23 Şubat 2016 Salı

Ruh sağlığımız için her gün yapmamız gereken 5 şey

Psikiyatristler ruh sağlığımızın tıpkı diş sağlığımız gibi olduğunu söylüyor. Nasil ki periyodik aralıklarla dişçiye gidip ağzımızda biriken bakterileri temizletiyorsak; ruh sağlığımız için de aynı şeyi yapmalıyız. Periyodik olarak kendimizle, düşüncelerimizle, hislerimizle ilgilenmemiz ve işe yaramayanları temizlememiz gerekiyor. Peki bunu nasıl yapacağız?


Ruh sağlığımızla ilgili sorunları daha kolay fark edebiliyoruz artık. Tuhaf görünüyor ama, eskiden bir şeylerin yolunda olmadığını çok nadir düşünürdük. "Neden böyle oldu?" diye sormak, ancak depresyonda olduğumuzda, kaygılı olduğumuzda ya da bir meselenin üstesinden gelemediğimizde aklımıza gelirdi. Şimdilerdeyse ruh sağlığımızın ne kadar önemli bir mesele olduğunun son derece farkındayız. Bu konudaki küçük problemleri hemen çözmenin, içimize doğan kötü hisler büyümeden üstesinden gelebilmenin ne kadar önemli olduğunun bilincindeyiz.

Psikiyatristler, ruh sağlığımızın, diş sağlığımızdan bir farkı olmadığını söylüyor. Nasil ki periyodik aralıklarla dişçiye gidip ağzımızda biriken bakterileri temizletiyorsak; ruh sağlığımız için de aynı şeyi yapmalıyız. Periyodik olarak kendimizle, düşüncelerimizle, hislerimizle ilgilenmemiz ve işe yaramayanları temizlememiz gerekiyor. Tabii bunun için ilk yapmamız gereken; hislerimizin ve düşüncelerimizin bilincinde olmak! Bunu yapabildiğimizde içimizde saklı olan tüm gereksiz parçaları, bizi geriye götüren ve sağlıksız duygulara sürükleyen kısımları fark edebiliriz. Peki nasıl yapacağız? Günlük rutinde, iyi bir ruh sağlığı için yapmamız gereken 5 küçük pratik var...

1- BİR ŞEYE ASLA 'İYİ' VEYA 'KÖTÜ' DEMEYİN

Bir şeyi deneyimlemeden önce iyi ya da kötü olduğunu çok nadir bilebiliriz. Bu kelimeler çoğu zaman anlamsızdır. Bunun yerine daha spesifik kelimeleri kullanmanın düşünce sisteminizde ne tür farklılıklar yaratabileceğini tahmin bile edemezsiniz. Örneğin x bir şeyi 'iyi' yerine, 'işe yarıyor'; 'kötü' yerine 'işe yaramıyor' diye etiketleyebilirsiniz. Buradaki asıl mesele konunun iyi ya da kötü olması değil; bu şekilde düşünerek ruh sağlığınıza yapacağınız olumlu katkı.

2- DEĞİŞİMİN KAÇINILMAZ OLDUĞUNU UNUTMAYIN

Hiçbir şeyin değişmeyeceğine dair olan inanç, insanoğlunun muhtemelen en büyük hayali... Bilim, hayatta 'devamlılık' diye bir şeyin olmadığını, bu sözün tamamen anlamsız olduğunu söylese de bizler sanki her şey, her zaman aynı kalacak gibi hissediyoruz. Öyle olsa bile, hiçbir şey değişmemiş ya da değişmeyecek gibi davranmaya bayılıyoruz! Sonunda gerçeklerle yüzleştiğimizde ise çok mutsuz oluyoruz...

Halbuki hayat dinamiktir. Her şey büyür, derinleşir ve gelişir. Her şeyin bir gün değişeceği gerçeği ise, kabullenmesi belki zor ama çok da basit bir gerçektir.

Günlük rutininiz sırasında hangi konuda değişimi kabul edemediğinizi, nerede direnç gösterdiğinizi ya da hangi değişikliğin yasını tuttuğunuzu bulun. Kendinize "Neden bu değişime ayak uyduramıyorum?" diye sorun ve mutlaka bir cevap bulun. Değişimle baş etmeye çalışmaktansa kabullenmek daha az duygusal ve ruhsal efor gerektirir.

3- HER ŞEYİ KONTROL EDEMEYECEĞİNİZİ KABUL EDİN

Bir başka inancımız ise her şeyi kontrol edebileceğimize dair duyduğumuz yanılsama... Unutmayın: Siz okyanustaki tek bir damlasınız! Hiçbir şeyi tek başınıza halledemezsiniz. Gelecek sonsuz olasılıkla doludur ve hepsini hesaplamamızın mümkünatı yoktur.

4- İNSANLARA TOLERANS GÖSTERİN

Hepimiz en yakın arkadaşlarımızın hatalarını ve saçmalıklarını kolaylıkla görmezden gelebiliyoruz. Ama aynı hata ve saçmalıkları bir başkası yaptığında, hemen ayıplamaya başlıyoruz. Kendinizi bir başkasını ayıplar ya da eleştirirken bulduğunuzda hemen durun! Fark ettiniz mi? Zihniniz o kadar elastik ki, aynı davranışa farklı tepkiler gösterebiliyor.

5- DUYGULARINIZI OLDUĞU GİBİ KABUL EDİN

Duygularınızı 'olumsuz' ve 'olumlu' olarak elekten geçirirken, hepsini kabullenmeyi ihmal etmeyin. Evet bazıları olumsuz duygular (mesela 'öfke', hiçbir işe yaramaz) ve bazıları çok işe yarar (örneğin 'şefkat'). Ancak işe yarasın ya da yaramasın, unutmayın ki bu duyguların hepsi size ait! Onları kabul edin. Olumlu duygularınızı büyütüp besledikçe olumsuz olanların yavaş yavaş ama kesin bir şekilde son bulacağını unutmayın. Olumsuz hislerinizi, kötü huylu bir köpek gibi düşünün. Sessizce oturup saldırmadığı sürece sorun yok!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder