17 Mayıs 2016 Salı

Geçmeyen baş ağrıları beyin tümörünün habercisi olabilir

Beyin dokusundan, beyni çevreleyen zarlardan ve kafatasından kaynaklanabileceği gibi başka organların ilerlemiş kanserlerinde de beyne sıçrama (metastaz) şeklinde ortaya çıkabilirler. Ortalama görülme sıklığı senelik yüz bin kişide 5 ile 10 arasında değişen ve beyin dokusundan kaynaklanan tümörler içinde en sık görüleni, beyin destek hücrelerinden (glia hücreleri) köken alan gliomlardır.

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Serdar Baki Albayrak, beyin tümörleri ile ilgili önemli bilgiler verdi.

Gliomlar içinde de maalesef yarısından fazlası habis olan astrositom’lar yaygınlık bakımından ilk sırada yer alır. Gliomların aksine, beyin zarından köken alan menenjiyom grubu tümörlerin çoğu ise iyi huylu karakterdedir. Akciğer, meme, cilt, rahim ağzı, yumurtalık, kalın bağırsak ve diğer organlardan kaynaklanan ileri evre kanserleri de beyne sıçrayabilir ve beyin dokusu içinde kanser odağı ya da odakları oluşturabilirler.

GEÇMEYEN BAŞ AĞRILARINA DİKKAT!

Beyin tümörleri; beyinde bulunduğu bölge ve kitlenin büyüklüğüne göre bulgu verirler. Yakın zamanda ortaya çıkan ve ağrı kesicilerle geçmeyen baş ağrısı önemli bir bulgudur. Baş ağrısına eşlik eden, bulantı, kusma, sara nöbeti, vücut yarısında güçsüzlük, kişilik değişikliği, çift görme, görmede azalma, göz hareketlerinde zorluk, dengesiz yürüme, işitmede azalma, yüz felci, ses kısıklığı, yutma güçlüğü, şuur bulanıklığı da belirtiler içinde yer alır.

ERKEN TEŞHİS, TEDAVİ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ 

Beyin tümörleri zamanında teşhis ve tedavi edilmezlerse ilerleyici nörolojik kayıplara, komaya ve ölüme neden olabilirler. Beyin tümörlerinin teşhisinde detaylı bir nörolojik muayene önemlidir. Eğer hasta yukardaki belirtilerle bir aile hekimine ya da pratisyen hekime başvurursa muayene bulgularına göre bir nöroşirürji (beyin ve sinir cerrahisi) uzmanına yönlendirilmelidir. Beyin MR ve tomografisi beyin tümörlü olguların çoğunda teşhisi kesinleştirir. Beyne sıçrayan kanser şüphesinde ise PET-BT tetkiki ve tüm vücüdün MR ya da tomografiyle taranması gerekebilir.

Modern mikrocerrahi teknikler kullanılarak yapılan ameliyatlar, halen beyin tümörlerinin tedavisinde ve kesin doku tanısına ulaşmada en etkili yöntemdir. Cerrahi tedavide ilk amaç; tümör dokusunu beyinde, en yapısal ve işlevsel kayıp oluşturacak şekilde olabildiğince çok mümkünse de tamamen çıkarabilmektir. Ayrıca çıkarılan tümör dokusunun patolojik incelenmesi de, tümör tipinin belirlenmesini sağlamada ve gerekirse cerrahi sonrası radyoterapi, kemoretapi ve diğer moleküler tedavilerinin uygulanmasının planlanmasını sağlamaktadır. Patoloji sonucu iyi huylu tümörlerde cerrahi tedavi çoğunlukla yeterlidir.

Ne var ki, kanser özelliği olan tümörlerde ışın tedavisi (radyoterapi) ve ilaç tedavisi (kemoterapi) ameliyat sonrası gereklidir. Nüks eden yani tekrarlayan kanser beyin tümörlerinde ise hastanın durumu göz önünde bulundurularak, yeniden cerrahi ya da sadece kanser dokusunu hedef alan ve son yıllarda kullanılan Gamma knife tedavisine başvurulabilir. Beyin tümörlerinin tedavisi, beyin cerrahi uzmanının çoğu zaman merkezde yer aldığı, radyasyon ve medikal onkoloji uzmanı doktorlarla da yakın iletişim içinde olduğu bir takım çalışmasıyla mümkün olabilir. Ayrıca, hasta ve yakınlarına sosyal ve psikolojik destek de her aşamada verilmeli, tedavi süreciyle ilgili aydınlatılmalıdırlar.  
doktorsitesi.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder