12 Ekim 2015 Pazartesi

Menopozda zayıfla kanseri kovala!

Her hastalığın altından fazla kilolar çıkıyor. Prof. Dr. Özmen de, menopoz öncesinde alınan kiloların kanseri tetiklediğini söyleyerek, 'Meme kanserinden korunmak için kilonuza dikkat edin' dedi.



Takvim'de yer alan habere göre kadınların korkulu rüyası meme kanseri ile obezite arasında güçlü bir bağ bulunuyor. Özellikle menopoz dönemindeki kadınların kilo almaması gerektiğini söyleyen İstanbul Florence Nightingale Hastanesi'nden Prof. Dr. Vahit Özmen,"Kadınlar menopoz döneminde şişmanlamamalı. Çünkü vücutlarındaki yağ dokusunun artması östrojen sentezini yükseltir. Bu östrojen artışı meme kanseri riskini tetikler" dedi.

Meme kanserinden korunmanın mümkün olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özmen, alınacak önlemleri ve uygulanan tedavileri şöyle anlattı: Şişmanlığı önlemek için düzenli egzersiz yapılması (haftada toplam 5-6 saat) ve kalori alımını kısıtlayıcı diyet uygulanması şarttır. Bu koruyucu önlemlere ek olarak 12 aydan daha uzun süre emzirme, hormonlu besinleri kullanmama, alkol kullanılmaması, östrojen hormonlu ilaçların uzun süre kullanılmaması gerekir. Meme kanserinden koruyucu ilaçları düzenli olarak kullanmak önemlidir. Meme kanserine yakalanma riski yüksek olan hastalarda (doğum yapmayan, süt veremeyen, ailesinde meme kanseri olan, erken adet gören, geç menopoza giren vs.) kadınlarda bu ilaçların koruyucu olduğunu biliyoruz. Meme kanserinden bir diğer korunma yöntemi de, her iki memenin kanser olmadan boşaltılması ve içerisinin protezle doldurulmasıdır.

TEDAVİ ŞEKİLLERİ:

Kanserli hastalarda kemoterapi çok sık uygulanmaktadır. Erken meme kanseri olan hastalarda gereksiz yere kemoterapi alınmasını engellemek için tümördeki genlerin analizi yapılmaktadır. Bu değişikliklere ek olarak meme kanseri tedavisinde yeni kullanılmaya başlanan bir takım ilaçlar bulunmaktadır. Bu ilaçlar özellikle ileri ve metastatik hastalarda daha başarılı sonuçlar vermektedir. Lokal İleri meme kanserli hastalarda yeni ilaçların kullanılması hastaların yüzde 50-60'ında tümörün tamamen kaybolmasını sağlamaktadır.

Özellikle memenin alınmadığı hastalarda memeye mutlak verilmesi gereken ışın tedavisi (radyoterapi) süresi oldukça uzun olup, yaklaşık 5-6 haftayı bulmaktadır. Hipofraksiyone radyoterapi dediğimiz yöntemle ışın tedavisi süresi 3 haftaya indirilmektedir. Meme kanseri tedavisi için östrojen hormonunu yok etmeye yönelik olarak kullanılan bazı ilaçların kullanılma süresi de 5 yıldan 10 yıla çıkarılmıştır. Bu şekilde meme kanseri tedavisi gören kadınların meme kanserine yeniden yakalanma ihtimalleri azalır.

5 EVRESİ VAR!

EVRE 0 meme kanserinin henüz kapsül dışına taşmadığı bir erken devre söz konusudur. Bu devrede ameliyattan sonra kemoterapiye gerek yoktur. Işın tedavisinin dışında bazı hastalarda tamoksifen dediğimiz 5 yıl kullanılan antöstrojen ilaç verilmektedir.

EVRE I VE II meme kanserinde cerrahi tedaviden sonra bazı hastalarda 4-6 defa tekrarlanan kemoterapi, daha sonra radyoterapi ve hormonoterapi verilmektedir.

EVRE III meme kanseri lokal ileri bir kanser olup, hastalık meme ve kotuk altında bulunmaktadır. Bunlarda önce kemoterapi sonra cerrahi tedavi ve radyoterapi verilmektedir.

EVRE IV meme kanserinde ise, öncelikle kemoterapi ve hormonoterapi uygulanmaktadır. Bu tedaviler yaşam süresince devam etmektedir.

GEÇ FARK EDİLİYOR

Meme kanserli kadınlarımızın yaklaşık yüzde 20'sinin 40 yaşının altında, yüzde 50'sinin ise menopoz öncesinde olduğunu belirttik.

Türkiye'de meme kanseri farkındalığı düşük olduğu için kanserin erken evrede fark edilmesi oldukça güçtür. Gelişmiş ülkelerde meme kanserli hastaların yüzde 25'lik önemli bir kısmında Evre-0 meme kanseri saptanmaktadır. Türkiye'de ise kanser ancak belirli bir boyuta ulaştıktan sonra kitlenin hasta tarafından hissedilmesi yolu ile doktora geliniyor ve geç teşhis ediliyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder