yumurta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yumurta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Nisan 2017 Çarşamba

Meme ve yumurtalık kanserinde gen faktörü ne kadar etkili?

Genetik özelliklerin kanser gelişimindeki etkisine ilişkin literatür sonuçları, meme kanserine yatkınlığı belirleyen BRCA-1 ve BRCA-2 genlerinde değişim olan kadınlarda meme ve yumurtalık kanserine yakalanma riskinin diğer kadınlara oranla çok daha yüksek olduğunu gösterdi.

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Metin Şeker, AA muhabirine yaptığı açıklamada, birçok kanser türünde çevresel etkenler ve beslenme alışkanlığının yanı sıra genetik faktörlerin de önemli yer tuttuğunu belirterek kanser gelişiminde genetik nedenlerin payının her kanserde farklılık göstermekle birlikte yaklaşık yüzde 3-10 arasında olduğunu söyledi.
Kanser tedavisindeki önemli gelişmelerden birinin de genetik testler olduğunu ifade eden Şeker, "Birçok kanser türünde genetik mutasyonların (değişiklik) rolü olsa da günümüzde genetik testler, meme kanseri, yumurtalık kanseri ve kalın bağırsak kanserlerinde yapılmaktadır." dedi.
Bilim dünyasının kemoterapinin neden olduğu yan etkilerden kurtulmak ve kanseri daha etkin tedavi edebilmek için hedefe yönelik ilaç çalışmalarına ağırlık verdiğini anlatan Şeker, bu ilaçların geliştirilmesinde kanser hücrelerine özgü genetik özelliklerin belirlenmesinin önem taşıdığını dile getirdi. Şeker, araştırmalarda kanser hücrelerine özgü birçok genetik değişikliğin tespit edildiğini aktardı.
Doç. Dr. Şeker, kanser tedavisinde genetik faktörlerin belirlenmesinin hasta için doğru ilaç seçimine katkı sağladığını vurgulayarak şöyle devam etti:
"Genetik inceleme, sadece ilacın belirlenmesi için fayda sağlamıyor. Bunun yanı sıra birçok kanserin gelişme riski de genetik testler yardımıyla önceden tahmin edilebiliyor. Kanser gelişme riski olan kişilere henüz hastalık gelişmeden birtakım tedaviler uygulanabiliyor. Bunun en güncel örneği BRCA gen testidir. Bu geni taşıyan kişilerde meme ve over (yumurtalık) kanseri riski oldukça yüksektir. Bu nedenle bu kişilere koruyucu cerrahiler önerilerek gelecekte olası kanser riski ortadan kaldırılabilmektedir."
Uluslararası araştırma sonuçları
Meme kanserine yatkınlık yaratan genlerin başlıca BRCA-1 ve BRCA-2 diye isimlendirilen genler olduğuna işaret eden Şeker, sağlıklı kişilerde normal hücrelerde bu genlerin DNA'nın stabilitesini sağlayarak kontrolsüz hücre büyümesini engellemeye yardımcı olduğunu ve bu nedenle tümör baskılayıcı özellik taşıdığını bildirdi. Şeker, bir kadının BRCA-1 veya BRCA-2 geninde tehlikeli bir mutasyon taşıması halinde, bu kişide hayatı boyunca meme ya da yumurtalık kanseri gelişme riskinin büyük oranda arttığına dikkati çekti.
Meme kanserine yatkınlığı ortaya koyan BRCA geninin, kanser gelişimine etkisini araştıran çok fazla sayıda uluslararası çalışma olduğunu dile getiren Şeker, şunları kaydetti:
"ABD Ulusal Kanser Dairesi'nin resmi yayın organı olan Journal of National Cancer Institute'de yayımlanan makaleye göre, 2 bine yakın BRCA-1 veya BRCA-2 mutasyonu olan kadında meme kanseri riski yüzde 60, yumurtalık kanseri riski 59 olarak bulundu. John Hopkins Üniversitesi tarafından yapılan ve BRCA mutasyonunun etkisini araştıran 10 büyük çalışmanın ortak sonucunda da BRCA mutasyonu olanlarda meme kanseri riski yüzde 57, yumurtalık kanseri riski yüzde 40 olarak tespit edildi."

23 Ekim 2016 Pazar

Menopozu kolay atlatmanız için 7 öneri

Tıbbi olarak engellemek mümkün değil ama bazı küçük değişikliklerle geciktirebilirsiniz. Op. Dr. Gülfem Şişmanoğlu, menopozun ilk belirtilerini sıraladı ve menopoza girmeyi geciktiren tüyolar verdi.


Ani ateş basmaları, aşırı terleme, regl düzeninde meydana gelen değişimler, çarpıntı ya da üşüme… Ülkemizde sıklıkla 45-55 yaş arası kadınların yakındığı tüm bu şikayetler, menopozun ilk belirtileri arasında yer alıyor. Memorial Şişli Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü'nden Op. Dr. Gülfem Şişmanoğlu, kadınlarda menopoz dönemi hakkında bilgi verdi.

MENOPOZUN İLK BELİRTİLERİ NE ZAMAN GÖRÜLÜYOR?

Son regl kanaması menopoz olarak kabul edilir. Bir kadının kesin olarak menopoza girdiğini söyleyebilmek için 12 ay kesintisiz regl olmaması gerekmektedir. Menopoz ilk belirtilerini, 40 yaş sonrası, yaklaşık 55 yaşa kadar geçen süre içerisinde görülen regl düzensizlikleri ile gösterir. Ardından regl kanaması tamamen biter. 40 yaş öncesi gerçekleşen menopoz ise, prematür over yani halk arasında yaygın bilinen adıyla erken menopoz olarak adlandırılır.

Menopoz belirtileri arasında ilk sırayı regl düzeninde meydana gelen değişimler alır. Menopozda genellikle 45 yaş itibariyle kanamanın tamamen kesilmesinden 1-2 yıl önce regl düzeninde değişiklikler olur. Kanama, seyrek yani 1,5-2 ay aralıklarla görülebildiği gibi 15 gün gibi kısa sürelerde de tekrar edebilir. Menopozda ise kanama tamamen kesilir. Menopoz belirtilerine bakıldığında kadınların önemli bir kısmında sıcak basması, terleme, çarpıntı görülür ve bu belirtilerin şiddeti giderek artar.

MENOPOZUN 6 BELİRTİSİ

Ateş basması, menopozda en şikayet edilen belirtilerden biridir. Yüzde, boyunda, kollarda, ellerde ve bazen de vücudun üst yarısında aniden yanma, terleme, kızarma ve sıcaklık hissi şeklinde görülür. Genellikle 3-5 dakika sürer ve geçer. Geceleri uykudan uyandıracak şekilde ateş basması uyku düzenini bozabilir. Günde birkaç sefer sık olabildiği gibi haftada birkaç kere de yaşanabilir.  Bazı kadınlar ise menopoz belirtilerini hiç yaşamadan atlatabilirler. Menopozda görülen diğer belirtiler ise şu şekilde sıralanabilir:

*İdrar torbasının esnekliği azalacağı için gece idrara sık çıkma, idrar kaçırma, idrar yaparken yanma

*Vajina kayganlığında azalma ve kuruluk oluşumu nedeniyle cinsel ilişkide ağrı

*Cinsel isteksizlik

*Göbek çevresinde yağlanma ve kilo alımı

*Menopozda artan yaşlanma korkusu ile psikolojik rahatsızlıklar

GEBELİĞİ ENGELLEMEZ

Erken menopoz yani prematür over yetmezliği, gerçek menopozdan biraz farklıdır. Beklenen yaşta menopoza giren bir kadının doğurganlığı tamamen son bulur. Ancak prematür over yetmezliği yumurta hücrelerinin tükenmesi nedeniyle oluştuğu için kadının kendiliğinden ya da bazı kısırlık tedavileri ile hamile kalma şansı oldukça düşük olmakla birlikte doğurganlığı tamamen sona erer. Bu kadınlarda gebelik sağlanabilmesi için eğer altta yatan bir neden tespit edilmişse öncelikle onun tedavisi yapılmalıdır. Son olarak donör oosit (yumurta bağışı) ile tüp bebek yöntemi hakkında bilgi verilmelidir.

EN BÜYÜK DOSTU SİGARA

Menopoz, kadının yaş alması ile gelişen kaçınılmaz bir durumdur. Menopoz belirtilerinin birçoğu zamanla geçecektir. Menopozu önlemenin ya da durdurmanın tıbbi olarak bir yolu yoktur ancak her kadın kendi vücut saatine göre bunu geciktirebilir. Erken yaşta menopoza girmemek için öncelikle sağlıklı bir yaşam sürmek gerekmektedir. Bunun için; sağlıksız üretilen hazır gıdalardan mümkün olduğunca uzak durulmalı, trans yağ tüketilmemeli, sebze-meyve ağırlıklı beslenilmeli, alkolden uzak durulmalı, düzenli ve tek eşli bir cinsel hayat sürülmeli, stressiz bir yaşam tercih edilmeli, spor yapılmalı ve sigara içilmemelidir. Kadın vücudunun östrojen hormonunu salgılama yeteneğini azaltan sigara, yumurtalıkların kendi doğal zamanından önce fonksiyonlarının tükenmesine ve sonuç olarak daha erken yaşta menopoza girilmesine neden olur.

BU TESTLERİ MUTLAKA YAPTIRIN

Menopozda, östrojen hormonu eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkan şiddetli ateş basmaları,  hormon replasman tedavisi (HRT) ile etkili bir şekilde giderilebilir. Günümüzde şikayeti olmayan kadınlara rutin hormon tedavisi genellikle önerilmemektedir. Hormon replasman tedavisinde çoğu durumda östrojen ve progesteron hormonları birlikte verilmektedir. Tedaviye progesteron hormonu eklenmesinin amacı östrojen hormon tedavisinin tek başına verilmesi durumunda artan rahim kanseri riskinin bertaraf edilmesidir. HRT planlandığında; kapsamlı bir jinekolojik muayene, pap-smear, organların işlevlerinin iyi olduğunu gösteren çeşitli kan ve idrar incelemeleri, mamografi ve meme ultrasonografisi mutlaka yapılmalı, mümkün olan durumlarda kemik yoğunluğu ölçümü de bunlara eklenmelidir.

MENOPOZ İÇİN 7 ÖNERİ

1) Menopoz dönemini doğal bir süreç olarak düşünün, kabullenin ve bu süreçte de kendinizle barışık olun.

2) Ailenizden, arkadaşlarınızdan ve yakın çevrenizden destek beklediğinizi onlarla paylaşın.

3) Doktor kontrollerinizi aksatmayın ve tüm sıkıntılarınızı doktorunuzla paylaşın.

4) İhtiyaç duyuyorsanız psikolojik yardım almaktan çekinmeyin.

5) Düzenli egzersiz, yoga veya meditasyon yapın.

6) Sağlıklı ve dengeli beslenin.

Keyfini çıkarın!

Regl dönemleriniz artık tatile denk gelmeyecek, kıyafetlerinizi kontrol etmek zorunda kalmayacaksınız, her ay yaşadığınız regl ağrıları artık olmayacak, doğum kontrol yöntemlerine de ihtiyaç duymayacağınız bu dönemin keyfini çıkarın. Sözcü

18 Ekim 2016 Salı

Yumurtalığınız yaşlıysa genç yaşta menopoza girebilirsiniz

Günümüzde kariyer maratonu uzun süren kadınlar için menopoz bir paranoya halini alıyor. Anne olmayı ileriki yaşlara erteleyen kadınlar erken menopoza girerek bu şansları kaybetmekten korkuyor. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Suat Süphan Erşahin, bu nedenle kadınların mutlaka yumurtalıklarına baktırması gerektiğini söylüyor. Op. Dr. Erşahin, “Eğer yumurtalık rezervi uygunsa o zaman kariyer de yapabilir çocuk da” diyor.


Yumurta rezervi sürekli azalır

Kadınların yumurtalıklarında bulunan hücrelerin giderek azalması ve nihayetinde bitmesi doğurganlığın azalmasına ya da menopoza girmesine yol açar. Aslında her kadının yumurtalıklarında ihtiyacı olandan binlerce kat fazla yumurta hücresi (germ hücresi) bulunur. Anne karnında 7 milyon olan yumurta hücreleri bu tepe noktasından giderek azalmaya başlar. Bebek doğduğunda yumurta hücrelerinin sayısı 2 milyona, ergenlikte 400 bine ve menopoz döneminde ise 1000’e iner. Bu durum aslında tıpta apoptoz adı verilen programlanmış bir hücre ölümüdür. Planlanmış bu hücre azalması, bazı kadınlarda daha hızlı olduğunda veya genetik olarak menopoz yaşı 40 yaşın altına programlandığında ortaya erken menopoz çıkar. Menopoz, yumurta hücrelerinin yok olması yani bitmesi sonucu ortaya çıktığı için tedavisi veya geri döndürülmesi söz konusu olmamaktadır.
Peki, acaba menopoz geciktirebilir mi? Eğer burada kast edilen adet görmek ise cevap “Evet” olacaktır. Yumurta hücresi kadın yumurtalığında büyürken ürettiği hormonlar olan östrojen ve progesteron hormonu yumurta hücresinin bittiği menopoz durumunda dışarıdan ilaç olarak kadına verilirse kadın menopozda değilmiş gibi düzenli adet görebilir. Ancak menopozla ilgili soru “çocuk doğurma” için olduğunda cevap olumsuz olacaktır. Çünkü bitmiş, yok olmuş yumurta hücresini yerine koymak yani yoktan var etmek mümkün değildir.

 Yumurtalığın yaşı da önemli

Modern kadının erken menopoz riski bulunup bulunmadığını bilmek ister. Eğer böyle bir risk varsa kariyeri, konumu hemen bir tarafa bırakarak kendi doğasında olan annelik duygusunu tatmak için her şeyden vazgeçebilir. Erken menopoz riski ultrason muayenesi ve bazı hormon tahlilileriyle ön görülebilir. Çünkü kadının kronolojik yaşı ile yumurtalık yaşı her zaman paralel gitmeyebilir. Bazen yumurtalığın yaşı kadının yaşından daha büyük olabilir. Örneğin kadının yaşı 30, yumurtalığın yaşı 40 olabilir, bu da erken menopozu getirebilir. Yapılan muayene ve hormon tahlilleri sonucu yumurtalık (over) rezervi azaldığı görülen evli kadınlara çocuk doğurma planlarını ertelemeden hemen gerçekleştirmelerini öneririz. Eğer rezerv iyi ise o zaman hayat planını kendi şartlarına göre yapabileceğini, çocuk doğurmayı birkaç yıl daha erteleyebileceğini söyleyebiliriz.

Yumurtalık rezervi her kadında doğal olarak 35 yaşından sonra düşmekte ve bunun yansıması da çocuk doğurma şansının azalması olmaktadır. Gebe kalma zamanlarını ileri tarihlere bırakmak isteyen kadınların bu kararı almadan kadın doğum doktoruna muayene olarak gebe kalma şansları konusunda bilgi edindikten sonra bu kararı vermeleri daha doğru olacaktır. Eğer yumurtalık rezervleri genç kadınların yaşlarına uygun veya daha iyi ise o zaman kariyer de yapsınlar, çocuk da!

Yumurtalık rezervi azaldıysa acilen tedaviye başlanmalı

Yumurtalık rezervi azaldığını tespit ettiğimiz kadınlarda artık zamana karşı yarışarak bir an önce çocuk sahibi olmalarına gayret gösteririz. Bu amaçla infertilite (kısırlık) testlerini beklemeden yapar, başka sorun varsa ortaya koyar ve hemen tedaviye başlarız. Bu grup hastalarda tüp bebek opsiyonunu daha hızlı devreye sokmaktayız, ancak tüp bebek başarı oranlarının en düşük olduğu maalesef grup yumurtalık rezervi az olan hastalardır. Çünkü yumurta hücrelerindeki sayısal (kantitatif) azlık beraberinde kalitesel azalmayı da getirmektedir.

Over (yumurta) rezervi az olan hastalardan diğer tüp bebek hastalarına oranla daha az sayıda yumurta hücresi alınabilmektedir. Bu hücrelerin döllenmesi, bölünmesi ve embriyo oluşturma kapasiteleri daha düşük olur. Ayrıca oluşan gebeliklerde anormallik, sakatlık olma riski de daha yüksektir. Over rezervi az olan hastalarımızdaki bu azalmış gebelik şansını tüp bebek yöntemiyle en iyi şekilde kullanmaya çalışırız. Bu çiftlerin azalmış da olsa gebelik şansları vardır ve bugünkü gebelik şansı yarından daha iyi olacağından bu hastalarımızı gecikmeden tedaviye alırız. (cnntürk)

23 Eylül 2016 Cuma

3 bin TL’ye yumurtalar devlet garantisinde

Sağlık Bakanlığı’nın yumurta dondurma işlemiyle ilgili yönetmeliği, artık evlenmemiş, hiç doğum yapmamış bekâr kadınları da kapsar hale getirildi.


Yılda ortalama 60 bin tüp bebek uygulamasının yapıldığı Türkiye’de artık bekâr kadınlar da gelecekte anne olabilmek için hamile kalabilme şansının yollarını arıyor. O yollardan biri de ‘yumurta dondurma’ işlemi.

Habertürk'ün haberine göre Sağlık Bakanlığı’nın 2014 yılında sadece kanser hastası kadınlar ile sınırlı tuttuğu yumurta dondurma işlemiyle ilgili yönetmeliği, artık evlenmemiş, hiç doğum yapmamış bekâr kadınları da kapsar hale getirildi. Uygulama, kamu güvencesiyle Üsküdar’daki
Zeynep Kamil ve Zeytinburnu’ndaki Süleymaniye kadın doğum ve çocuk hastalıkları hastanelerinde başladı. Özel hastanelerde 10 bin lirayı bulan işlem kamu hastanelerinde yaklaşık 3 bin liraya yapılıyor.

Kısa süre önce yenilenen Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin Tüp Bebek Merkezi’ne başvuran 30 kadın yumurtalarını dondurdu.

Evlilik ve yaş kriteri yok

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Tayfun Kutlu, “Uygulamayı talep eden hastalarımız için evlilik ve yaş kriteri yok. Önce hastanın yumurtalık fonksiyonlarını ölçüyoruz. Buna hak kazanan kişiler için 3 hekim onaylı rapor çıkartıyoruz. Hasta 12 gün süren bir ilaç tedavisi görüyor. Gelişen yumurtalar olgunlaştıktan sonra anestezi eşliğinde ulstrason uygulayarak topluyoruz. Kaliteli yumurtalar tüplere konulup -196 derecede saklanıyor. Yumurtalar maksimum 5 yıla kadar saklanabiliyor. Bu süreyi uzatmak için bakanlık onayı gerekiyor. Hastalar dondurma işlemini uzattıkları her yıl başına 375 lira ücret ödüyorlar” dedi.

4 Eylül 2016 Pazar

Erken menopoz kader değil

Dr. Necati Fındıklı, günümüzde erken menopoz riskinin ya da düşük yumurtalık rezervi sorunun, kadınların çocuk sahibi olma konusunda bir engel olmadığını belirtti.


Yumurtalık veya yumurtalık dokularını dondurma işlemi kadınların çocuk yapma hayallerini istedikleri zaman yaşama imkanı veriyor. Özellikle erken menopoz riski ve düşük yumurtalık rezervi olan kadınlar için hayat kurtarıcı olan bu uygulamanın ayrıntılarını Bahçeci Sağlık Grubu Bilimsel Direktörü Dr. Necati Fındıklı anlattı.

Fındıklı, birkaç yıl önce yürürlüğe giren “tüp bebek diğer bir adıyla üremeye yardımcı tedaviler yönetmeliği” kapsamında yapılan değişikliklere dikkat çekerken “bu yönetmelik sayesinde kadınların erken menopoz korkusu sona eriyor. Çünkü düşük yumurtalık rezervi olduğu tespit edilmiş, henüz doğum yapmamış ve aile öyküsünde erken menopoz hikâyesi olan kadınlar, yumurtalarını veya yumurtalık dokularını gelecekte çocuk sahibi olabilme şanslarını koruyabilmek amacı ile dondurtabiliyorlar” diye konuştu.

40’LI YAŞLARDAN SONRA İHTİMAL AZALIYOR

Dünyada her 100 kadından 3'ü erken menopoz problemiyle karşı karşıya. Ülkemizde de durum bundan farklı değil. İstatistiklere göre Türkiye'de evlilik yaşı son 20 yılda ortalama 2 yaş artarken her geçen yıl daha fazla kadın da kariyer veya diğer sebepler nedeni ile evlilik ve çocuk sahibi olma planlarını erteliyor. Ancak bu erteleme erken menopoz riski ile birlikte anne olabilme şansını da azaltıyor. Çocuk sahibi olma konusunda en büyük engellerden birinin kadınlarda yaşa bağlı olarak yumurtalık rezervinin azalması ve yumurtalardaki kalite kaybı olduğunu belirten Dr. Necati Fındıklı; “Bilimsel çalışmalar ve mevcut tedavi sonuçları bayanlarda 40'lı yaşlardan sonra çocuk sahibi olma başarısının ciddi olarak azaldığını ortaya koyuyor. Bir de buna çeşitli nedenler ile erken yaşlarda düşük yumurtalık rezervi teşhisi veya erken menopoz riski eklendiğinde, pek çok bekar bayan için gelecekte çocuk sahibi olamama endişesi çok daha erken yaşlarda kabus haline geliyor “ dedi.

ERKEN MENOPOZ KADER DEĞİL!

Sağlık Bakanlığı'nın birkaç yıl önce değişikliklerle yürürlüğe koyduğu Üremeye Yardımcı Tedaviler yönetmeliği kapsamında, daha önce sadece ciddi bir cerrahi operasyon geçirecek veya kanser tedavisi nedeni ile kemoterapi veya radyoterapi görecek bayanlar için izin verdiği yumurta hücresi veya yumurtalık dokusunun dondurularak saklanması iznini genişlettiğine vurgu yapan Dr. Necati Fındıklı; “Artık düşük yumurtalık rezervi tanısı konulmuş veya erken menopoz riski olan, fakat henüz doğum yapmamış bekar kadınlar yumurta veya yumurtalık dokularını dondurtabiliyorlar” dedi.

YUMURTA DONDURMANIN  UYGULAMASININ YAŞI VAR MI?

Sağlık Bakanlığı bu hizmetin verilebilmesi için işlemin uygulanacağı bireyde mevcut sosyal ve sağlık durumunun belirlenen şartlara uygun olduğunun belgelenmesini şart koşuyor. Bu şekilde raporlanmış durumlarda ise ikinci ve en önemli aşama, işlemlerin nerede ne şekilde yapılabileceğine karar verilmesi. Dr. Necati Fındıklı; “Yumurta hücrelerinin mi yoksa yumurtalık dokusunun mu dondurulacağı, yumurtaların nasıl ve ne şekilde elde edilebileceği gibi birçok sorunun yanıtının, bu konuda uzman ve yetkinliği bilinen tüp bebek merkezleri ile koordineli olarak aranması gerekiyor. Çünkü yumurta veya yumurtalık dokusu dondurma ve saklama teknolojilerinin her tüp bebek merkezinde aynı başarı oranlarında gerçekleştirilemediği bilinen bir gerçek ve her merkezde bu örneklerin uzun süreler (yıllar) saklanması için sağlam, yeterli ve/veya sağlıklı bir altyapı olmayabiliyor” diye konuştu.

Yumurta veya yumurta dokusunun dondurularak saklanmasının Türkiye'de pratikte uzun yıllardır yerilen bir hizmet olmadığını ancak son birkaç yıldır belirli kurumlarda bu konuda ciddi bilgi birikiminin sağlandığını vurgulayan Dr. Fındıklı; “Yumurtalık dokusunun dondurulması ise dünyada da ülkemizde de halen deneysel aşamada. Bununla birlikte, yumurtalık dokusunun dondurulması, çözülmesi ve nakli sonrasında doğan sağlıklı bebek sayısı her geçen gün artıyor ve yakında bu uygulamanın da dünya genelinde rutin laboratuar uygulamaları arasında yerini alması bekleniyor” dedi.

Uygun şartlar altında gerçekleştirilen bir yumurta dondurma işlemi sonrası elde edilen canlılık oranların yaklaşık %90'lar civarında olduğunu ifade eden Dr. Necati Fındıklı; geliştirilme aşamasındaki protokollerle birlikte bu oranın %100'e yaklaştığını belirtti.

Dondurulmuş olan yumurta hücrelerinin çözdürme, mikroenjeksiyon ve sonrası embriyo transferi aşamalarını kapsayan bir tüp bebek tedavisi şeklinde sunulduğunu belirten Dr. Fındıklı; “yumurta dondurma uygulamasının yakın gelecekte beklenen başarıyı sağlayabilmesi için en az 8-10 adet olgun yumurta hücresinin donduruluyor olması gerek. Sayıca bu orandan az yumurta hücresi dondurulabilen kadınlarda mümkün ise bu sayının arttırılması, değil ise mevcut dondurulmuş yumurta hücresi sayısına bağlı olarak bir bilgilendirme yapılması olası verimliliğin ve yumurtaları dondurulan kişinin yakın gelecekte sahip olabileceği tedavi şansının belirlenebilmesi açısından son derece önemli” diye konuştu. Sözcü

3 Temmuz 2016 Pazar

2 yaşındaki kız çocuğunun yumurtalıkları donduruldu

İngiltere'de 2 yaşındaki bebek kansere yakalandı. Ancak kanser tedavisinin dokulara zarar vererek ileride çocuk sahibi olma ihtimalini düşürmesi nedeniyle doktorlar küçük kızın yumurtalıklarını alıp dondurmayı önerdiler. Küçük kız bebek yumurtalıkları dondurulan en küçük hasta oldu.

Ancak bu işlemin bir başka riski de kanser hücrelerinin yumurtalık dokusuna bulaşmış olma ihtimali. Eğer böyle bir şey olduysa ilerleyen yıllarda hamile kalınmaya çalışıldığı sırada kanser tekrar geri gelebilir.

20 - 30 YIL SAKLANIYOR

Olgunlaşmamış yumurtalık hücreleri uzmanların IVM denilen yöntemle laboratuvar ortamında olgunlaştırılacak. Bu yumurtalar son saklama yöntemleri ile 20 ya da 30 yıl kadar saklanabiliyor.
Oxford Üniversitesi'nden operasyonu gerçekleştiren uzmanlar bu kadar küçük bir hastanın yumurtalıklarını büyütmenin çok zor bir işlem olduğunu söyledi: "Laparoskopik yöntemle yumurtalıkları aldık ancak dondurmadan önce hücreleri olgulanlaştırmamız gerekiyordu. Bu dokuları bulmak çok zor oldu. İşlemi mikroskopla yaptık." dedi.


OLGUNLAŞMAMIŞ YUMURTALAR LABORATUVAR ORTAMINDA GELİŞTİRİLDİ

Oxford infertilite bölümünden operasyonu gerçekleştiren medikal direktör Tim Child, "Binlerce olgunlaşmamış yumurta vardı ve bizim bunları görmemiz çok zor çünkü inanılmaz küçükler. O nedenle biraz daha olgunlaşmış olanları bulmaya çalıştık. Bu durum genç kadınlar ve kanser tedavisi görmek zorunda olan küçük kızlar için çok umut verici. Aynı zamanda bilim adına da heyecan verici bir gelişme çünkü kanser tamamen kaybolabiliyor ancak yumurtalar zarar görüyor. Eğer bu işlem küçük hasta ileride çocuk sahibi olmak istediğinde başarıya ulaşırsa önemli bir gelişme olacak." dedi. Hürriyet

15 Haziran 2016 Çarşamba

Tüp bebekte başarıyı etkileyen faktörler

Tüp bebek tedavisi ile ilgili bilmeniz gereken her şey...


Türkiye’deki tüp bebek tedavisinde kullanılan teknolojilerin Avrupa ve ABD seviyesinde olması buradaki tedavilerin de başarı oranını yükseltiyor. Konu ile ilgili bilgiler veren Eurofertil Tüp Bebek Merkezleri Medikal Direktörü Üreme Sağlığı ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Hakan Özörnek, “son dönemde yenilenen genetik testler, embriyo, yumurta ve sperm dondurma işlemlerindeki gelişmeler, mikro akışkanlı çip uygulaması, serum tedavisi gibi çok önemli ve başarılı çalışmalar Avrupa ve ABD ile eş zamanlı olarak Türkiye'de de uygulanmaktadır. Bütün bu gelişmeler en kaliteli embriyoyu en uygun zamanda ve koşullarda transfer ederek maksimum gebelik şansını elde etmeyi hedeflemektedir. ” dedi

TÜP BEBEKTE BAŞARI NELERE BAĞLI?

Tüp Bebekte başarıyı etkileyen en önemli faktörlerden biri anne adayının yaşı. Anne adayının yaşı ilerledikçe tüp bebekte başarı dramatik biçimde azalıyor. Yaş ilerledikçe;

*Yumurtalıkların yaşlanması

*Döllenme oranında azalma

*Rahim iç zarının döllenen yumurtayı tutma yeteneğinin azalması

*Endometriozis hastalığı ve myomların görülme sıklığının artması

*Doğurganlığı etkileyebilecek cerrahi müdahaleler
artmaktadır.

Dünyada da henüz yeni uygulanan bir tedavi ile anne adaylarından adeta “altın yumurta“ elde edebiliyoruz. Bir kadının yumurta rezervi doğduğu anda belli olmaktadır ve bunu değiştirmek hiçbir şekilde mümkün değildir. Kadın kaç yaşında ise yumurtası da aynı yaştadır, yani kadınlar yaşlandıkça yumurtaları da yaşlanır. Hatta kimi zaman çok genç kadınlarda yaştan bağımsız olarak da yumurtalık yaşlanması görülebilmektedir. Yaşlanan yumurtalar da gebelik şansını çok önemli oranlarda azaltmaktadır.
Tüp bebek tedavisi uyguladığımız hastalarda 20-30'lu yaşlardaki anne adaylarından 8-10 yumurta toplarken, 40'lı yaşlardaki hastalardan yumurta toplama sayısı 1-2'ye düşmektedir.

DOĞURGANLIK NASIL KORUNUR?

Kadınların doğurganlıklarını korumak için yaşam tarzlarında yapabilecekleri bazı değişiklikler mevcut.

KİLO KONTROLÜ

Yapılan araştırmalar aşırı kiloların doğurganlığı olumsuz yönde etkilediğini gösteriyor. Kadınların sağlıklı beslenmeleri ve normal kiloda olmaları doğurganlık kouyucu önemli bir faktör. Öte yandan çok zayıf olmak da anne adayları için istenmeyen bir durum tıpkı fazla kilolar gibi aşırı zayıflık da anne olma yolunda engel oluşturabiliyor.

SİGARA

Sigara sağlıklı bir yaşam için zaten uzak durulması gereken zararlı bir madde. Ancak anne adayları için sigara bağımlılığında kurtulmak çok daha önemli. Zira sigara hem gebe kalmayı engelliyor hem de gebelik sürecini ve doğacak olan bebeğin sağlığını tehlikeye atıyor.

STRES

Çağımızın en önemli sorunlarından biri de stres. Gerek sosyal yaşam, gerekse çalışma koşulları nedeni ile anne adaylarının yaşadıkları stres gebe kalma sürecini olumsuz etkiliyor. Çiftlerin çocuk sahibi olmayı istedikleri halde gebeliğin oluşmaması da başlı balına bir stres faktörü bu nedenle anne adaylarının stres kontrolüne önem vermeleri ve gerekirse psikolojik danışmanlık almaları önemli.

ENFEKSİYONLAR

Vajina enfeksiyonları mantarlar, bakteriler yada bazı parazitler sonucu oluşabiliyor. Kadından erkeğe de bulaşabilen vajina enfeksiyonları erkekte sperm canlılığı ve hareketliliğini etkileyerek infertiliteye yol açıyor. Anne adaylarının bu tür sorunlar var ise en kısa zamanda bir uzman yardımı ile tedaviye başlamaları gerekir.

KADINLARIN HAZİNESİ: YUMURTA REZERVLERİ

Rahim yaşlanması değil, yumurtanın yaşlanması hamile kalmayı zorlaştırır. 30 yaşındaki bir kadının dondurulan yumurtaları 40 yaşına geldiğinde de aynı kalır, dolayısıyla rahmin yaşlanması döllenme işleminin gerçekleşmesini engellemez döllenme için yumurtanın genç kalması gerekir. Bu nedenle kadınların en önemli hazineleri ” yumurta rezervleri” olarak görülebilir.

Bugün için evli ve doğurganlığını ertelemek niyetinde olan kadınların özellikle 35 yaşın üzerindekilerin tüp bebek tedavisi yaptırıp döllenmiş yumurtalarını (embryo) dondurarak saklama seçeneğini ciddi olarak düşünmeleri gerekir.

Yumurta Dondurma Nedir?

Yumurta dondurma işlemi kadının yumurtalığından elde edilen yumurtanın (oosit) saklanarak ileride kullanılması amacıyla dondurulması işlemidir. Kadın yumurtalıklarından vajinal ultrasonografi yardımı ile toplanan yumurtaların laboratuvar ortamında vitrifikasyon yöntemi ile dondurulduğu bu yöntem, yumurtaların çok uzun bir süre muhafaza edilerek saklanmasını sağlamaktadır.

Kimler Yumurta Dondurabilir?

Önceleri yalnızca kanser tedavisi görecek hastalara yumurta dondurma izni veren Sağlık Bakanlığı, yeni yönetmelik düzenlemesi ile yumurta rezervi düşük olan tüm kadınlara “yumurtalarını dondurma hakkı” yani  ” anne olabilme şansı”  sağlıyor. Yumurta rezervi az olan genç, evli, bekâr her kadın yumurtalarını dondurup istediği zaman anne olma şansını elde edebiliyor. Daha önce bunun müddeti 5 yılla sınırlıydı. Bu süre şimdi 5 yıllık periyotlarda bakılarak limitsiz hale getirildi.

“PREİMPLANTASYON GENETİK TANIDA ALTIN ÇAĞ”

Tüp bebek uygulamasında embriyoya ait hücrelerin girişimsel yöntemlerle elde edilerek genetik hastalıklara veya kromozom sayısına yönelik tanı ve tarama işlemlerinin yapılması sağlıklı gebelik ve bebek elde etmek için çok önemli. Özellikle ileri anne yaşı söz konusu olduğunda genetik testler hayati önem taşımaktadır. Gebelik öncesi yapılan bu taramalar implantasyon öncesi genetik tanı/tarama (PGT) olarak adlandırılmaktadır. PGT yönteminde, kadından toplanan yumurta ve erkekten toplanan spermden mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemiyle oluşturulan embriyolardan normal kromozom sayısına sahip olanı anne rahmine yerleştirmeyi amaçlıyoruz. Böylece kromozom sayısına bağlı bozukluklar nedeniyle meydana gelen düşüklerin veya gebeliğin sonlandırılması ihtimalini azaltmayı hedefliyoruz.

Kromozomal inceleme için PGT yaptırmaya karar veren çiftten öncelikle embriyo elde edilmesi gerekmektedir. Embriyo gelişiminin 5. gününde embriyodan birkaç hücre embriyolog tarafından biyopsi ile alınarak hücreler “Kantitatif PCR” (q-PCR) yöntemi ile incelenmektedir.
Bu işlemde, kromozomların sadece sayısal analizi yapılabilmekte ve analiz sonucunda hücrenin içeriğindeki kromozomların sayısı belirlenmektedir.

Genetik uzmanı, kromozomların sayısal değerlendirilmesi sonucunda hücreleri normal veya anormal olarak belirtmektedir. İncelenen hücre, normal olarak belirlenirse, embriyoyu oluşturan diğer hücrelerin de normal olmasının beklenir.

Ailesinde ya da akrabalarında tanımlanmış bir genetik hastalığı bulunan ya da genetik hastalığa sahip çocuğu olan ailelerin çok dikkatli olması gerekmektedir. Bu ailelere şöyle bir çağrıda bulunmak isteriz;

“ – Bu test, hücrede bulunan tüm kromozomları (23 çift) sadece sayısal olarak incelemektedir. Dengeli veya dengesiz kromozomal bozukluklar, tek gen hastalıkları ve diğer genetik bozukluklar bu yöntemin içeriğinde yer almamaktadır. Eğer ailenizde, yakın akrabalarınızda veya sizlerde tanımlanmış bir genetik hastalık, genetik bir hastalığa sahip çocuğunuz/ çocuklarınız varsa bu durumu doktorunuza mutlaka bildiriniz! Bu durumlarda tanımlanmış genetik hastalığa özel daha ileri genetik tanı testleri yaptırmanız önerilmektedir.

Gebeliğin ilerleyen aylarında da ultrason bulgularına dayanarak doktorunuz gerekli görüldüğü taktirde bu teste ilaveten doğum öncesi (prenatal) genetik tanı önerebilmektedir. Bu prenatal testler ilk üç ayda koryon villus örneğinden (CVS) ya da ikinci üç ayda amniyon sıvısından yapılabilmektedir. “

Yeni genetik test ile taramalar embriyonun 5. Gününde yapılabilmektedir. Eskiden embriyonun 5. Gününde yapılan tarama testinin sonucunu yaklaşık 12 saat sonra alabiliyorduk bu durumda da sonuç olumlu çıksa bile embriyonun transferi için geçerli süre geride kaldığı için embriyo dondurularak bir sonraki ay transfer edilebiliyordu.

Yeni genetik tarama testinde 4 saat sonra sonuç almak mümkün. Böylece embriyoyu dondurmaya gerek kalmadan aynı gün içinde transfer edebiliyoruz.

Öte yandan söz konusu genetik tarama testi önceki testlerden çok daha ucuz, bu da aileler için önemli bir avantaj oluşturmaktadır. (Sözcü)

29 Kasım 2015 Pazar

Risk varsa yumurtanızı dondurun

Erken menopoz riski olan ancak gelecekte anne olma şansını korumak isteyen kadınlar yumurtalarını dondurabiliyor.

4 yıl önce KKTC’de (henüz Türkiye’de yasal değildi) yumurtalarını donduran kadınlardan biri de 15 yıllık kadın doğum ve tüp bebek uzmanı Dr. Aytun Aktan. 40 yaşında ve bekâr olan Dr. Aktan, Türkiye’de yumurta dondurmayla ilgili yapılan yasal düzenlemenin anne olmak için bir şans daha verdiğini söyledi.

DOĞRU ERKEK ÇIKMADI

Anne olmaya çalışan pek çok kadın hastası bulunan Dr. Aktan, “Beni yumurta dondurmaya motive eden örnekler karşımdaydı. Örneğin benim gibi doktor olan bir arkadaşımın yumurta rezervi çok düşüktü. İki kez tüp bebek yaptırdı ve ikisi de düştü. Anne olmak için ihtimal kalmamıştı” dedi.
Henüz evlenebileceği bir erkeğin karşısına çıkmadığını belirten Bahçeci Sağlık Grubu doktorlarından Dr. Aktan, “Yumurtalarımın, dondurulduğu yani 36 yaşında saklanıyor olması bana güven veriyor. Hayatımı planlarken, yapmak istediklerim ve doğru hayat arkadaşımı seçmek için zaman tanıyor. Sadece baba olsun diye biriyle birlikte olma riskini azaltıyor” diye konuştu.

ERKEN MENOPOZ UYARISI

Ablası, annesi, teyzesi 40 yaşın altında menopoza girenlerin erken menopoza girme risklerinin daha yüksek olduğunu hatırlatan Dr. Aktan, “Erken menopoz riskiniz varsa, ya üzümün çöpü, armudun sapı demeyip gecikmeden çocuk yapacaksınız ya da yumurta dondurmayı düşüneceksiniz. Yumurtalıkların ve yumurtaların durumunu öğrenmek için muayene, ultrasonografi ve bazı testler yapıyoruz. Bazen de ‘Her şey yolunda’ denen hastalarımız geliyor, bir bakıyoruz ki menopoza girmiş bile. Erken menopoz riski varsa doğru uzmana görünmek önemli”
uyarısında bulundu.

BAKİRELER DE YAPTIRABİLİYOR

YAKLAŞIK 12-15 gün süren yumurta dondurma işlemi için kadınlar tamamlanmamış bir tüp bebek tedavisi görüyor. Çok sayıda yumurta üretebilmeleri için hormon iğneleri oluyorlar. Daha sonra ultrasonografi eşliğinde vajinal yoldan girilerek yumurta toplanıyor. Eğer kişi bakire ise yumurta toplama işlemi karından girilen iğneyle gerçekleşiyor. (Mesude Erşan / hürriyet.com.tr)