7 Ocak 2015 Çarşamba

Çocuğunuz bu yüzden sinirli olabilir!

Çay ve kola çocuklarda aşırı sinire neden oluyor.


Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, ailelerin özen göstermesi gereken en önemli hususlardan birinin beslenme olduğunu belirterek, “Sağlıklı beslenme sağlıklı bir yaşam için olmazsa olmaz bir ön koşuldur. Bu nedenle kafein içeren kola, çay, kahve gibi içeceklerin çocukların beslenmesinden çıkarılması gerekmektedir” dedi.

 Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti: “2 yaş çocuklarında beslenme; artık çocuğunuz aile sofrasında sizinle birlikte yemek yemeli, kendisini ailenin bir parçası olarak hissetmelidir. Kendi kendine yemesine, hangi yemekten ve ne miktar yiyeceğine kendisinin karar vermesine izin verin. Sizin göreviniz, ona sağlıklı seçenekler sunmak, sağlıklı beslenme alışkanlıklarına örnek oluşturmaktır. Çocuklar, anne babaların öğütlerinden çok yaptıklarından etkilenirler. Kendiniz sürekli kola içerken, çocuğa ayran vermeniz pek kabul görmeyecektir.

Her gün en az su bardağı süt veya yoğurt verilmelidir. Çünkü bu besinler kemik gelişimi için önemli olan kalsiyumun en iyi kaynağıdır. İki kibrit kutusu peynirde de bir bardak sütteki kadar kalsiyum vardır.

Vücuttaki kan yapımında görevli olan Demir’in en iyi kaynağı olan tavuk ,balık, yumurta ve kuru baklagillerin bir veya birkaçından en az iki porsiyon bulunmalıdır. Yumurta, düzenli et yiyen çocuklara gün aşırı, diğerlerine her gün verilir. Yumurta rafadan veya katı pişmiş olarak sandviç içinde veya omlet şeklinde de tüketilebilir.
Meyve ve sebzeler, vitaminler açısından zengindir, ayrıca kalsiyum ve demir emilimine de yardımcıdır.bu yaşta çocuklara 3 - 4 porsiyon sebze ve meyve verilmelidir.

Ancak çocuklar özellikle sebzeler konusunda çok seçicidir. Bu nedenle sebzelerin çorbalar, pilav,makarna, köfte ve börekler içine doğrudan konması veya yine pilav, makarna, köfte yanında ek olarak verilmesi sebzelerin daha zevkli ve kolay yenmesini sağlayabilir.


Meyvelerin kabuklu olarak yenmesi bu yaş gurubunda sık rastlanan kabızlık sorununa yardımcı olur.
1 porsiyon = 5-6 yemek kaşığı sebze yemeği ; 1 porsiyon meyve = 1 orta boy meyve = ¾ su bardağı meyve suyu. Vücudun esas enerji kaynağı olan ekmek ve diğer unlu nişastalı yiyeceklerden günde en az 6 porsiyon yenmesi gerekmektedir. Belirlenen bu miktarın 3 porsiyonu 3 dilim ekmek, diğerleri çorba, pilav, makarna, patates, börek vb. şeklinde verilebilir.

1 porsiyon = 5-6 yemek kaşığı pilav/ makarna veya 1 dilim ekmek Çocuklarda mümkün olduğu kadar erken dönemde kendi kendilerine çatal kaşık kullanarak yemeleri öğretilmelidir.ilk yaşta çocuklarda çiğneme ve yutma işlevlerinin gelişimi tamamlanmamıştır. Bu nedenle besinler yumuşak bir şekilde verilmelidir. Sert ve taneli besinler kolayca soluk borusuna kaçarak boğulmaya yol açabileceği için verilmemelidir. Fındık,fıstık, kabak veya ay çekirdeği ve kurubaklagiller solunum yollarına en sık kaçan maddelerdir. Çocuklara çay, kahve veya kola verilmesi içerdikleri uyarıcı maddeler nedeni ile onları aşırı sinirli yapar. En iyisi bu içecekleri çocuğa hiç tattırmamaktır.

Her çeşit şeker çocuklara sık verilmemesi gereken yiyeceklerdendir. Yemek aralarında çocuğa şeker vermek iştahı kapatarak yetersiz beslenmesine yol açtığı gibi ilerde görülen diş çürüklerinin de önde gelen nedenidir. Bu dönemde çocuklar ağız ve diş sağlığı konusunda eğitilmelidirler. 1.5 - 2 yaşına gelen her çocuk bir diş fırçasına sahip olmalıdır. Bu yaşta henüz diş macununa gerek yoktur. Diş macunu kullanmaya 3. yaştan sonra başlanabilir.

Çocuğunuzun yemek hazırlanırken size yardımcı olmasına izin verin. Böylece çocuğunuzun yeni ve farklı bir yemeğe ilgi duymasını da sağlayabilirsiniz.


Çocuğunuzun sevdiği yemeklerden en azından bir tanesini pişirin. Yemekte birden fazla seçenek olmalıdır. Fakat çocuğunuzun sevdiğini bildiğiniz en az bir yemek masada olmalıdır.

Masanızı renklendirin. Bu çocuğunuzun ilgisini çekecek ve yediği yemek çeşidini arttıracaktır.


Yemek yemesini kolaylaştırın. Sosis, vişne, üzüm, havuç gibi yuvarlak şekilli yiyecekler çocukların boğazına takılabilir. Çocuklarınızın yemesini kolaylaştırmak için sosisleri dörde bölün, havuçları pişirin.


Çocuğunuzun masada göstereceği çocukça tavırlara tolerans gösterin. Çocukların yemek sırasında hiç hareket etmeden durmalarını beklemeyin; ama normalden daha az hareket etmesi istenilen bir durumdur. Çocuk yemek yemeyi istemiyorsa ya da yemeğini bitirdiyse masadan kalkmasına izin verilebilir.

Porsiyonların küçük olmasına özen gösterin. Yemeklerdeki porsiyon miktarları küçük olmalı ve çocuğun ihtiyacı olduğunda yardım edilmelidir. Okul öncesi çocuklara uygun porsiyon miktarı genellikle yetişkin porsiyonunun yaklaşık dörtte biri kadardır. Büyük porsiyonlar çocuğu sıkabilir ve böylece daha az yemesine neden olabilir. En iyisi küçük miktarlarda sunmak ve bitirdiğinde, daha fazla isteyip istemediğini sormaktır.


Sofraya birlikte oturun ve beraber yemek yiyin. Anne babaların her davranışı çocuklar için önemlidir ve onların davranışlarını taklit ederler.Yemek konusunda da çocuğumuzun yemek yemesini istiyorsak diğer konularda olduğu gibi ona model olmalıyız ve birlikte yemek yemeliyiz. Örneğin anne babanın evde düzenli bir beslenme alışkanlığı yoksa çocuklarının da dengeli beslenmesi beklenemez. Ya da anne ya da babası yemek seçen bir çocuğunda benzer davranışlar göstermesi normaldir. Yemek seçme konusunda çocuğun yemeğin tadını sevmemesi ya da o yemekle ilgili geçmişte yaşanan olumsuz bir olay da etkili olabilir; ama yine da çocukların her davranışında olduğu gibi beslenme alışkanlıkları da öğrenmenin etkisi altındadır.”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder