2 Mart 2015 Pazartesi

'Büyük sessizliğe' son veren operasyon

Türkiye’de 3 milyona yakın kişinin işitme engelli olduğu tahmin ediliyor. Kimi doğuştan kimi sonradan gelişen nedenlerle ‘büyük sessizlik’le yaşamak zorunda kalıyorlar. Ancak tıp teknolojisindeki gelişmeler, bu büyük sessizliği bozup, kişiyi seslerle yeniden tanıştırabiliyor. Bu gelişmelerden biri de koklear implant.

İç kulakta koklea denilen salyangozun harap olduğu ama işitme sinirinin hala sağlam olduğu kişilere uygulandığını söyleyen Acıbadem Bakırköy Hastanesi KBB Uzmanı Dr. Engin Çakmakçı, bu yöntemle bu kişilerin yeniden işitebildiğini ve eğitim ve sosyal hayatlarında kendilerini daha mutlu hissettiklerini söylüyor.

Türkiye'de milyonlarca işitme engelli var ama bu büyük sessizliğe ses kazandıran tıbbi gelişmeler de var. Koklear İmplant uygulaması sonrası işitme sorununu aşan kişiler, zamanla telefonda bile rahatlıkla konuşabilir hale geliyorlar. Acıbadem Bakırköy Hastanesi KBB Uzmanı Dr. Mustafa Engin Çakmakçı, kişilere yeniden ses duyma özelliği kazandıran bu yöntem hakkında bilgi verdi.

İŞİTME NASIL SAĞLANIYOR
Peki sistem nasıl işliyor? İç kulakta koklea denilen salyangozun harap olduğu ama işitme sinirinin hala sağlam olduğu durumlarda uygulanıyor. İç kulaktaki salyangoz bypass edilerek, salyangozun içine konulan elektrotlar yardımıyla sinir uyarılıyor. Koklear implantın iki ana parçası var: Biri operasyon ile yerleştirilen iç kısım yani implant, diğeri sesleri alıp, içeri yerleştirilen parçaya ileten, sesleri elektriksel sinyallere çeviren bir nevi bilgisayar olan dış kısım. Bu iki kısmın uyumlu çalışması ile dışarıdan alınan sesler, beyne iletiliyor ve böylece işitme sağlanıyor.

SGK İMPLANT BEDELİNİ KARŞILIYOR 

SGK, tek kulağa uygulanabilecek koklear implant bedelini karşılıyor. Ancak bunun için kişinin iki kulağında ileri derecede işitme kaybı olması ve işitme cihazından yeterli yararı görmüyor olması gerekiyor. Bir tarafa takılan Koklear İmplant da konuşma gelişimi için yeterli oluyor ancak bazı hastalarda beyindeki konuşma merkezinin ileride kullanılır halde kalması için iki tarafın birden uyarılması çok önemli hale gelebiliyor.

ÇOCUKLUK DÖNEMİ HASTALIKLARA DİKKAT

Koklear İmplant'ın uygulanabilmesi için koklea denilen salyangozun içinde elektrotun yerleştirileceği boşluğun korunmuş olması gerekiyor. Bazı çocukluk dönemi hastalıkları, işitme kaybına yol açabiliyor ki, Dr. Çakmakçı, ailelerin bu konuda bilinçli davranmaları gerektiğini belirterek şu bilgileri veriyor:

“Bazen menenjit sonrası işitme kaybı olduğunda çocuklarda menenjite bağlı iki kulağın işitme yeteneği de kaybedilebiliyor. Bu çocuklarda koklear implant erken dönemde konulmazsa o salyangozun içi kemikleşiyor ve implantı yerleştirecek kanal kalmıyor. Yine, 'konuşma ve dil öğrenimi öncesi dönem' olan prelingual dönemde işitmesini kaybeden bebeklerde hayatının ilk 5 yılında işitme uyaranı almadıysa tedavi imkanı olmuyor. İşitmesi gelişmeyen bir çocukta konuşma da gelişemiyor. Konuşması hiç gelişmemiş bir çocukta beş yıldan sonra da başarılı olamıyor. Bir de 'Post lingual' işitme kayıpları oluyor. Yani çocuk hayata duyarak başlıyor, konuşmayı öğreniyor, ancak konuşma ve dil öğrenimi sonrası' dönemde hayatın bir aşamasında işitmesini, menenjit, ateşli hastalık, yanlış antibiyotik kullanımı ya da kafası travması gibi bir nedenlerle kaybedebiliyor. İki tarafta da işitme kaybı oluştuğunda bu hastalara implant koymak mümkün oluyor.”

Çocukluk dönemi dışında tümörler nedeniyle işitme sinirinin beyinden çıktığı yerde harabiyet olan hastalara koklea’ya elektrot yerleştirilse dahi sinir uyarılamayacağı için implantın uygun olmadığını söyleyen Dr. Çakmakçı, bu tür hastalara farklı tedavi uygulandığını belirtiyor.

TEK FREKANSTAN 24 FREKANSA

Türkiye'de 3 milyona yakın kişinin işitme engelli olduğu tahmin ediliyor. Kimi doğuştan gelen, kimi ateşli havale ya da travma gibi sonradan gelişen nedenlerle duyma yetisinden mahrum. Ancak her geçen dakika hızla gelişen teknoloji ve uzmanların tecrübesi bu çaresizliği de ortadan kaldırabiliyor. Üstelik işitme engellinin, karşısındakini görmeden telefonda duyup konuşabilmesini bile mümkün kılıyor. İşitme engellilerin hayatına 'ses' veren yöntemin adı; Koklear İmplant. Aslında dünyada uzun yıllardır uygulanan bir yöntem. Türkiye'de 90'lı yılların ortasında yaygınlaştı. Artık daha çok hasta, bu yöntem sayesinde seslerle tanışıp, işitme sorunu kolayca aşabiliyor. Koklear implant yöntemiyle daha çok hasta işitme sorunu aşarken, bu yöntemde sağlanan yeni gelişmeler sayesinde kişinin daha iyi duyabilmesine imkan sağlıyor. Örneğin 90’lı yıllarda iç kulağı uyaran tek frekans varken artık uyarı frekansı 24 kanala kadar çıktı.

TELEFONDAKİ SESLERİ RAHATLIKLA DUYABİLİYORLAR

Koklear implant teknolojisindeki gelişmeler sayesinde, kişiler telefonla iletişimde de zorluk çekmeden karşı tarafı duyar hale gelebiliyorlar. Peki telefonla konuşmak operasyon sonrası ne kadar sürede mümkün olabiliyor? Ameliyattan sonra ilk ay cihazın ilk ses verme denemeleri yapılıp dış parçası takılıyor. Bir aydan sonraki süreç hastanın işitme kaybının boyutuna göre değişiyor. Dr. Çakmakçı, önceden konuşma ve duyma yetisi olan hastaların çoğunun altı ay içerisinde telefonla tekrar konuşur hale gelebildiğini, ancak bu yetileri hiç olmamışsa sabırlı olmak gerektiğini, eğitimin uzun zaman alabileceğini belirtiyor.

DENEYİMLİ BİR EKİP VE KİŞİNİN İŞBİRLİĞİ BAŞARIYI ARTTIRIYOR

Tedavide, deneyimli bir ekibin son derece önemli olduğunu vurgulayan Dr. Çakmakçı “Odyoloğun doğru teşhis koyması, cerrahın başarısı ve yaklaşık 1.5 saat süren ameliyat sonrası terapi uygulayacak, konuşma eğitimi verecek odyoloğun tecrübesi çok önemli. Ayrıca görsel-işitsel eğitimin sürekliliği olmalı. Bu nedenle ailenin işbirliği ve uyumu birinci sırada geliyor. Yoksa kulağa implantı koyulan ve taburcu edilen pek çok hasta bulunuyor ancak bu hastalarda istenilen sonuç alınamıyor” diyor.

İşitme cihazından yarar göremez gelen hastalar engelli olarak yaşantısına devam edecekken bu sistem sayesinde normal bir yaşantı sürdürebiliyor. Koklear İmplant uygulaması ile telefonda duyup konuşmanın bile mümkün olduğunu vurgulayan Dr. Çakmakçı "Telefonda dahi konuşurlar, normal okula giderler. Engelli olarak kalacakken topluma kazandırılmış, üniversitesini okuyan, yabancı dil öğrenen, müzik aleti çalan gündelik hayatını sorunsuz sürdürebiliyorlar” Hürriyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder