarda karanlıkta uyku hormonu salgılanması artınca uykumuz gelir ve uyuyoruz. Alkol zamansız uyuklama ve etkisi geçince gece uyanmaya neden olur. Bölünmüş uyku, enerji eksikliği yaratır. Bedenin dinlenmesi için 2 saat fakat beynin dinlenmesi için 6 saat kesintisiz uykuya ihtiyaç vardır.
KAHVALTINIZI KENDİ ENERJİNİZE GÖRE AYARLAYIN
Bazı kişiler kahvaltı yapmayınca enerji eksikliği hisseder bazıları ise tam tersi rahatsızlık duymaz ve hatta kahvaltı yemediğinde öğle yemeği gelmeden açlık veya halsizlik duymaz. Unutmayın hepimiz benzer olsak da farklıyız, vücudunuz sesini dinleyin. Kararı kendiniz verin. Bazı insanlar sabah, bazıları ise öğleden sonra dinç ve enerjiktir, mümkünse çalışma düzeninizi buna göre ayarlayın.
SU İÇELİM AMA KAÇ LİTRE?
Birçoğumuz sağlığımız için günde 3 litre kadar su içmemiz gerektiğini duymuşuzdur. Bunun çok da bilimsel bir temeli bulunmuyor.
Sağlıklı bireylerin terle kaybettiği su ve tuz miktarı, yaptığı fiziksel aktivite, bulunduğu ortamın ısısı, tükettiği gıda cinsleri ve miktarları, metabolizma hızı, böbreklerinin çalışma düzeyi, birbirinden farklıdır. Bu nedenle su ihtiyacımız günden güne ve hatta gün içinde bile değişkenlik gösterir.
Susama duyusu en önemli belirleyicidir. Genellikle koyu renk idrar, dilde ve ciltte kuruma su eksikliğini gösterir, idrar uçuk sarı renkte olmalıdır. Yaşlılarda susama duyusuna güvenmek zordur, günlük idrarın yaklaşık 1,5 litre olmasına dikkat edilmelidir.
Suyun az miktarda yüzde 2-5 civarında azalması bile damardaki kan basıncının düşmesine dokulara yeterli besin ve oksijen ulaştırılmasında eksikliğe neden olur halsizlik, başağrısı, kas ağrısı, enerji eksikliği yaratır.
HANGİ YİYECEKLER ENERJİYİ DÜŞÜRÜR
Özellikle kahvaltıda karbonhidrat ağırlıklı beslenme (bal, reçel, beyaz unlu gıdalar, meyve, meyve suyu) 2 saat sonra ani şeker düşmesi, enerji eksikliği yaratabilir. Bu durumda peynir, yumurta, domates, salatalık yemek sorunu çözebilir.
DEMİR VE C VİTAMİNİNİ BİRLİKTE ALIN
Sadece kan yapımı için değil, beyin, sinir, kas, iskelet sistemi fonksiyonları için de önemli olan demir, besinlerle yeterli alınmaz veya adet kanaması, mide, basur kanaması gibi nedenlerle azalıyorsa takviye edilmesi gerekir. C vitamini ile beraber alınması mideden emilimini arttırır. Bitkisel demir, hayvansal demirden kimyasal açıdan farklıdır, hayvansal demir daha kolay ve hızlı emildiğinden ilk seçenek kırmızı ettir.
STRESE KARŞI ALGINIZI DEĞİŞTİRİN
Mükemmeliyet, hırs ve evham, beyin ve sinir sisteminin diğer organ sistemleri üzerindeki düzenleyici etkisini yerine getirmesinde zorluk yaratır. Sevdiğiniz işi, mesleği yapmıyorsanız, çıkmazdan kurtuluşunuz zordur. Stres algı meselesidir. Olaylara bakış açınızı değiştirip iyimser olmaya çalışmanız, meslek dışı hobiler için vakit ayırmanız işi kolaylaştırabilir. İşe ayırdığınız saatin verimli olması, dinlenmeye ayırdığınız sürenin nasıl verimli geçirildiğine de bağlıdır.
HAYIR!
Herkese, her isteyene evet demek, sizi değil onları memnun eder. İyimser fakat gerçekçi olun, gereğinde hayır demeyi bilin, enerjinizi boşa tüketmeyin.
GEÇ SAATLERDE KAHVE İÇMEYİN
Birçok faydasının yanında kahve, eğer akşam geç saatlerde içilirse uyku hormonu melatoninin etkisini azaltmaktadır, biyolojik iç saatinizi şaşırtmamak için yatmadan 4 saat önce kahve tüketiminden vazgeçin. Su kaybına da neden olacağından öncesinde bir bardak su için.
TATİLDE UYANMA SAATİNİZLE OYNAMAYIN
Haftaiçi yoğun çalışıp tatil günlerinde sabahları 1 saatten daha fazla geç kalmak biyolojik iç saatinizi bozar. Cuma ve Cumartesi gece geç yatsanız da uyanma saatinizi fazla değiştirmeyin, uykunuz yetmezse öğleden sonra 20 dakikalık şekerleme ile yetinin. Bu bile dinçlik sağlayacaktır.
ENERJİ VEREN BESİNLER TERCİH EDİN
Badem, ceviz, fındık, kabuklu deniz mahsulleri, koyu kırmızı meyveler, siyah çikolata, halsizlik hissedildiğinde ilk tercih edilecek seçeneklerdir. Kırmızı et az pişirilerek tüketildiğinde içerdiği vitamin benzeri koenzim-Q-10, B12 vitamini ve mineraller sayesinde kendinizi iyi hissetmenize yardımcı olacaktır. Organik besinlerin antioksidan ve mineral içeriğinin daha yüksek olduğu düşünülmektedir.
SOSYALLEŞMENİN VERDİĞİ ENERJİYİ YOK SAYMAYIN
Empati denilen şey karşımızdakinin ruh halinden etkilenmek demektir. Sevdiğimiz neşeli kişilerle birlikte zaman geçirmek verimliliğimizi, iyimserliğimizi artırmaktadır. Benzer şekilde örneğin yardım kuruluşlarında çalışmak bile fiziksel ve ruhsal enerjimizde artış sağlamaktadır.
GÜNEŞ VİTAMİNİ
D vitamini, besinler yoluyla günlük ihtiyacın yüzde 5-10′undan fazla alınamayan, kas kemik beyin-sinir sistemi, metabolizma tiroid bağışıklık yumurtalık sindirim prostat fonksiyonları ile çok yakından ilişkilidir. Yaz güneşi dışında vücudumuzda üretilemediğinden en fazla eksiliği duyulan vitamindir. Enerji eksikliği ve bağışıklık sisteminde zayıflamaya neden olmamak için yazın sağlıklı güneşlenerek, kışın kan düzeyi eksik ise dışarıdan takviye alarak normal seviyede tutulması gerekmektedir.
SPOR VÜCUDUNUZA NELER YAPIYOR?
Hareketsiz yaşam birçok müzmin hastalığa zemin hazırlamaktadır. Düzenli egzersiz, dinçlik verici etkisi yanında, yaşlanmayı geciktirici büyüme hormonu, depresyonu engelleyen, ağrı kesici ve mutluluk hissi veren morfin benzeri bir madde salgılatarak, kan basıncını düzenleyen damar genişletici kimyasallar üretilmesine yardım ederek, beyin ve sinir sistemini geliştirerek sizi sürekli enerjik hissettirecektir. Bu faydaları hissetmek için haftada 3 gün veya daha fazla sıklıkta yapılması gerekmektedir.
C VİTAMİNİNİ EKSİK ETMEYİN
C vitamini vücutta birçok kimyasal tepkimede önemli rol oynuyor, cildin, eklem ve bağ dokularının, kemiklerin, damarların dayanıklılığı ve elastikiyetini sağlayan molekülün üretimini sağlıyor, vücutta yıpranma ve yaşlanmayı önlüyor, yağdan enerji üretimi için gereken Carnitene oluşumunu, mücadele hormonu noradrenalinin üretimini sağlıyor. Memeli hayvanlardan insan ve birkaçı dışında hepsi vücudunda C vitamini üretebiliyor. Üretme ve depolama yeteneğimiz olmadığından dışarıdan sürekli almamız gerekiyor.
HAFTADA 2-3 KEZ DENİZ ÜRÜNLERİ TÜKETİN
Metabolizmamızın ana hormonlarından olan tiroid hormonu, besinlerle alınan iyot ve selenyum yetersizliği durumda ciddi derecede halsizliğe neden olabiliyor. Özellikle deniz mahsullerini haftada 2-3 porsiyon tüketmek sorunu çözebiliyor. Eksikliği gibi fazla miktarda iyotlu tuz tüketimi ise yine farklı bir tiroid hastalığına neden olabiliyor.
Sözün Özü : Herşeyde Ölçülü Olmayı Unutmamak Gerekiyor
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








